yukarı çık butonu
Kur'an'a Göre Abdest Nasıl Alınır, Hangi Hallerde Bozulur?
Abdest’in varlığını  ve nasıl alındığını bizzat Kur’an’dan öğreniyoruz. Abdest'in sadece rivayetler aracılığıyla bize ulaştığını düşünenler çoğunlukta olsa da bu doğru değildir. Abdesti bize öğreten ayet şudur:
 

“Siz Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız  zaman yüzünüzü, ellerinizi ve  dirseklere  kadar kollarınızı yıkayın  ve (ıslak) ellerinizle başınızı meshedin ve  bileklere kadar ayaklarınızı da (yıkayın ve /veya meshedin)…” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- MAİDE, 6)

Aslında abdest bu kadar pratik bir olaydır. 5 adımlık bir işlemdir. Rivayetlerle abdest’e eklenmiş diğer uygulamalara uyma gibi bir zorunluluğumuz yoktur. Çünkü Allah’ın insanları zor duruma düşürmek gibi bir amacı yoktur. Ama rivayetlerin vardır. Allah’ın amacı  bizi maddi ve manevi kirlerden arındırmaktır. Bunu yine aynı surenin sonundaki şu sözlerden anlıyoruz.
 

“… Allah sizi zora sokmak istemez; fakat sizi pırıl pırıl yapmak ve nimetlerinin tamamını size bahşetmek ister ki şükredenlerden olasınız.” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- MAİDE, 6)

Peki, Abdest Hangi Hallerde Bozulur?

Bu konuya Kur’an iki ayetinde cevap verir. İlki Maide 6 ikincisi Nisa 43. Bu konuda başka ayet Kur’an’da yoktur.
 

“Siz ey iman edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar, cünüpken de –seyahat(gibi yıkanmayı güçleştiren haller) hariç- yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın! Fakat eğer hastaysanız ya da yolculuk yapıyorsanız veya ihtiyaç giderdikten sonra yahut kadınlarla birlikte olmuşsanız ve üstelik su da bulamıyorsanız, o zaman temiz bir toprak alıp yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin! Unutmayın ki Allah tarifsiz bir affedicidir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.” ( HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- NİSA, 43)

“… Eğer cünüp olmuşsanız baştan ayağı temizlenin! Fakat eğer hastaysanız, ya da yolcuysanız, yahut doğal ihtiyacınızı gidermişseniz veya kadınlarla birlikte olmuşsanız ve su da bulamıyorsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelerek onunla yüzlerinizi ve kollarınızı meshedin...” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- MAİDE, 6)

Kur’an’da Abdesti bozan şeyler yukarıda anlatılan şeylerden ne fazla ne eksiktir. Yukarıdaki maddeleri sıralarsak;
  1. Sarhoş olmak
  2. Cünüp olmak
  3. Tuvalet ihtiyacını gidermek
Kur’an’ın yoruma açmadığı ve nokta  bıraktığı hükümleri yoruma açarak ek ilaveler yapmak doğru değildir. Bu Allah’ın yaşanılabilir kolay dinine karşı yaşanması zor olan alternatif bir din üretmektir. Namaz kılmayanların ya da kılıp da zorlananların, zorlanma sebeplerinden biri de abdest almadaki ve abdest bozulmasındaki  insan eklemesi zorluklardır. Bugün aldığımız uzun abdestin ve abdestin bozulma sebepleri  peygamberin sünnetidir diyenler var. Ancak peygamberimizin Kur’an’dan öğrenmediği , dine bizzat kendisi eklediği bir sünneti olamaz. Şu an alınan abdest peygambere ait olduğunu kabul bile etsek bu peygamberin şahsi tercihidir, din değildir. Şöyle anlatayım. Peygamber bir eşti. Eşi ile aralarında rahatsız oldukları bir konu varsa ve birbirine rahatsız oldukları bir konuda yasaklar bırakmışsalar biz peygamberin özel hayatı ile ilgili bir yasağı alıp bu dindir deyip uygulayamayız. Hatta bir devlet başkanı olarak kamu yararını gerçekleştirmek için yaşadığı topluma yasaklar da bırakmış olabilir ki bırakmıştır da. Ama bu o dönem ve o zamana mahsusdur. Kur’an’da peygamberimizin vahiy haricinde şahsi isteğine göre dine ekleme yapamayacağını şöyle dile getirir:
 

“Ve eğer (Peygamber) kısmen dahi, söylemediğimiz sözler uydurarak Bize isnat etseydi, onu sağ kolundan şiddetle yakalar ve şah damarını kesip (başını) koparırdık da ,sizden hiç kimse buna engel olamazdı” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- HAKKA, 44-45-46-47)
 

Hatta Tahrim suresi ilk ayetinde peygamberimizin değil biz müslümanlara kendisi için bile dinde var olmayan bir yasağı dine eklemesine karşı çıkar ve peygamberimize şöyle bir uyarıda bulunur:
 

"Sen ey peygamber! Eşlerin (den bir kısmının) rızasını kazanmak için, neden Allah’ın helal kıldığı şeyi kendine haram ediyorsun? Yine de Allah çok bağışlayıcıdır, sınırsız bir merhamet kaynağıdır."(HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- TAHRİM ,1)

Peki Kur'an'da yukarıdaki 3 madde haricinde abdesti bozan durumlar var mıdır?

Benim görüşüme göre yoktur. Aşağıda sıraladığım tüm maddeler peygamberin vefatından yıllar sonra dinimize monte edilmiş insan ürünü fazlalıklardır.
  1.  Kan akması (Hanefi mezhebinde),
  2.  Kusmak,
  3.  Kadınla erkeğin birbirine dokunması (Şafi mezhebinde),
  4.  Uyumak ,
  5.  Oje sürmek,
  6.  Saç boyatmak 
  7.  Bir göz hastalığından dolayı gözleri sulanması
  8.  Baygınlık vs..
Yukarıdaki maddelerin ve piyasada bulunan daha fazla absürt eklemelerin abdesti bozduğuna dair Kur’an’dan bir delilimiz yoktur. Kur’an abdest için elinizi yıkayın der ama bunu yeterli görmeyen dindar(!) oje varken elin yıkanmasının mümkün olmadığı gibi zeka patlaması bir hükme varır. Ya da saçı boyalı olduğu için su bilmem nereye temas etmiyor deyip Allah’ın genişlettiğini daraltmaya kalkar. Allah bir konuyu detaylandırmadıysa o konunun önemli olmamasından ya da insanların zorlanmasını istemediğinden ötürüdür. Yani o tür konuları insanların şahsi meselesi olarak görür ve seçimi insanoğluna bırakır. Ama ısrarla Allah’ın dinini karmakarışık bir hale getirip yaşanılabilirlikten çıkarmaya çalışıyorlar. Halbuki dinin insanı zorlama gibi bir niyetinin olmadığını aşağıdaki ayetler açıkça belirtir.
 

“Allah sizin için kolaylık ister, sizi zora koşmak istemez.” ( HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- BAKARA, 185)
” O (mesajını hayata taşımak için) sizi seçti; ve O din konusunda sizi zora koşmadı.” ( HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- HAC, 78)
“zaten Biz ona talimatlarımızdan kolay olanları buyuracağız.” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- KEHF, 88)

Bu ayetlerde Allah ilahi emirlerin insanla uyumlu olduğunu ve uygulanmasının kolay olduğunu vurgulamaktadır. Bazı insanlara ayet deyince uyuklayan gözleri hadis deyince fal taşı gibi açılıyor. O insanlara da aşağıdaki rivayeti verelim:
 

“Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz!” (Buhari sahih, ilim b,11,cihad 164)

Kur’an’ı bırakıp rivayetçilerin, din simsarlarının,din tüccarlarının peşinden gidenleri Hz. Muhammed Mahşer Günü Allah’a şikayet edecek.
 

“Ve (o gün) Rasul diyecek ki: “Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur’an’a devri geçmiş, terk edilmiş bir kitap muamelesi yaptı!”  (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- FURKAN, 30)






 

24 Yorum

susema.net   Diyor ki:
23 Mart 2017 , 09:01:31
Aydınlatıcı bir konu olmuş. Baş neden ıslatılıyor diye sormamda bir sakınca var mı acaba? Diğerlerini anlayabiliyoruz, kirleniyor falan başın da benzer seylere maruz kaldığını düşünebiliriz. Bilemiyorum ara ara düşündürtür, çok önemli değil sebebi ama yine de..

Dıldar   Diyor ki:
24 Mart 2017 , 18:07:31
başın ıslatılması; baştaki ağrı ve yorgunluğu giderir.damar ve sinirleri harekete geçirir. bilimsel açıklama:):)

susema.net   Diyor ki:
25 Mart 2017 , 22:43:32
@Dıldar ve @admin, teşekkür ederim. Ben de suyun insan için stres vs giderici etkileri olduğunu biliyordum. Teyit edilmek istedim. Muhtemelen sebepleri bahsettiğiniz konulardır. Teşekkürler :)

Üyelikten Ayrıldı   Diyor ki:
30 Mart 2017 , 22:02:02
Küçüklüğümüzden bu yana içimize işlenmiş olan mantığıma uymayan ama yapmaktan kendimi alıkoyamadığım birçok saçmalıktan biri de bu. Daha önce bu konuda beni üstünkörü aydınlatmış olmanıza karşın bu yazı benim için yeterince açıklayıcı oldu. Ama bir iki sorum olacak admin, bu mantıklı açıklamalara rağmen ojeli tırnaklarla abdest aldığımda içimdeki huzursuzluk dinmiyor ve adapte olamıyorsam ne yapmam gerekir? Mantıksız olduğunu bildiğim halde suçluluk hissediyorsam yine de devam etmeli miyim?

Admin   Diyor ki:
31 Mart 2017 , 15:59:15
Sayın naz Allah'ın emretmediği bir konuda o emretmiş gibi vehmedip suçluluk duymak günümüz toplumunda gayet normal. Çünkü asırlardır işin normali ojesiz,boyasız vs.. eklemelerin olduğu abdest alma şekliydi. Bunca insan bir şey söylüyorsa vardır bir sebebi deyip Allah'tan çekiniyoruz. Ama Allah'ın bir konuda emretmediği bilgisi bize ulaştığı zaman da keskin bir dönüş yapabilme dirayetini göstermek lazım. Ben eskiden uzun abdest alma kuralları ile abdest alıyordum. Ama şimdi Kur'an'dan öğrendiğim gibi alıyorum. Yok bilmem hangi eli kaç kez yıka bilmem kulakları da mesh et bilmem neler yap şeklindeki abdesti tamamiyle terk ettim. Allah'ın dinine zam yapmaktan çekinmek gerekir. Ha bunlar yapılırsa sorun olur mu ? Elbette olmaz. Ama Allah'ın dinine yaptığımız zamlar yüzünden belli bir zaman sonra bize yük olmaya başlayabilir sonra din kurallarından soğuyabiliriz ya da isteksiz yapabiliriz. Örnek vereyim mesela eğer namaz kılacak bir ortam yoksa bir insan gözüyle de namaz kılabilir. Ama o kadar kendimizi zora şartlandırıyoruz ki normal namaz şeklini kılmamaktansa namazı kazaya bırakmayı tercih ediyoruz. Allah illaki normal namaz kılacaksınız diye bir zorunluluk bırakmamıştır. Biz dine zam yaparak Allah'ın dinini zorlaştırıyoruz. Allah bir kural bıraktıysa o kural bize ağır gelmeyecek maksimum sınırdır diye düşünüyorum. Daha fazlasını sürekli dinin emriymiş gibi yapmak insanı usandırabilir. Bunlar benim şahsi görüşlerim. Yanlış olabilirim. Ama ben islamı bu şekilde anlıyorum.

Admin   Diyor ki:
31 Mart 2017 , 16:16:29
Ayrıca suçluluk duygusu alışkanlığı terketmekten çekinme duygusudur. Dini alışkanlığı terketmekten ve yeni olandan her insan suçluluk duyar. Bu normal olmasına karşın bunu devam ettirmek normal değildir. Mesela ettehiyyatü duasının aslında sakıncalı olduğunu ilk Edip Yüksel'den duyduğum zaman biraz sarsılmıştım. Çok uzun zaman geçtikten sonra ettehiyyatü duasını namazda okumaktan vazgeçebilmiştim. Çünkü Allah'a karşı yanlış yaptığını düşündüğünde insan çok büyük bir vicdan azabı girdabına yakalanıyor. Ama Allah'a karşı değilde insanların ürettiği dine karşı yanlış yaptığımı öğrendiğimde suçluluk duygusu kayboldu. Çünkü yanlış yaptığım varlık Allah değil onun dinine paralel bir din oluşturan insanlardı.

Üyelikten Ayrıldı   Diyor ki:
01 Nisan 2017 , 19:05:04
İçimdeki huzursuzluğun alışkanlıktan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. Kılıf bulmaya, kendime uydurmaya, işime geleni yapmaya çalışıyormuş gibi hissediyorum. Kafamı karıştıran bu oluyor.

Admin   Diyor ki:
01 Nisan 2017 , 19:54:43
Sayın Naz. Bir yazımda bin yıldır darabeye nisa 34'te dövmek anlamını verenlerin aslında bin yıldır yanıldığını kanıtlarıyla beraber sunmuştum. Türkiye'de bir müslüman erkeğin şu sözleri söylediğini işittim: "Allah'ın sözü yerde kalmasın diye hanımıma bir tokat attım". O da darabeyi dövmek olarak kabul etmeyen bizim gibi kesimlerin darabeye kılıf uydurduğunu, Kur'an'ı modern olarak batıya yaranmak için o şekilde meallendirdiğimizi ve Allah'ın muradını değilde kendi nefsimizi rehber edindiğimizi düşünüyordu. (Siz bizim hakkımızda böyle düşünüyorsunuz demiyorum) Hatta yıllarca islamı insanlara anlatan (bir kadın bilgin olarak) Emine Şenlikoğlu bir programda "Allah kadını dövün diyor" dedi. Aynı çekinceyi onun ses tellerinden hissediyordum. Allah dövün demez diyemiyordu. Çünkü Allah'ın sözünü sırf bir şey ona yanlış geliyor diye reddetmekten çekiniyordu. Acaba heva ve hevesime mi uyuyorum diye düşünüyordur muhtemelen. Tıpkı sizin gibi. Belki de hala öyle düşünüyor. Sürekli bize alıştırılan bir din var. Asırlardır aynı şeyleri kafamıza ve genlerimize kodlayan insanlar. Bilimin temel yasalarından biri de etkiye tepki yasasıdır. Bir olgunun gerçek olmadığını kabul etmek zaman alır. Vicdanınız bu yeni bilgi karşısında tepki vermesi normaldir. Ama Kur'an'la daha fazla içli dışlı olursanız Allah'ın bizden aslında neler istediğini daha net görür ve içiniz bu konularda huşu ile dolar. Biz Kur'an'a iman etmekle emrolunduk. Kur'an'da ise abdesti bozan şeyler sıralanmıştır. Dolaylı olarak bile vücuda sürülen bir şeyin abdesti bozacağı söylenmiyor. Bence uydurulmuş sahte dinin bize aşıladığı bir duygu. Bu bahsettiğiniz duyguyla yıllarca mücadele ettim. Ama Kur'an'a yakınlaştıkça şunu gördüm: aslında keyfime uymadığı için huzursuz olmuyormuşum başkalarının keyiflerine uyduğum için huzursuz oluyormuşum.

maygun   Diyor ki:
07 Temmuz 2018 , 00:43:41
Sarhoşken yada içki içince abdest neden bozuluyorsa uyuyuncada o yüzden abdest bozulur. Çünkü ikisinde de insan kendini bilmez. Ayrıca oje sürünce tırnağın altına su işlemediği için alınan abdest geçersiz olur. Tabi diyeceksiniz bu kuranda yok. Her ayrıntı kuranda olmak zorundamı. Mantiken düşününce bu sonucu çıkaramazmıyız.

Admin   Diyor ki:
07 Temmuz 2018 , 07:45:45
İmam Hasan el Basri'nin güzel bir sözü vardır. O dini açıdan Kurana dayandırılmayan her görüş batıldır der. Allah abdesti bozan şeyleri açıkça söylemesine rağmen siz insanların uydurduğu eklemeleri din kabul ediyorsunuz. Bu yanlış. Abdeste amaç temizliktir. Ojenin altında kir tabakası da yoktur. Kendinize mantıksal yasaklar çıkaramazsınız. Kuran peygammber kendine bir şeyleri yasakladığından bahseder ve Muhammed peygamberi sert bir dille eleştirir: Allah'ın helal kıldığını kendine haram mı kılıyorsun diye. Her ayrıntı tabiki de kuranda olmak zorundadır. Aksi halde kurana yalancı demiş olursunuz. Kuran bir ayetinde biz bu kitapta eksik bir şey bırakmadık diyor. Tabi karar sizin eksik arıyorsanız ki aradığınızı görüyorum dini kendiniz için zorlaştırmakta serbestsiniz. Ancak İslamda olmayan bu yasaklarınzıı başkalarına dayatıp onları İslamdan soğutmamanızı öneririm. Bu bir vebaldir
Kemalbey   Diyor ki:
22 Nisan 2019 , 00:23:03
Merhaba. Uzerinden zaman geçmiş ama sormak istiyorum.

Tuvalet ihtiyacı gidermek açıkça kirlenme riski ve sonrasında temizlik gerektirir. Biz bu temizliği insani olarak zaten yaparız. Sonrasında emredildiği gibi abdest alır namazımızı kılarız.

Ancak yellenmek sonrasında hiç kimse gidip de arkasını temizlemez. Yani kirlendiğini iddia ediyorsak o bölgenin temizlenmesi gerekmekte. Ama Ben gaz çıkardı diye gidip poposunu yıkayan kimse görmedim.

Kirlenmedi isek , neden başımızı , ellerimizi vs yeniden yıkarız ? Sonuçta oralar da kirlenmedi ? Neden abdest alırız ?

Yellenmek ihtiyacı gidermek midir ? Geğirmek de gaz çıkarmaktır? Bunu da aynı kefeye koyabilir miyiz ?

(Kesin delil yok ama yine de bakış açısı getirmek istedim )

Ayrıca ayağı yıkamak -mesh etmek çevirisi de garibime gidiyor. Açıkça mesh etmek olarak anlıyorum cümleden.

Teşekkürler.

Admin   Diyor ki:
22 Nisan 2019 , 07:51:55
Katkınız için teşekkürler. Kemal Bey Arapça gramerinden dolayı hem yıkama hem de mesh etme anlamı çıkabiliyor. Bence Allah hangisi size uyarsa onu yapın demek istiyor
SefirİMevt   Diyor ki:
29 Kasım 2019 , 01:57:37
Dedikleriniz ile İmam-ı Azam gibi birini zan altında bırakıyorsunuz.Yanlış mı düşünüyorum?

Admin   Diyor ki:
29 Kasım 2019 , 08:47:26
Bir imamı azamı görmediniz iki şu anki fıkıh onun öğretileri değil öğrencisinin kaleme aldıklarıdır üç İmam-ı Azam'ın döneminin büyük alimi mi yoksa cahil alimlerinden mi olduğunu bilemeyiz. Başka açıdan bakarsak İmam-ı azam İslam'ın sahibi değil Allah adına kural bırakamaz
SefirİMevt   Diyor ki:
29 Kasım 2019 , 11:27:58
O zaman cevap şeklinize cevap şeklinizle cevap veriyim.Bir kuranın indiğini görmediniz sahihliğini bilemeyiz , iki peygamberimizi görmediniz doğru söylediğini bilemeyiz , üç Allah ın adına kural koymuyorlar , peygamberiniz sünnetini yorumluyorlar ve tüm mezheplerin(şafii,maliki ,hanbeli) saygı duyduğu birisidir.İmamı azam denmesinin sebebi budur(asıl ismi değildir).Tabii ben diğer yazılarınıza da göz attım , sünneti kabul etmiyorsunuz.Yalnız kuran yeter diyorsunuz bu durumda günde 3 vakit namaz kılıyor olmanız gerekir.Mürted avına çıkmanız gerekir vesayre vesayre.Allah istese kitabı direk şak diye de indirirdi neden indirmedi.Neden peygamber bu kadar önemsizse(sizin gözünüzde)kelime-i şehadette dahi ondan bahsedilmektedir?

Admin   Diyor ki:
29 Kasım 2019 , 16:55:31
Siz kendi görüşünüzü açıkladınız ben de kendimkini insanlar hangisini doğru bulursa ona inansın. Yukarıdaki iddialarınız da garip. Siz sünnilerin temel sorunu bu: siz Muhammed peygambere inandığınız için kurana iman ediyorsunuz ki Muhammed peygamberi görmediniz. Ben ise Kur'an'ı inceleyip ona inandım ve Kuran Muhammed'in peygamber olduğunu ve üstün ahlaklı olduğundan bahsettiği için Muhammede inandım.

Kur'an'ı incelediğimde Allah'ın gönderdiği kanısı oluştu. Yani sizin gibi kuranın sahihliğini başka kaynaklardan aramıyorum bizzat kendisinden arıyorum. Hadis ve sünneti incelediğimde şarlatanlıktan başka şey görmüyorum. Muhammed peygambere ait olmadıkları çok belli. Çünkü bilimle vicdanla ve kuranla çelişen sözlerle dolu. Kuran Muhammed peygamberi bize ayetlerde tanıtır. Az çok nasıl biri olduğunu biliyoruz. Peygamberin sünnetini yorumlamıyor mezhep imamları peygambere ait olduğu iddia edilen dedikoduları gerçek kabul edip yorumluyorlar

SefirİMevt   Diyor ki:
30 Kasım 2019 , 01:33:09
Ben de diyorum ki madem kuranla amel ediyorsunuz .3 vakit mi kılıyorsunuz namazınızı?
Bu soruyu geçtim şimdilik.Size en başından soruyorum maksat düşüncelerinizi anlamak .
Bir tanrı'nın varlığının kanıtı nedir?Neden doğal seleksiyonla gelmiş olabileceğimize inanmıyorsunuz?
Bir dinin varlığının kanıtı nedir?Deizm neden doğru değil size göre?
İslam neden hak dindir?Diğerleri neden değildir?
Buraya kadar geldiyseniz , neden peygamberler yaratıldı?Pekala Allah Kuranı direk indirebilirdi Mekke'nin ortasına ve derdi ki alın size yolladığım kitap budur?
Ve eğer peygamberin yaptıklarının önemi yoksa neden 3 vakit namaz kılmıyorsunuz?
Kuran'da alkolun faydası olduğundan da bahsedilmiştir.Haram olmadığını düşünüyorsunuzdur bu durumda , muallakta çünkü.
Admin   Diyor ki:
30 Kasım 2019 , 08:55:28
SefirMevt her bir sorun için bir yazı yazacağım ancak bu 3 vakit sorunuzu namaz yazımda cevapladım zaten. Diğerler sorularınız için de yazılar yazıp size cevap vereceğim.
SefirİMevt   Diyor ki:
30 Kasım 2019 , 18:23:56
Bekliyorum :)

SefirİMevt   Diyor ki:
30 Kasım 2019 , 18:45:32
Namaz ile ilgili yazınızı okudum.Açıkçası ben şok ben iptal.
Şu aklınıza gelmiyor mu cidden merak ediyorum.
Mimar sinan , adamın yaptıkları hala daha yeni yeni anlaşılıyor.
İmamı gazali , ibni sina , akşemseddin saymaya başlasam sonu gelmez.
Bu insanların kafası o kadar çalışıyordu da (ki doğaüstü(mecaz ile karışık gerçek) şeyler yapmış insanlar) aklına nasıl gelmedi , benim düşündüğüm şeyler.Nasıl böyle bir büyük yanlışı fark edemediler?Sizinkiler iddia da değil , direk böyle diyor ve savunuyorsunuz.
Admin   Diyor ki:
30 Kasım 2019 , 23:22:14
SefirMevt Sünnilik dinine mensup diğer arkadaşlar gibi hakikat ve kuran sizin de umrunuzda değil. Siz o saydıklarınız insanları ululamaya Allah'ın değil o adamların kurallarına tabi olmaya devam edin. O saydıklarınız benden akıllı değil. Sizler kendinizden daha akıllı görüyor olabilirsiniz. Kur'an'ın dediği gibi sizler atalarınızın dinine tabisiniz. Eminim Muhammed peygamber dönemindeki insanlarda kendi atalarını delil gösterip bunlar düşünemedi de sen mi düşündün demiştir. Kur'an'ın dediğini sana söylüyorum ya ataların doğru yolu hiç bulamamış iseler?
SefirİMevt   Diyor ki:
01 Aralık 2019 , 01:00:52
"O saydıklarınız benden akıllı değil." ne büyük bir söylem.Kendi düşüncelerinizden asla şüphe etmiyorsunuz.
Asla bu kadar emin konuşmayın , size tavsiyemdir.Şeytanlar ve cinlerin insanları nasıl kandırdığı üstüne DERİN bir araştırma yapmanızı öğrenirim.Siz şeytanları,cinleri araştırdıktan , insanların hangi zaaflarından faydalandıklarını , hangi çocukları ne zaman bizimle birlikte olur vesayre gibi konuları öğrendikten sonra gelin konuşalım bence.Çünkü siz de bilirsiniz yalancı peygamberler vardır.Bu insanların çoğu vesveseye kurban gitmiştir.Ailenize musallat olmuş olabilirler , bağırsak veya böbrek hastalığınız var mı?
Ya da kronik bir hastalığınız?Şeytanların oyunundan kurtulmanın tek yolu şüphe etmektir.Çünkü illa bir açığınız vardır.
Ayrıca dostoyevski,platon,aristo,sokrat,imam gazali,ibnül arabi , tolstoy vb yüksek düşünürlerin kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum.Yazdıklarımı bir kınama veya yargılama olarak algılamayın lütfen.Düşünürler der ki "Sadece aptallar emin olur!"
Bu arada kendinizin manevi konumunuzun iyi olduğunu düşünüyorsanız yine büyük tehlikedesiniz.Zİra bu konulara hakimim(şeytan,cin,musallat).Hakimim dediysem normal bir insana göre :)

Üyelikten Ayrıldı   Diyor ki:
26 Şubat 2020 , 21:36:05
Yine güzel bir yazı yazdığınızı ifade edeyim. Ancak paylaşmış olduğunuz ayetlerle ilgili birkaç sorum olacaktı: Maide 6"da "namaza kalkacağınız zaman" deniyor
burdaki "kalkmak" ne demektir, ne kast ediliyor, yani şunu soruyorum, bildiğimiz gelenekteki kıyama kalkmaktan mı bahsediyor, ayağa kalkmaktan mı bahsediyor,
uyanıp kalmaktan mı bahsediliyor? ikinci sorum şu: alınan abdest o gün içindeki tüm namazlar için yeterli midir yani bilindiği üzere 3 vakit namaz vardır bu 3
vakit için ayrı ayrı mı abdest alınmalıdır? üçüncü soru: tam dirsekten kolu kesilmiş olan bir kimse nasıl abdest almalıdır ? dördüncü soru: cünüb ne demektir?
baştan ayağı temizlenin derken ne kast ediliyor, bunu nasıl yapalım ne ile yapalım?

Üyelikten Ayrıldı   Diyor ki:
26 Şubat 2020 , 21:36:25
"kadınlarla birlikte olmuşsanız" diye çevirisi yapılan kısım "lamestumun-nisa'e"
ibaresidir, lamestumu kavramı bilindiği üzere Lam-Mim-Sin kökünden gelir ve bu kök Yüce Kitabımızda 5 kez geçmektedir, misalen 6. surenin 7.ayetini örnek verecek
olursak : Mustafa İslamoğlu >> Eğer sana yazılı bir metin indirseydik ve ona elleriyle DOKUNMUŞ olsalardı dahi, inkarda direnenler ısrarla derlerdi ki: "Bu apaçık bir
sihirden başka şey değildir!" .. başka bir ayetin çevirisinde ise; Mustafa İslamoğlu >>"Gerçek şu ki biz göğü YOKLADIK, ama onu tam donanımlı bir koruma ordusu ve
tarifsiz bir göktaşı sağanağıyla dopdolu bulduk. ŞİMDİ SORUM ŞU; lamestumu kavramı dokunmak mıdır, yoklamak mıdır, birlikte olmak mıdır? Ayet erkeklere seslenmektedir,
kadını neden yolculuk,hastalık ve tuvalet ile kıyaslıyor? Ayrıca kadının abdest almasına gerek yok mu? Neden illa ki kadına dokununca bozuluyor, örneğin +18 videoları
seyredip boşalma gerçekleşirse abdest bozulmaz mı? Kadın neden cinsel meta konumuna indirgenmiştir? Yine ayrıca neden "eşleriniz" değil de "kadınlarınız" ifadesi geçer?