İnsanlık Adına Sünnet Büyük Bir Yahudi Hatasıdır

Yukarıdaki başlık Mısırlı düşünür İssam-al-Dine Hafni Nassif’e aittir. Bu yazım sünnet hakkındaki önceki yazılarımın devamıdır. Bu yazımda da araştırmacı yazar Nil Gün’ün sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabından yararlanacağım. Bir nevi o kitabın özeti gibi düşünebilirsiniz.

Sünnet Hakkında Gerçekler

  • Sanıldığının aksine, sünnet, çocuklukta (özellikle de bebeklikte) yapıldığında çok daha zararlıdır. Sünnet derisi 3-17 yaş arasında biyolojik gelişimini tamamlar ve glanstan (penis başından) ayrılır. Dolayısıyla bu kararı rüştünü ispatlamış gence bırakmak hem ahlaken hem de sağlık açısından çok daha doğrudur.
  • Sünnet, penisi kısaltır, inceltir, eksiltir, duyarlılığını azaltır ve sakatlar.
  • Sünnet, sağlıklı ve gerekli bir beden parçasının kesilip çıkarılmasıdır.
  • Sünnet çocuk istismarıdır.
  • Sünnet çok acı vericidir; özellikle yeni dünyaya gelen bebeğinize korkunç bir “hoş geldin” travmasıdır.
  • Sünnet derisi çocuğun son derece normal ve doğal bir parçasıdır; temizlik gerekçesiyle bir çocuğun normal ve doğal bir parçasını söküp atmak akıldışı bir davranıştır. Çocuğun penisini temiz tutmayı öğrenmesi gayet kolay ve basittir.
  • Penis başı, yaratılışı itibarıyla bir iç organdır; penis başını koruyan üstderiyi kesip atmanın gözkapaklarını kesip atmaktan hiçbir farkı yoktur.
  • Sünnet YÜZDE YÜZ komplikasyon yaratan bir operasyondur.
  • Her yıl sünnet nedeniyle ABD de dahil olmak üzere dünyada pek çok çocuk ölmektedir.
  • Kadınları sünnet etmek ne kadar zalimlikse erkekleri sünnet etmek de aynı  derecede zalimliktir.
  • Tam fonksiyonlu penis, Allah’ın yarattığı gibi olandır. Üstderi cinsel hazzı artırır. Sünnetle birlikte erkeğin cinsel hazzı yüzde 51’le yüzde 80 arasında azalır.
  • Sünnet, özellikle ileri yaşlarda hem erkeklerde hem de partnerlerinde cinsel sorunlara sebep olur.
  • “Ben sünnetliyim ve hiçbir zararını da görmedim” açıklaması tam bir savunma mekanizmasıdır. Çocukken sünnet olmuş erkek, sünnetsiz olmakla sünnetli olmak arasındaki farkı asla bilemeyecektir. (NİL GÜN – SÜNNETLE İLGİLİ YALANLAR VE GERÇEKLER)
 

Biliyor Muydunuz?

  1. Cerrahi bir müdahale olarak sünneti gerektiren vakalar son derece ender görülmektedir.
  2. Amerikalı doktorlara sünnetle ilgili sadece bir saat eğitim verildiğini biliyor musunuz? O da sünnet derisinin işlevleriyle ilgili değil, sünnetin nasıl yapılacağı ile ilgili. “Uzman” olduklarını düşünerek güvendiğimiz insanlar bile bu denli cahildir. Türkiye’deki çoğu doktor zaten Amerikalı doktorları gölge gibi izlemekten başka bir yetenekleri yok. Amerika’da bir saat veriliyorsa Türkiye’de 15 dk’lık bir sunum gösteriliyordur korkarım.
  3. Doktorlar tıp fakültesinde sünnet derisinin işlevleri konusunda bilgilendirilmezler. Bu konuda ancak sıradan vatandaşlar kadar bilgi sahibidirler. Hemen hepsi de sünnet derisinin gereksiz bir parça olduğunu zanneder.
  4. Mısırlı düşünür İssam-al-Dine Hafni Nassif, “İnsanlık adına sünnet büyük bir Yahudi hatasıdır” der. Nassif, Müslüman toplumuna Yahudiler tarafından yerleştirilen barbarca bir davranış olan sünnete son verilmesini ister.
  5. Sünnet için yığınla sağlık mazereti bulabilirsiniz ama geçerli tek bir tıbbi kanıt bulamazsınız.
  6. Sünnetin sağlık açısından yararlı olduğu iddiasının, 1870’li yıllarda ABD’deki seks fobili doktorlar tarafından, mastürbasyonu “tedavi etmek” amacıyla ortaya atıldığını biliyor muydunuz? Peki ya mastürbasyonun bir “hastalık” olmadığı anlaşılınca bu kez de sünnetsiz olmanın yaratacağı hastalıkların aranmaya başlandığını?
  7. Dünya üzerinde, sünneti öneren tek bir uluslararası sağlık örgütü yoktur.
  8. Sünneti savunan doktorların çoğu ya kendileri ya eşleri ya da oğulları sünnet olmuş doktorlardır.
  9. Sünnetin hem din hem de sağlık açısından hiçbir gerekliliği yoktur! Çünkü İslam’da sünnet olun diye bir emir yoktur. Ne Kur’an’da ne peygamber döneminde sünnet olayına rastlanmaz.

Sünnet’in Desteklenme Sebepleri

 
Aslında Yahudi din otoriteleri erkek sünnetini, erkeğin ve partnerinin cinsel zevkini azaltmak için bir yöntem olarak görmüşlerdir. Bu uygulamaya devam
etmelerinin nedeni seks hakkındaki negatif düşünceleridir. MÖ 20 - MS 54 yılları arasında yaşamış olan Yahudi ilahiyatçı Philo, sünnetin ilk hedefini şöyle açıklar:
 

Zevkin kesilmesi zihni hayallere götürür. Bütün zevkler içinde başta geleni cinsellik olduğundan, cinsel birleşme organını yaralamak ve sakatlamak hem bu zevki hem de bunun simgelediği ve kaynağı olduğu diğer bütün zevkleri engeller

Bir haham, doktor ve filozof olan Maimonides (1135-1204) şöyle yazmıştır:
 

Sünnetin amaçlarından birinin cinsel ilişkiyi azaltmak, organı zayıflatmak ve bu şekilde erkeği mutedil hale getirmek olduğunu düşünüyorum. Bazı insanlar sünnetin, erkeğin yapısındaki bir bozukluğu gidermek için yapıldığını sanır ama aklı başında herkes buna kolaylıkla cevap verebilir: Nasıl olur da tabiatta yaratıklar dışarıdan düzeltmeyi gerektirecek kadar ‘eksik’ olabilirler, hele bu özellikle sünnet derisi gibi işlevi açık seçik belli olan bir yapı ise? Bu emir, eksik yaratılışlı bir yapıyı düzeltmek için değil ama insanın ahlaki yetersizliklerini tamamlamak içindir. Bu organda açılan yara tam da istendiği gibidir; ne gerekli işlevlere zarar verir, ne de çoğalma yeteneğine. Sünnet basitçe aşırı isteği dengeler; çünkü sünnetin cinsel heyecanı azalttığına dair şüphe yoktur. Organ daha başlangıçtan itibaren koruyucu tabakasını ve bir miktar da kan kaybederek güçsüz hale gelir. Destanlarımız (Beresh Rabba) açıkça söyler: ‘Sünnetsiz biri ile ilişkiye giren kadın için o erkekten ayrılmak zordur.’ Bu benim inancıma göre sünnetle ilgili emir için en iyi nedendir. Peki bu emri ilk uygulayan kimdi? İbrahim; günahtan nasıl korktuğu iyi bilinen babamız.

 
Gördüğünüz gibi Yahudilerde sünnet seks fobisi yüzünden ortaya çıkmaktadır. Yahudilere göre kadın ve erkeğin zevk alması ahlaki değildir. Kadın ve erkeğin cinsel ilişkiden olabildiğince daha az zevk alması sünnetin tek sebebidir. Maimonides ve Philo bunu belirtmişlerdir. Aslında farkında olmadan bu gafleti itiraf etmişlerdir desek daha mantıklı olur.
 
El-Mannavi (Ölümü 1622) El-Razi’den aktarır:
 

“Penis başı çok hassastır. Eğer üstderinin içinde saklı olursa, çiftleşme sırasında zevki artırır. Eğer üstderi kesilirse, penis başı sertleşir ve zevk zayıflar. Bu bizim kanunlarımıza daha iyi uyar: zevki tamamen yok etmeden azaltmak, aşırılıkla dikkatsizlik arasında ara durum.”

 
El-Razi’de durumun ilahi olmadığını, beşeri batıl inançlar olduğunu söylemektedir. Seks fobisi antik çağlardan beridir din adamları tarafından desteklenmiş, cinsel haz şeytan işi olarak görülmüştür. Tabi Kur’an’ın İslam’ı böyle bir düşünceyi birçok ayetle reddeder. Kur’an’ın İslam’ı ile din adamı diye bildiğimiz insanların İslam’ı arasında belirgin farklar vardır.

Sünnetle ilgili en sık söylenen sağlık yalanları

  1. Sünnetli erkek daha temizdir.
  2. Bulaşıcı hastalıklar sünnet olmayan erkeklerde daha sıktır. (AIDS gibi)
  3. Penis kanseri sadece sünnet olmayan erkeklerde gözlenir.
  4. Kadınlarda rahim kanseri riskini azaltır.
  5. Çocuğunuzda fimosis var. Hemen sünnet edilmeli.
  6. Çocuğunuzun olası idrar yolları enfeksiyonu yaşamasını engeller.
  7. Sünnetli erkek çocuklarda idrar yolu iltihaplanması daha az gözlenir.
  8. Sadece ufak bir deri parçası. Bebek acı hissetmiyor çünkü sinir sistemi henüz gelişmiş değil.
  9. Sünnetli erkekler daha iyi seks yapar çünkü sünnetsiz erkeklerden daha fazla uyarılırlar.
 
Bunların hiç biri doğru değildir. Sünnetin AIDS vb.. hastalıkları önlediği iddiası Adam Bailey’e aittir. Bu iddiayı ispatlamadığı gibi Adam Bailey bir tıp doktoru bile değildir. 1855’ten 1997’ye dek bu başlık altında yayımlanan bütün yazıları inceleyen Dr. Van Howe şu sonuca varır:
 

Bugüne kadar cinsel yolla bulaşan hastalıklar üzerinde sünnetin yararlı etkisini gösteren bir araştırma olmamıştır. Tam aksine veriler, sünnetli bir erkeğin cinsel hastalıklara yakalanma açısından daha büyük risk altında olduğunu göstermektedir. Günümüzde, yenidoğan sünnetinin rutin hale geldiği ABD’de, cinsel hastalıkların oranı düşeceğine yükselmiştir. Gelişmiş ülkeler içinde ABD, en yüksek cinsel yolla bulaşan hastalıklar, HİV enfeksiyonu ve sünnet oranına sahiptir

 
Tıp dergisi Jama’da yer alan araştırmada, AİDS’in bulaşma oranının sünnetli erkeklerde daha yüksek olduğu yazıyor. Birçok araştırma, sünnetin HİV virüsünün bulaşıcılığını artırdığını ve HİV/AİDS’i kadın partnerlerine bulaştırma oranının daha yüksek olduğunu da ortaya koyuyor.
 
Diğer bir iddia ise temizliktir. Bakalım Gerçekten sünnetsiz erkek organı daha mı kirli ? Amerikalı doktor Thomas J. Ritter’e göre, tırnaklarını kesmesini, dişlerini fırçalamasını ve tuvalet temizliği yapmasını bilen bir erkek çocuğun, basitçe üstderisini geri çekip yıkayamayacağını söylemek, o çocuğa hakarettir. (Dr. Ritter’in notu: Bu makale yazıldığı sırada üstderi için özel bir temizliğin gerekli olduğu sanılıyordu. Bugün bunun da gereksiz hatta yanlış olduğu anlaşılmıştır. Zira üstderinin salgıladığı sıvılar bölgeyi temiz tutacak anti bakteriyelleri ve anti viralleri içermektedir. Bu tıpkı gözkapağının içinde salgılanan sıvıların gözü temiz tutması gibidir. Gözü nasıl yıkamıyorsak, penis başının da özel olarak yıkanması gerekmez.)

“Eğer” diyor Dr. Ritter “Temizlik argümanını erkek sünneti için bir neden olarak kabul edersek, o zaman yıkamanın çok daha zor olduğu kadın organlarını da kesmemiz gerekir. Ama bugün ABD’de hiç kimse genital temizliği sağlamak için kadın organını kesmeyi önermiyor.”
 
Penis başını mikroplardan koruyan Smegma belki de doğadaki en yanlış anlaşılan, en kötü değerlendirilen maddedir. Bir çocuğun üstderisi altındaki beyaz peynirimsi salgı, smegma diye adlandırılır. Smegma kirli değildir, temizdir, faydalıdır ve gereklidir. Anti bakteriyel ve anti viral özellikleri penisi temiz, sağlıklı tutar. Bütün memeliler smegma üretir. Thomas J. Ritter, bunun önemini şu yorumu yaparak belirtmiştir: “Hayvanlar dünyası smegma olmadan herhalde var olamazdı.” Smegma kadınlarda klitoris etrafında ve labia minora kıvrımlarında toplanır. Her iki cinsiyette smegma üretir.  Smegmanın Latince “deterjan” anlamına gelmesi ayrı bir ilginçlik. Çünkü tam da işlevi bu.

Sünnetli Erkeklerde ileride görülme ihtimali olan  hastalıklar

Meatal stenoz, Üriner Retensiyon (İsküri), Venöz stasis, Gömülü Penis, Adhezyonlar, Deri Köprüleri, Acılı ereksiyon

Sünnetin Psikolojik Etkileri

Sünnetin bilinç altında oluşturduğu bazı rahatsızlıklar da bilimsel olarak araştırılmıştır. Bu araştırma sonuçlarını verelim.
 

Şiddet, baskıyı, izolasyon, cinayet, tecavüz ve zorla evlilik içeren kadınlara karşı erkek ihlalleri yaygınlığı ülke tarafından sünnet oranlarını karşılaştırmak mümkündür. Kadınlar için kötü on ülke Afganistan, Irak, Nepal, Sudan, Guatemala, Mali, Pakistan, Suudi Arabistan, Somali ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti vardır. Bu ülkelerin  sekizinde % 80 aşan bir erkek sünnet oranına sahiptir. Diğer iki ülkede % 20 ve % 80 arasında bir orana sahiptir. Sünnet oranları ve kadınlara karşı ihlalleri arasındaki ilişki düşük benlik saygısı, öfke, post-travmatik stres bozukluğu, anne-erkek çocuk ilişkisinde bozulması dahil, erkek sünnetinin uzun vadeli psikolojik etkileridir (Dr. Ronald Goldman, Ph.D. is a psychological researcher, Circumcision Resource Center)

Haziran 1999 yılında BJU International dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, sünnetli insanlarda, sünnetsiz insanlara göre:
  • Yaralı gibi hissetme oranlarının %60 daha fazla,
  • Kendine güvensizlik ve aşağılık kompleksinin %50 daha fazla,
  • Genital güvensizliğin %55 daha fazla,
  • Öfkenin %52 daha fazla,
  • Depresyonun %59 daha fazla,
  • Saldırganlığın %46 daha fazla,
  • Aileye ihanetin %30 daha fazla,
Olduğu gözlemlenmiştir. Tabi tek etki budur diyemeyiz. Sünnet dışında bin tane daha sebebi vardır bu psikolojik hastalıkların. Bu araştırma sünnetin de yukarıdaki rahatsızlıklara katkısı olduğunu düşünmemiz için yeterli bir bakış açısı sunar.
 

Dr. George Denniston Testi

Sünnete Karşı Doktorlar (DOC) organizasyonunun başkanı Dr. George Denniston tarafından hazırlanan bir test var. Bu testin amacı, doktorların nasıl yanlış yönlendirildiğini ve başkalarını da nasıl yanlış yönlendirmekte olduklarını ortaya koymaktı. İşte test soruları ve Denniston’un test sonuçlarına verdiği cevap:
   1. Acı açısından değerlendirildiğinde sünnet:
A. Bebeğe acı vermez.
B. Bebek acıyı tıpkı bir yetişkinin hissettiği gibi hisseder; hatta henüz yapışık olan üstderisi   kelepçelerle sıkıştırılıp yırtılarak söküldüğü için yetişkinden daha fazla ıstırap çeker.
   2. Sünnet derisi:
A. Gereksiz bir deri parçasıdır.
B. Üstderi (sünnet derisi) erkek cinsel organının vazgeçilemez bir parçasıdır. Cinsel haz için gerekli sinir uçlarının çoğu burada yer alır.
   3. Sünnet sırasında bebek:
A. Uykuya dalar.
B. Yoğun acı nedeniyle nörojenik şok (koma) durumuna geçer.
   4. İşlev bakımından sünnet derisi:
A. Sünnet derisinin hiçbir işlevi yoktur. Sadece bir “deri parçasıdır.”
B. Sünnet derisinin en az üç temel işlevi vardır:
i. Bir iç organ olan glansı (penis başını) korumak.
ii. Sertleşerek uzamış penisin gövdesini kaplamak.
iii. Cinsel uyarı için gereken sinir uçlarının büyük bölümünü barındırmak.
(Üstderinin iç tabakasında büyük oranda kan damarı ve sinir ağı vardır.
   5. Penis kanseri açısından sünnet:
A. Sünnet penis kanserini önler.
B. Sünnetin penis kanseri ile hiçbir bağlantısı yoktur. (Amerikan Kanser Derneği 1989)
   6. Etik açıdan, sünnet yapan doktor:
A. Sağlık adına normal tıbbi bir müdahalede bulunmaktadır.
B. AMA Etik Kod İlkeleri’nin yedisini birden ihlal etmektedir; tıbbın, öncelikle sağlığı gözetmeyi şart koşan “altın kuralı”na ve Primum Non Nocere (Önce Zarar Verme) ilkesine karşı gelmektedir.
   7. İnsan hakları açısından bakıldığında, sünnet yapan doktor:
A. İnsan haklarına saygılı davranmaktadır.
B. Temel insani haklardan biri olan, bedenin bütünlüğüne zarar vermeme ilkesini ihlal etmektedir. Çocuk, kendi izni olmadan normal beden parçalarının alınmasına itiraz hakkını kullanamamaktadır. Doktor, insanlar üzerinde deney yapmamayı hükme bağlamış olan Nuremberg Etik Kodu’nu (Nuremberg Code of Ethics) ihlal etmektedir.
   8. Risk açısından değerlendirildiğinde sünnet:
A. Son derece güvenli bir operasyondur.
B. Sadece ABD’de her yıl sünnetten çok sayıda çocuk ölmektedir.
   9. Komplikasyonlar açısından değerlendirildiğinde sünnet:
A. Çok az komplikasyon yaratır.
B. Yüzde yüz komplikasyon yaratan bir operasyondur. Gerekli ve yararlı bir organ yok edildiği için pek çok ağır komplikasyonun yanı sıra ölüme de sebebiyet verir.
   10. Sünnet derisinin kaybedilmesi:
A. Yetişkinlikte hiçbir olumsuz etki yaratmaz.
B. Cinsel ilişkiden alınan hazzı -kesilen derinin miktarına bağlı olarak- yüzde seksen oranında azalttığı için, cinsel yaşantıda ve evliliklerde sorunlardan, şiddet eylemlerinde artışa, cinsel yolla geçen hastalıklarda ve özellikle kırk yaşından sonra iktidarsızlıkta artışa kadar pek çok probleme yol açar.
 
Bu 10 sorunun da cevabı “B” şıkkıdır. Ancak Doktorlar “A” şıkkını daha fazla tercih ediyorlar. Dr. Denniston, başka konularda bilimsel kanıtları göz ardı etmekten çekinebilen doktorların, iş sünnete gelince efsaneleri kabullenmeye böylesine hevesli oluşlarının sebebini hemen her zaman kendilerinin de birer sünnet kurbanı olmalarıyla açıklıyor ve şunları söylüyor:
 

Kendilerinden önemli bir vücut parçası çalınmıştır ve bu kayıpla baş etmekte büyük güçlük çekerler. Kadın doktorlar söz konusu olduğunda da durum değişmez; ya oğullarının sünnet edilmesine ses çıkarmamışlardır ya da bir an bile sorgulama gereği duymadan yüzlerce kez birilerinin oğullarını sünnet etmişlerdir. Durum böyle olunca da, sapasağlam insanlara zarar vermiş olduklarını kabul etme cesaretini gösteremezler

 
 

Sünneti Yanlış Bulan Bilim İnsanlarımız

Dr. Sears (Pediatri):
 

Bazı tıbbi yararları olduğunu düşündüğünüz için bebeğinizi/çocuğunuzu sünnet ettirmeyin. Amerikan Pediatri Akademisi(AAP) en son çalışmalarında son yıllardaki verilere bakarak sünnetin tıbbi yararı olup olmadığını araştırmışlardır. Kararları : YOKTUR. Sünnetin yapılmaya değer tıbbi bir yararı yoktur. Üst deri penis başını korur. Doğayı kendi haline bırakın. İster Tanrı’nın isterse doğanın erkekleri bu şekilde yarattığına inanın. Erkeklerin üst deriyle doğmalarının bazı sebepleri olmalı. Tanrı’nın/doğanın yarattığını değiştirmeye çalışmak neden?


Prof. Dr. George C. Denniston (M.D., M.P.H., founded Doctors Opposing Circumcision) 
 

Dünya üzerinde erkek sünnetini tavsiye eden bir tane bile ulusal tıbbi topluluk olmadığını biliyor muydunuz? Evet, doğru duydunuz. Hiçbir ulusal tıbbi topluluk erkek sünnetini önermiyor. Neden uygulanmaya devam ediliyor peki? Bazı gelenekler o kadar eskiye dayanıyor ki bilinmesi gerçekten güç. Bazı durumlarda babası sünnetli olduğu için çocuğun babasına benzemesini isteyen aileler tarafından yapılıyor. Bazı aileler bütün çocukların sünnetli olduğunu düşünüyor ve kendi çocuklarının farklı görünmesini istemedikleri için yapıyor. Bazen doktorlar para kazanmak için ailelere tavsiye ediyorlar. Sünnet bir insanın penisindeki sağlıklı derinin yarısının başka bir insan tarafından kesilmesidir. Bunun bir çocuğa/bebeğe yapılması vahşettir. Vahşi ve zalimce bir eylemdir. Neden bu kadar sert ifadeler kullanıyorum? Çünkü sünnet kalıcı hasar verir. Kimsenin bu gereksiz prosedürü rızası olmayan birine yapmaya hakkı yoktur. Sünneti uygulayan kişiler sünnet sonucu bazen problemler çıkabileceğini söylüyorlar. Gerçek ise, her sünnet vakası soruna yol açar.

Dr. Haydar Dümen (Seksolog)
 

Sünnet bütünüyle olumsuz bir eylemdir. Baştan sona yanlış. Çünkü, adı ister Tanrı, ister doğa olsun, evrenin süreçleri içinde bedenimizde ne bir hücremiz fazla, ne eksiktir. Bu yüzden doğa ya da Tanrı hatalı imalat yaratmaz. Sünnet derisi erişkinlerde 2,5 – 3 mm kalınlığa ulaşabilecek iken, bunun kesilip atılması da çok büyük hatadır

Ord. Prof. Op. Dr. Cemil Topuzlu (Cerrah)
 

Sünnetten sonra sinir hastalıklarına tutulan çocuklar pek çoktur. Sünnetin asla faydası olmayıp, bilakis kötülüğü ve tehlikesi vardır.

Prof. Dr. Osman İnci (Üroloji)
 

Sünnet erken boşalmaya sebep olur. Sünnetsiz erkeğin cinsel gücü sünnetli erkeğinkinden daha fazladır


 

2 Yorum

Affan Bertrand    Diyor ki:
03 Kasım 2017 , 19:05:16

Sancınız ve emeğiniz için teşekkür ederim. Daha güzel bir dünya için gayretli ve yürekli insanlara ihtiyaç var. Umarım çalışmalarınız; tribüne oynayanların değil de hakikati arayanların eline ulaşır. Edip Yükselin videosunu tavsiye ederim, linkini buraya bırakıyorum; https://youtu.be/FKie-K_K7CU

Admin    Diyor ki:
03 Kasım 2017 , 19:45:27

Teşekkür ederim Affan Bertrand. Edip Yüksel'in o videosunu izlemiştim. Ama bilgilendirmek için linki vermenden dolayı teşekkür ediyorum



Yanlışlığına yüzde 100 kani olmadığımız düşünceye yok demeyin. İlimde kılavuzumuz: Sevgi ve Heyecan

En Son Yapılan Yorumlar