Salat-ı Tefriciye Nedir ? İslam’da Bir Karşılığı Var Mıdır?

Allâhümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinillezi tenhallü bihil’ükadü, ve tenfericü bihil’kürabü, ve tükdâ bihil’havâicü, ve tünâlü bihir’regâibü, ve hüsnül’havâtimi, ve yüsteskal’ðamâmü bivechihil’ kerimi, ve alâ âlihi ve sahbihî fi külli lemhatin ve nefesin biaded-i külli mâ’lûmin lek.

Allah’ım! Bizim Efendimiz Muhammed’e kusursuz bir salât ve rahmet, mükemmel bir selâm ve selâmet vermeni diliyoruz. O Peygamber ki, onun hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar ve belalar onun hürmetine açılıp dağılır, hacet ve ihtiyaçlar onun hürmetine yerine getirilir. Maksatlara O’nun hürmetine ulaşılır, güzel sonuçlar O’nun hürmetine elde edilir. O’nun şerefli yüzü hürmetine bulutlardaki yağmur istenilir, Allah’ım, onun ehl-i beytine, ashabına da her göz kırpacak kadar zamanda (her an, saniye) her nefes alacak zamanda sana malum olan varlıklar sayısınca salât et. (1)


Bu dua olduğu düşünülen bir söz dizisidir. Peygamberimizden nakledilmiş bir dua değildir. Hatta yarım yamalak güvenilmez rivayetlerde bile izine rastlamayız. Sahabe döneminde ya da daha sonrasında da ortaya çıkmamıştır. Peygamberin vefatından yüzyıllarca sonra ortaya çıkmış olsa bile tam olarak ne zaman uydurulduğu bilinmemektedir. Bu dua’nın çok sonraları ortaya çıktığını başka kaynaklarda kabul etmektedir. Örnek vermek gerekirse:
 

“ "Salat-i Tefriciye" olarak bilinen salâtü selam cümleleri  ise hadislerde bulunmamaktadır. Sadece bazı  Şia kitaplarında ve Mağripte yazılmış dua kitaplarında yer almaktadır. Bizde dua kitabı yazanlar da bunu oralardan almış ve kitaplarına koymuşlardır. Bu kitapları yazanların, kitaplarının satışını artırmak için, "bunu şu kadar okuyan şöyle olur," gibi ümit verici müjdeler zikretmeleri bunun yaygınlaşmasına sebep olmuştur.” (2)


Salat-ı Tefriciye dedikleri dua şirk doludur. Yukarıda Türkçe anlamını vermiş olsam da kaynaklarda geçen çeviri  cümlenin iki çeviri şeklinden biridir. Arap dil gramerine göre diğer okunuşu şöyle olur. “Öyle bir nebiye salat olsun ki tüm düğümler onunla/ onun hürmetine çözülür, tüm sıkıntılardan onunla/onun hürmetine kurtulunur,Tüm ihtiyaçlar onunla/onun hürmetine karşılanır vs..” gördüğünüz gibi bir diğer okunuşuna göre ya da normal sitelerdeki çevirisini bile baz alırsak peygamberimizi Allah gibi görmekten başka bir şey değil. Bu peygambere salavat getirdiğine inanılan metin Allah dışındaki bir varlıktan istemeye davet ediyor. Halbuki her namazın her rekatında okuduğumuz Fatiha suresi ne diyor: ”İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn: (Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım isteriz.” Bu ayet bile bu dua’nın ne kadar büyük bir günah olduğunu görmeye yetmez mi?

Bazıları Allah’ın sözüne rağmen şu görüşü dillendirmekten çekinmiyor.
 

“Allah bizim günde en az on yedi kez, “Ya Rab, sadece senden yardım isteyeceğim” ahdini tekrarlamamızı ister. Ama biz biliyoruz ki, o rasulünü çok sever ve bizim de onu sevmemizi ister. Biz de eğer sevdiğimizi ona salatü selam okuyarak gösterir ve bunu vesile tutarak da Allahtan muradımızı istersek daha hızlı kabul olacağını ümit edebiliriz.” (3)  

Peygambere yapacağımız bu duayı vesile tutarak Allah’tan istersek daha hızlı kabul edeceğini ifade ediyorlar. Çok önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek isterim. Bu mantığın aynısı Mekke Müşriklerinde de vardı. Putları vesile tutarak Allah’ın onların isteklerine daha hızlı cevap vereceklerine inanıyorlardı. Mekke Müşrikleri puta tapmıyorlardı. Onlar Allah’tan istemek için putları vesile ediniyorlardı.

Peki, bu duayı okumak faydalı olmaz mı?

Bu duayı okuyan çoğu insan, çok faydalı olduğunu sanmaktadır. Ama bu büyük bir aldanıştır. Bu duanın faydalarını şöyle uyduruyorlar:
 

“1. Formül: Her gün 11 Kere Okumak
Her gün 11 kere Salat-ı Tefriciye okumakla ilgili olarak İmam Dinnuri: Herhangi bir kimsenin günde beş vakit namazdan hemen sonra 11 kere Salat-ı Tefriciye okumayı kendine adet edinirse
geçim darlığı çekmez, Cenab-ı Hakk’ın yüksek mertebe ve derecelerine erişir; demiştir.

2. Formul: Her gün 21 Kere Okumak
İmam Muhammed Tunusi: Herhangi bir kimse Salat-ı Tefriciye’yi 21 kere okumaya devam ederse , “sanki rızkı gökten iner, yerden biter gibi kolay ve rahat elde eder” buyurmuşlardır

3. Formül: Her Gün 41 Kere Okumak
Yine İmam Kurtubi: ”her gün 41 kere salavat-ı şerife okunursa Allah-u Teala hazretleri o kimsenin kalbinden gam ve üzüntüyü giderir. Ve bağlı işini fetheder. Ayrıca o kimseden zararlı şeyleri kaldırır ve dünya işleriyle geçimini kolaylaştırır.

4. Formül: Her Gün 100 Kere Okumak
Hazinetü’l-Esrar’da denilmektedir ki : Bir kimse günde 100 kere Salat-ı Tefriciye’yi okumaya devam etse bütün hayırlı istek ve arzularına kavuşur.

5. Formül: Her gün 1000 Kere Okumak
Yine Hazinetü’l-Esrar’da: Bir kimse günde 1000 kere Salat-ı Tefriciye okursa, artık akla hayale gelmeyen ve gözle görülmeyen manevi haller kendisine bildirilir, denilmektedir.
Hastalıktan; üzüntü gam ve kederden; stres ve sıkıntıdan; iş ve hizmetlerinde haksızlığa uğramaktan; zalimin zulmünden ve haksız yere hapse girmekten kurtulmak isteyen kimse , Peygamberimiz’in üzerine çokça salavat-ı şerife getirirse , o salavat-ı şerife’nin bereketiyle sayılan ve sayılmayan benzeri felaketlerden kurtulur, istediğini elde eder Allah’ın izniyle.” (4)

Bir başka kaynak bu duanın okunuşunu ve faydasını şöyle verir:
 

“Bu Salavat-i Serifeyi Hulus-u Kalp ile Okunduğunda
Günde 100 defa okumaya devam eden maksadına ulaşır arzu ettiği şeye nail olur.
Günde 100 defa okumaya devam eden kimse hatır ve hayaline gelmeyen şeylere nail olur.
Günde 4444 kere okuyan idam mahkumu bile olsa Allah’u Teala’nın izniyle kurtulur.
Hastaya okunmaya devam edilirse Allah’u Teala’nın izniyle şifa bulur.
Bu salavat- şerife’ye devam edenler her türlü düşmanların şerrinden Allah’u Teala’nın izniyle kurtulur.” (5)

Hatta bazı çevreler uydurmanın zirvelerini oynamaya kalkar ve aşağıdaki akıl tutulması okunuşu tavsiye eder. Gerçekten aşağıdaki kurguyu uyduran kişinin aklı zehir gibi çalışmaktadır. Bilim kurgu filmleri için senaryo tekliflerini düşünmesi gerekir. Çünkü aşağıdaki kurgu sadece uydurmak isteyen bir insanın kurgulayabileceği bir senaryo değildir.
 

“Salatı Tefriciye okumak isteyenler için ilmi adabına uygun gerçek manada havasını size bahsetmek istiyoruz. Hayırlı bir dileğiniz ve muradınız için niyet ettiğiniz anda Hulusi bir kalp ve iyi bir niyet ile öncelikle normal namaz abdesti alın ve akabinde hemen gusül abdesti alın ve sonrasında tekrardan namaz abdesti alın. Perşembeyi cumaya bağlayan bir gece Arabi ayın ilk haftası olmalı, yani her hangi bir ayın ilk perşembe gecesi yatsı namazından sonra olan bir saat dilimini seçin ama daha güzel olsun derseniz, gece yarısı başlamanızı tavsiye ederiz. Selatı  tefriciye okunuşuna başlamadan önce misk, amber veya gül yağından tütsü yakmanızı tavsiye ederiz bunlara riayet etmeniz Salavatı Tefriciye adabındandır. Okuma esnasında Temiz beyaz giysiler giymeniz ve misvak kullanmanız ağzınızı temiz tutmanız ve karnınız çok tok olmaması gereklidir. Bahsettiklerimizi yapmanız isteğinizin kolay bir şekilde gerçekleşmesine büyük katkı sağlayacaktır. İki  Rekat Allah  rızası için namaz kılın tövbe ve istiğfar getirin, niyetinizi kalbinizden geçirin sesinizle kulağınızın duyacağı şekilde söylemeniz tekrar etmenizde büyük fayda var.  Kıbleye karşı oturun tesbih kullanmaya özen gösterin sayaç vs. kullanmayın tek oturuşta 400 defadan aşağı okumayın! Gücünüz yetiyorsa günde 1000 defa okuyun 4. günün gecesinde 444 defa daha okuyun ve dileğinizi 3 kez tekrar edin. Dikkat edin 4444 Salavatı Tefriciye duası iki ucu keskin bir kılıç gibidir kötüye ve olmayacak bir şeyin gerçek olmasına direterek okunması sahibine manevi hayal kırıklığı ve maddi zarar verir istediğiniz şey meydana gelmeyebilir.” (5)

Bazılarınız sadece ben diyorum diye kabul etmeye razı olmayabilir  bu yüzden başka bir kaynağın bu konudaki görüşünü kendi görüşümden önce vereyim:
 

“Bununla yapılan dua mutlaka kabul edilir diye de inanmamalıdır. Yani bu kelimelere ve bu sayıya bir kutsiyet vermemek gerekir. Çünkü kutsallık Allah’tandır ve Allah bu kelimeleri bize ne kendi öğretmiştir, ne de Rasulü vasıtasıyla öğretmiştir. Yani buna Allah’ın bir kutsallık verdiği bilinmemektedir.”(6)

Allah aşkına aklımızı kullanalım. İslamiyeti araştırıp, sonradan islamiyete monte edilen bu anlamsız kirleri üzerimizden atalım. Kimin uydurduğu belli olmayan sözlerin arkasından gidip bunu din olarak kabul etme gafletine düşmeyelim. Allah Enfal suresi 22’de insanlara şöyle seslenir: ” İyi bilin ki, Allah katında canlıların en şerlisi aklını kullanmayan (gerçek) sağır ve dilsizlerdir.” Dikkatle bakarsanız sadece insanlar arasında demiyor canlılar yani tüm akıllı varlıklar için en şerli varlığı aklını kullanmayanlar  olarak nitelendiriyor.

Salat-ı Tefriciye Kaç Kez Okunmalıdır?

Dilin kemiği yok tabi uyduran kişi hızını alamamış rastgele kafasından 4444 rakamını sallamıştır.
 

“İmamı Kurtubî, şöyle buyurmuştur: “Bir kimse, çok önemli bir işinin veya önemli bir dileğinin gerçekleşmesini, ya da üzerinde devam edip duran büyük bir belanın üzerinden çekilip gitmesi (kalkması) için “Salât-i Tefriciye”yi (4444) defa okuyup, bu mübarek Salât-ü Selâm ile Yüce Peygamberimiz’i vesile edinse, hiç şüphe ve tereddüt yoktur ki, Yüce Allah, okulunun istek ve muradının olması için hayırlı bir sebeb yaratır ve ona muradını verir.” (4)

“Çok önemli işlerin gerçekleşmesi için bu selavat (4444) defa okunur: Gelecek musibetlerden (bela ve kazalardan) korunmak ve kurtulmak için de (4444) defa okunur.” (7)

Hatta bu konuda insanlara dinini kolaylaştırmaya çalışan zekiler de çıkmıştır ve şöyle demiştir:
 

“4444 defa okumak kişi için zor olacağından başka insanların yardımı ile okumak gerekir”

Değil mi ki peygamberimiz “zorlaştırmayın kolaylaştırın” demişti. Bu bazılarımız da ilk önce uydurma anlayışlarını dine sokuyor daha sonra da onu muhteşem basiretleri sayesinde kolaylaştırıyor. Tüm Müslümanlara seslenmek istiyorum: Lütfen gelin Tüccar mantığıyla dine yaklaşmaktan vazgeçin. Tam bir tüccar dindarlığı ile şu kadar şunu okursan şunu alırsın mantığından vazgeçin. Sürekli peygamberimize atfedilen uydurma sayılardan vazgeçin. Yok bilmem neyi yüz kez okursan dilediğin olur, yok bilmem 33 kez şu duayı okursan Allah istediğini verir gibi abaküs Müslümanlığından vazgeçin. Bunlar dinimize yaklaşık olarak peygamberden 200 yıl sonra sokuldu. Şu söze kulak verin : ”Sayıların çokluğu önemli olsaydı Allah bir olmazdı. Allah bir demek çok değil hak önemli demek. Çok değil anlam önemli demek” (8)

Biz Müslümanlar olarak dinimize ciddiyetle yaklaşmadıkça daha çok 4444’ler çıkar. Allah Fatır suresi 5’inci ayette şöyle buyurmaktadır: ”Siz ey insanlar! İyi bilin ki Allah’ın vaadi gerçekleşecektir! Şu halde dünya hayatı sizi asla ayartmasın! Dahası aldatıcının hiçbir türü sizi Allah ile aldatmasın!” Evet, Kur’an bize sesleniyor ve insanların bazılarının bizi Allah ile aldatmasına karşı uyanık olmamızı istiyor. Mantıklı düşünmeliyiz. Eğer gerçekten böyle dualar ile Allah isteği kabul etseydi peygamberimiz bu duayı Uhud Savaşından önce okurdu ve yenilmezdi. Ya da Taif şehrine gidip hicret için izin istemeden önce Salat-ı Tefriciye okur ve peygamberin arzusu gerçekleşir onu taşlayıp tüm yüzünü kanlar içinde bırakmalarına izin vermezdi.

Ahzab 56’da Allah peygambere salat edin diyor onu nasıl anlayacağız?

Kur’an’ın bu ayeti hakkında sitemde “Salavat Din Mi Yoksa Bir Kültür Mü ?” başlıklı bir yazıda bunu derinlemesine anlattım. Salat-ı Tefriciye’nin peygambere salevat içerdiği için Ahzab 56’yı örnek gösteren bazı çevreler  bu duanın çok mantıklı olduğunu düşünüyor. Çünkü bu çevreler Ahzab 56’yı yanlış bir şekilde tefsir ediyorlar.
 

“Elbette Allah ve Melekleri, peygambere salat ederler. Ey iman idenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin” (TEFHİMU’L  KUR’AN- AHZAB, 56)

Ama bu tefsir kabul edilebilir değildir. Çünkü Allah'ın herhangi bir ölümlüye salat etmesi mantıksızdır. Zaten salat'ı yani duayı kabul eden merci Allah'tır. Allah kendisi kabul etsin diye kendine dua mı ediyor ? Ayrıca yukarıda geçen kelime salat’dır, salevat değil. Yukarıdaki yanlış meallendirmenin altından kalkamayacaklarını anladıklarında işi daha da yokuşa sürdüler. Çünkü Allah peygambere salevat getiriyor olamaz. Bunu da şöyle çözmeye çalıştılar. Allah’ın salat etmesi rahmettir.,Meleklerin salat’ı duadır, Müslümanların salat’ı ise salevattır şeklinde anlamsız bir yoruma başvurdular. Arapçada çok anlamlı kelimeler vardır. Doğrudur. Salat kelimesi de çok anlamlıdır. Fakat insanların  gözünden kaçan bir nokta var. Bir cümlede salat kelimesi aynı anda 3 anlama gelemez. Sadece Arapçada değil tüm dünya dillerinde bu böyledir. Bir kelime bir ayette 3 farklı anlama geldiğini söylemek hiçbir arapça gramer yapısında olmayan bir kural icat etmek demektir. Mantık dışıdır. Bu ayette salat ile kastedilen yardımdır, desteklemedir. Salat’ın bir anlamı da budur. Bu bilgilerin ışığında Ahzab 56’nın doğru tefsiri şu şekildedir:
 

“Şu kesin ki Allah ve onun melekleri Peygamberi desteklerler; ey iman edenler, siz de onu destekleyin ve tam bir teslimiyetle (onun örnekliğine) teslim olun!” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- AHZAB, 56)

Bu ayette kastedilen Allah ve melekleri peygambere mücadelesinde yardım ediyor siz de bu davada ona yardım edin demek isteniyor. İslam’da salevat sadece kültürdür din değildir. Peygamberden çok sonraları dinimize girmiştir. Sadece  Salat-ı Tefriciye değil hiçbir salevat şeklinin islamda bir yeri yoktur.
 
KAYNAKLAR
  1. salavat.gen.tr
  2. sorularlaislamiyet.com
  3. medyumsuleymanhoca.com
  4. muhammed.gen.tr
  5. ruyaburcyorumlari.com
  6. sorularlaislamiyet.com
  7. biriz.biz sitesi
  8. El-Esmâu’l- Husna, Mustafa İslamoğlu

 


Yanlışlığına yüzde 100 kani olmadığımız düşünceye yok demeyin. İlimde kılavuzumuz: Sevgi ve Heyecan

En Son Yapılan Yorumlar