İmtihan Yeri Dünya ise Allah, 200 Milyar Galaksiyi Neden Yarattı?

Tabi bu soru sorulduğunda 200 milyar galaksi keşfedilmiş olabilir ama bu sayı doğru değildir. Evrendeki galaksi sayısından söz ederken, gökbilimciler genellikle 300 milyar gibi bir sayı verirler. Bu da yanıltıcı biçimde evrende 300 milyar galaksi olduğu sanrısı yaratıyor. Oysa gökbilimciler bu sayıyı verirken, “Samanyolu” veya "Andromeda” gibi büyük galaksileri kastediyorlar. Cüce galaksi olarak nitelenen küçük boyutlu galaksilerin sayısının ise 7-8 trilyon civarında olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca sadece Gözlenebilir Evren içerisindeki galaksilerden söz ediyorlar. Dolayısıyla tüm Evren'in yaklaşık %10'luk bir kısmından söz ediyorlar (evrimagaci.org)

Kur’an’ın evrenin insan için yaratıldığına dair bir iddiası yoktur. Bunu destekleyen tek bir ayet bile yoktur. Bu insan egosunun bir ürünüdür. Evren de başka Dünyalar ve başka yaşam formları da olabilir.  Aslında sorunun cevabı bu kadar. Ama ben yine de Kur’an bu konuda ne diyor onu da sizinle paylaşacağım. Bazıları Kur’an’daki Casiye suresi 13. Ayetini delil gösterip evren insan için yaratılmıştır sonucunu çıkarsa da bu sadece insanların çıkarımıdır. Ayetin böyle bir iddiası yoktur.
 

“Yine O göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından (bir bağış olarak) emrinize amade kılmıştır. Elbet bütün bunlarda da düşünen bir toplum için sayısız mesajlar vardır.” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- CASİYE 13)

Bu ayette geçen emrimize amade edilmesi ile kasıt şudur: Evrendeki her şey yaşama hizmet etmektedir. Mesela toprak nasıl besin ihtiyacımızı gideriyorsa Güneş de ışığını göndererek bitkilerin enerjiyi besine dönüştürmesine yardımcı oluyor. Bu ayetten evren insan içindir anlayışı çıkmaz. Bir şey sizin emrinize verilmişse (tabi bu ayette bu kavram soyut olarak kullanılmıştır) bunun maksadı bizim yaşamamız için Allah’ın, evrenin belli bölümünü bize tahsis etmesidir. Sonuç olarak bir şey sizin emrinize verilmişse sadece sizin için yaratılmıştır mantığı çıkmaz. Belli bir dönem hayati ihtiyaçlarımızı karşılamamız için emanet olarak verildiği anlamı çıkar. Bazıları da hiç alakasız olmasına rağmen Bakara 29’u delil göstererek her şey insan için yaratılmıştır mantığını savunuyor ki bunun da Kur’an’la bir bağlantısı yoktur.
 

“Yeryüzündekilerin tümünü sizin için yaratan, sonra göğe yönelerek onu yedi gök olarak düzenleyen O’dur: Nihayet her şeyin bilgisine sahip olan da O’dur.”  (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- BAKARA 29)

Ayet sadece Dünyadaki nimetlerin insanlar için yaratıldığından bahsediyor. Evrenle alakası yoktur bu ayetin.

Bilim Evrenin Bu Kadar Büyük Olması Hakkında Ne Diyor?

 

“Eğer yıldızlar birbirlerine biraz daha yakın olsalar, astrofizik çok da farklı olmazdı. Yıldızlarda, nebulalarda ve diğer gök cisimlerinde süre giden temel fiziksel işlemlerde hiçbir değişim gerçekleşmezdi. Uzak bir noktadan bakıldığında, galaksimizin görünüşü de şimdikiyle aynı olurdu. Tek fark, gece çimler üzerine uzanıp da izlediğim gökyüzünde çok daha fazla sayıda yıldız bulunması olurdu. Ama pardon, evet; bir fark daha olurdu: Bu manzarayı seyredecek olan "ben" olmazdım... Uzaydaki bu devasa boşluk, bizim varlığımızın bir ön şartıdır.” (George Greenstein, The Symbiotic Universe, s. 21)

Astrofizikçi George Greenstein’in de yukarıda belirttiği gibi evren daha küçük olsaydı yaşam olmayacaktı. Bugün ki büyüklüğü yaşamın oluşması için tam da gerektiği büyüklüktür. Evrendeki gök cisimlerinin dağılımı, insanın yaşamı için tam olması gereken yapıdadır. Dev boşluklar, amaçsız yere ortaya çıkmamışlardır; amaçlı bir yaratılışın sonucudurlar. Michael Denton, Nature's Destiny (Doğanın Kaderi) adlı kitabında şöyle yazar:
 

Süpernovalar ve aslında bütün yıldızlar arasındaki mesafeler çok kritik bir konudur. Galaksimizde yıldızların birbirlerine ortalama uzaklıkları 30 milyon mildir. Eğer bu mesafe biraz daha az olsaydı, gezegenlerin yörüngeleri istikrarsız hale gelirdi. Eğer biraz daha fazla olsaydı, bir süpernova tarafından dağıtılan madde o kadar dağınık hale gelecekti ki, bizimkine benzer gezegen sistemleri büyük olasılıkla asla oluşamayacaktı. Eğer evren yaşam için uygun bir mekan olacaksa, süpernova patlamaları çok belirli bir oranda gerçekleşmeli ve bu patlamalar ile diğer tüm yıldızlar arasındaki uzaklık, çok belirli bir uzaklık olmalıdır. Bu uzaklık, şu an zaten var olan uzaklıktır. (Michael Denton, Nature's Destiny, s. 11)

Yani evrendeki boşluklar, yıldızlar, galaksiler vb.. her şeyin birbirine uzaklığı hayati derecede önemli. Ateistin bilmesi gereken ilk şey şu: imtihan dünyasında değil imtihan evreninde yaşıyoruz. Biz yaşıyorsak bunu tüm evrenin istikrarlı bir şekilde birlikte çalışan uyumuna borçluyuz. Dünya’daki yaşamın oluşmasının evrenle ne alakası var diyenleriniz olacaktır. Ateist bilim adamı olan Richard Dawkins’i dinleyelim:
 

“Sadece yaşam dostu bir gezegende değil aynı zamanda  yaşam dostu bir evrende bulunuyoruz…. Gece gökyüzüne baktığımızda yıldızları görmemiz rastlantı değildir çünkü yıldızların varlığı çoğu kimyasal elementin oluşumunda ilk koşuldur ve kimyanın etkisi olmadan yaşam olamazdı. Fizikçilerin hesabına göre, eğer fizik kanunları ve değişmezleri bir parça bile farklı olsaydı, evren yaşamı imkansız kılacak şekilde gelişirdi” (TANRI YANILGISI S.135, RİCHARD DAWKİNS)

Dawkins şunu diyor: Bugün bilim yaşamın oluşması için gerekli elementlerin uzaydan geldiğini ispatladı. Yıldızlar birer element oluşturma fabrikasıdır. Yıldızlar belli bir sürenin sonunda patlıyor ve o patlamanın etkisiyle evrene saçılan elementler sayesinde yaşam var oldu. Yani uzak yıldızlar bile yaşamımıza hizmet ediyor. Yaşam dünya sayesinde olmadı evrenin tamamı sayesinde oldu.

Peki tüm bu bilimsel verilere rağmen koskoca evrende sadece dünyada yaşam formu olsaydı ve tüm evrendeki bu sistem dünyadaki yaşam formuna hizmet etseydi ne olacaktı? Elbette Tanrının büyük bir zahmete katlandığını ve israfa girdiğini düşünmeyecektik. Çünkü israf sınırlı kaynakların gereksiz yere harcanmasıdır. Allah’ın kaynakları sınırsız olduğu için Tanrı için israftan söz edilemez. Bilim sayesinde biliyoruz ki tüm bu evren  olmasaydı yaşam olmayacaktı. Aslında sanıldığı gibi diğer yıldızlar, sistemler ve boşluklar boşu boşuna yaratılmış değildir. Tüm evrende sadece dünya bile olsa yine mantıksız olmaz. Bu Allah’ın muazzam büyük bir evrende bir kum tanesi bile olmayan bir kısmında yaşamı var edebilme kudretini ve gücünü gösterirdi. Çünkü Allah için bir gezegen olan dünya’yı yaratmakla 300 milyar galaksi yapmak arasında zorluk bakımından zerre fark yoktur. İkisi de Allah için basittir. O “ol” der o da “oluş sürecine” girer. Ayrıca bu soruyu soran biri şöyle bir hatayı da yapar. Sanki evren daha küçük olsa daha mantıklı gelecek kendisine. Allah isteseydi güneşi de yaratmazdı sadece dünya gibi her şartı sağlayan bir sistem kurabilirdi buna gücü yeter. Ama Allah yaşam formu oluşturmak için bu sistemi uygun gördü ve yarattı. Şimdi bu konuda Ateistler’in bir yönüne vurgu yaptıktan sonra konuya döneceğim. Ateizm de salt bir mantık yoktur. Belli bir çizgisi yok. Her ateist kendine göre şekillendiriyor ateizmi.
  • Georges Politzer: Evrenin başlangıcı olduğu bulunursa yaratılışı kabul ederiz. (Geçen Asır)
  • Celal Şengör: Ben ateist olduğum için Big Bang’i kabul etmem.(Günümüz)
100 yıl önce yaşamış olan bir ateist olan politzer evrenin başlangıcı olsaydı  kabul edeceğiz derken günümüz ateisti Celal Şengör –bilimin ispatlamasına- rağmen evrenin başlangıcını kabul etmem diyor. Big Bang ispatlanınca argüman değişti şimdi Richard Dawkins Tanrıyı Kim Yarattı? diyor. Yani geçen asrın argümanları ellerinde patlayınca mantıklı mantıksız söylemlere sarılıyorlar.
  • Ernst Heackel: Hücre basit yapıda kendi kendine oluşabilir. (İki Asır Önce)
  • Ergi Deniz Özsoy: Hücre çok kompleks. Neden yaratıcı bu kadar kompleks yaratsın? (Günümüz)
Ne olsa kabul edilecek? Evrenin başlangıcı olduğu bulunursa kabul edeceğiz dediler etmediler. Hücre basit olduğu için kendi kendine oluşur diyordunuz. Hücrenin kompleks olduğu bulununca şimdi de niye bu kadar kompleks? diyorsunuz.  Biz insanlar balık hafızalıyız. Dünden bugüne ateistler ne demiş diye bakarsak aslında mantıklarını reddetme üzerine kurduklarını görürsünüz. Mantıklarını bilim üzerine kurdukları iddiasına bir eleştri olması için yukarıdaki örnekleri verdim.

Yukarıdaki kısa özeti şunun için anlattım: Eğer sadece Güneş Ay ve Dünya yaratılsaydı ne diyeceklerdi? Bu sefer de madem Allah sonsuz güç ve kudret sahibi o zaman O’nun için 3 gök cismi yaratmakla 3 katrilyon gök cismi yaratmak arasında hiçbir fark olmaması lazım. Neden 3 gök cismi? Tanrı daha fazlasını yaratacak güçte değil mi?
Sadece bir ateist için demiyorum ama cevap bulmak için sorulmayan her soru muhatabıyla alay etmek için kurgulanır. Bu tuzağa Müslüman gençlerimiz düşmemelidir. Allah için 3 gök cismi yaratmakla 3 katrilyon gök cismi yaratmak arasında bir fark yoktur. Sadece ona ol der ve oda oluş sürecine girer. Süreçli,aşamalı yaratmak Allah’ın prensiplerinden biridir. Yukarıdaki sorunun cevabını din değil bilim veriyor zaten. Dünya'daki yaşamın var olması için şuanki evrenin tamamına ihtiyaç vardı. Bu yüzden yukarıdaki anlamsız soruyu ateist bilimadamları değilde halk tabanlı ateistler sorar. Onlara tavsiyem  bilimsel kaynakları alıp okumaları.
 




 

15 Yorum

susema.net    Diyor ki:
25 Mart 2017 , 22:39:49

Allah sadece 3 gezegen yaratmış olsa idi bunu az göreceğimizi ve sorgulayacağımızı sanmıyorum. Söylemek istediğim karışık ama yine de deneyeyim. Yaratılan gezegen sayısı 3 olsa idi biz çok gezegenli bir dünyanın nasıl bir şey olacağını hayal edemiyor olacaktık. Yok olan bir şey yoktur dolayısıyla şu an Allah'ın cennet için yarattığını vaad ettiği şeyleri düşündüğümüzde aklımıza pek bir şey gelmiyor. Benim gelmiyor. Sadece hayal ettiğimde yaratılan şeylere benzerliklerini düşünerek bir şeyler ortaya çıkarabiliyorum ki Allah bu konuda değişik şeylerle karşılacağımı söylüyor. Gözlerin görmediği kulakların duymadığı.. Falan.. Kısaca az yaratılmış olması bizim açımızdan bir fikir değişikliğine sebep olmayacaktı. Ama çok yaratıldı. Belki O'nun yüceliğini, ne kadar büyük olduğunu biraz olsun kavrama şansına sahip olabiliriz, kavrayamayacağımızı ifade ederek. Yazı için teşekkürler.

susema.net    Diyor ki:
25 Mart 2017 , 22:53:40

Bu konuda lisede Felsefe öğretmenimizin anlattığı bir hikayeyi hiç unutmam. Sokaktan toplatılan bir grup fakir insana, hiç tahmin dahi edemeyecekleri bir hafta geçirtirler. 1 hafta boyunca dünyanın en güzel yerlerinde kalıp dünyanın en güzel yiyeceklerini yerler. Sonrasında kendi çöplüklerine geri gönderilirler. Ama dünya onlar için artık yaşanmaz haldedir. Sebebini sorarlar, "Neden? Yani zaten daha önce de bu şekilde yaşıyordunuz". Cevap ilginçtir: "Daha önce neler kaçırdığımızı bilmiyorduk". Derler. Sizler için alakasız bir hikaye olabilir. Ama aksine bana oldukça vurucu gelir. Yani hiç bilmediğimiz bir şey yaratılmamış olsa idi bizim için zaten değişen bir şey olmayacaktı, bilmiyorduk. Bence bu kadar çok şeyin yaratılmış olması neler yaratabileceğini bize çok açık bir şekilde gösteriyor.

Admin    Diyor ki:
26 Mart 2017 , 08:23:06

Ben konuyu pek anlayabildiğiniz kanaatinde değilim. Elimizde sadece Dünya gibi bir gezegen, Ay gibi bir uydu ve Güneş gibi bir yıldız olsa bunların daha fazlasını hayal edebilirdik. Yani yine varolmayan şeyleri değil var olan bu 3 türün neden az olduğunu sorgulayabilirdik. Bunun önünde bir engel olmazdı. Kurduğunuz mantık hatalıdır. Ayrıca felsefe örneği de konuyla bağlantısızdır.

susema.net    Diyor ki:
26 Mart 2017 , 09:17:17

Örneğim bir açıdan benzerlik gösteriyor ama söylediğim gibi yakalamak oldukça zor. Bakın bugün insanlar kanatlı olmuş olsalardı ve uçabilselerdi, bunu yadırgamayacaktık. Doğru söylüyorsunuz hayal ederdik ama bu hayal uçan insanın ağzından ateş çıkarmasını hayal ettiği gibi farazi bir hayal olurdu. Ama hiçkimse yaratılmamış bir şey için Allah neden bu kadar az yaratmış demezdi. Bu çok sakat bir anlayış. Az yaratılma ölçütünüz bile yokken elinizde böyle bir şey söylemezdiniz. Bakın Allah gezegeni bambaşka ve çok daha mükemmel yaratabilirdi dimi? Ama bugün kimse Allah neden öyle yarattı diyor mu? Hayır çünkü öyle dediğimiz şekli bile bilmiyoruz. Çok karışık cidden söylemek istediğim, anlamadıysanız zorlamayın :D Ben de zorlamayacağım anlatmak için, bu bir bakış açısı. Yaratılmayan size verilmeyen bir durumu, yokluğu kafada canlandıramıyorsunuz, bugünkü hali ile düşünüyorsunuz örneği. Neyse.

Admin    Diyor ki:
26 Mart 2017 , 11:42:47

Mantığınızın hala hatalı olduğunu düşünüyorum. İki asır önce hücre kompleks olmadığı için reddedenler şimdi hücre kompleks diye reddediyor. Şu an evrendeki kara delikleri vs.. düşünmeyin. Evrende sadece Güneş (Yıldız), Ay (Uydu), Dünya (Gezegen) olduğunu hayal edelim. Bir ateist niçin bu kadar az (bir tane) gezegen, yıldız ve uydu var diyeceklerinden pek şüphem yok. Çünkü mantıkları bu. Bu sefer Tanrının daha fazlasını yaratacak güçte olup olmadığı üzerinden bir inkar mantığı geliştireceklerdi. Şimdi daha net anlamanız için bir örnek vereyim. Ortada bir elma var ben diyorum ki ateist diyecekti ki niçin sadece bir elma var.? Niçin 10 elma yok? Ama siz diyorsunuz ki ateist birden daha fazla elmayı hayal edemezdi. İnsan yokluğu hayal edemez. Yani siz mantık hatası kuruyorsunuz. Aslında elma var yani yokluğu hayal etmiyor daha fazlasını hayal ediyor. Mesela biz evrende henüz tek bir hayatı biliyoruz: o da dünya. Fakat bu evrende başka gezegenlerde yaşam formu olabileceği hayaline engel olmuyor. Ben de öyle hayal ediyorum. Hatta evrenimiz dışında birçok evren dahi olabilir. Bunu da hayal edebiliyorum.

susema.net    Diyor ki:
26 Mart 2017 , 11:50:27

Bu konuda farklı düşünüyoruz. Saygılar.

Murat    Diyor ki:
26 Mart 2017 , 12:47:39

Ben bu konuda Admin gibi düşünüyorum. Ki çoğu zaman görüyorum ki ateist akıl bir cevap bulmaktansa olayı yokuşa sürmeye çalışır. Kendince mantıklı bir soru sorduğunu veya mantıklı bir cevap verdiğini zanneder. Özellikle Allah konusunda atıp tutmaya çok meyilli bir kafa yapısına sahip olduklarını düşünürüm. susema.net'in "öyle düşünmezlerdi" demesine katılmıyorum çünkü geçmişteki örneklerden de gördüğümüz gibi önlerine kanıt çıksa dahi '' ki daha önce böyle olsa bizde kabul ederdik'' demelerinden anlıyoruz ki oluşan durumlar ne olursa olsun hep daha farklı düşünme ya da madem Allah var o zaman neden şöyle yaratmadı deme işgüzarlığında bulunmaları bana kaçınılmaz bir sonmuş gibi geliyor....

GAVAN    Diyor ki:
27 Mart 2017 , 22:56:19

Sayın Admin yararlı çalışmalarınız için teşekkür ederim. İhtiyaç olan bazı alanlarda katkılarınız oluyor bence. Yazınızda bir noktayla ilgili geliştirme niyetli naçizane kendi açımdan görüleni paylaşmak isterim. ... "Yani geçen asrın argümanları ellerinde patlayınca mantıklı mantıksız bir bahane arıyorlar..." yargınızda aynı anlayışa sahip farklı zamanlarda yaşayan insanların farklı yaklaşımları bireysel olup hepsini bağlamadığından, topluluk olarak tutarsızlık arzeden bu durumun bireysel anlamda bir bahane arayışı olarak lanse edilmesi doğru bir kanaat olmaz diye düşünüyorum. Her anlayıştan/dinden/paradigmadan tüm bireyler (nietzche'nin tabiriyle yığınlar) olmasa da az sayıda birey kendi iç tutarlılığı içinde anlayışını/inanışını/ideolojisini yaşamaktadır ve genellemelerle süpürülmeyi hak etmemektedir. Ateistlerin inkar yaklaşımı neyle açıklanabilir? sorusunun cevabı olarak "bahane" demekten çok anladığım kadarıyla Kuranda belirtilen "kibirlerinden dolayı olabilir[örn:enam 93] (bu kibir şöyle açıklanabilir kannatimce; beyinlerini,kendilerini, algılarının, düşünce dünyalarının kusursuz olduğu zannı ile merkeze kendilerini alıp geri kalan herşeyi kendilerine göre konumlandırma hastalığı), tercihleri böyle olabilir [örn: isra 15], arzularından dolayı olabilir [örn: kehf:28], yan duran tasavvurları olabilir [örn:rad 11], inancı bir tercihten çıkaracak olan bilimsel deilil isteği olabilir [örn: nisa 153,Enam 8-9] , güç hırsı ya da kendine yakıştırmamak olabilir [örn: Hud:27] ....vb." "Dünden bugüne ateistler ne demiş diye bakarsak aslında mantıklarını reddetme üzerine kurduklarını görürsünüz." demişsiniz bu gayet normal bir tavır. Çünkü İnanç bir tercihtir(yukarda belirttiğim inancı tercihten çıkarma ile ilgili örnek gösterdiğim ayeti bu şekilde anlıyorum). Bir müslüman olarak inanmaktan yana tercihimi kullandıktan sonra buna göre kavram/fikir/hayal/kalp ... dünyamı inşa ediyorum ya da ediliyor. Bu tutumum başkaları tarafından "bahane arayışı" olarak lanse edilmesi fikrin değil kişiliğin yargılanması olur diye düşünüyorum.

GAVAN    Diyor ki:
27 Mart 2017 , 23:09:13

Sayın Susema. Paylaşımlarınızdan (yanlışsam düzeltin lütfen), insanın var olanlardan şahit olabildiklerini türetip yeni bir şey oluşturabildiği ve %100 orijinal bir yaratıcılık sergileyemeyeceğini anladım. Buna katılıyorum. Hatta Kuranda verilen cennet-cehennemle ilgili ayetlerden İnsanların algılarıyla şahit olamadıklarını tasavvur edemeklerinden olacak ki şahit olduğumuz örnekler veriliyor şeklinde anlıyorum. Ancak evrenin genişliği ve gezegen konusunda sadece 3 gezegen olsaydı bile insanlar yinede neden daha fazlası yok diye düşünebilirlerdi. Çünkü 3 gezegenli evrende insanlarda azlık-çokluk kavramı yine olacağı varsayımından neden 3 gezegen olmuş neden daha fazlası yok şeklinde düşünülebilirdi. Mesela bir evren olduğu kabulü üzerine bile insanlar "paralel evrenler, iç içe sonsuz evrenler..." şeklindeki fikirlere/teorilere sahipler. Çünkü algıları bu kavramlara (az-çok,sosnsuz-sıfır...) şahit olmuş. (Paylaşımlarınızı eksik ya da yanlış anlamış olabilirim, yorumlarım gerkesiz,haksız, ağır,incitici,alakasız... olabilir aceleciliğime ve yorgunluğuma bağışlayın :) )

Admin    Diyor ki:
28 Mart 2017 , 12:06:07

Sayın Gavan çok değerli katkılarda bulundunuz. "inancı bir tercihten çıkaracak olan bilimsel deilil isteği olabilir [örn: nisa 153,Enam 8-9]" fikriniz gayet mantıklı ve ateistlerin en ağır basan isteği olarak görüyorum. Verdiğiniz diğer sebeplerde gayet güzel ve mantıklı. İnancın bir tercih olduğu vurgusu islamda yaygın kanaattir ve doğrudur. Fakat Tanrı bilimsel delil göndererek inancı bir tercihten çıkarıp onu reddedilmez bir gerçek haline getirmek istemediği de açık. Ben bir teist olarak Kur'an'a baktığımda tamamen bilimsel delil olarak gördüğüm birçok ayeti bir ateist bilim dışı görüyor. Kur'an'ın bu noktada her bakana farklı sunumu var. Yani esnetilebilir, bükülebilir bir evren gibi. Yukarıda ki yazımda "Ateizm de salt bir mantık yoktur. Belli bir çizgisi yok. Her ateist kendine göre şekillendiriyor ateizmi." gibi birkaç cümle kurdum. Burada şunu demek istiyorum. Biri hücre basit deyip bununla ateizmi kanıtldığı iddiasındayken diğeri tam tersi bir iddia ortaya atıp hücre çok karışık bu da ateizmi kanıtlar demektedir. Zıt iki görüş ateizmi değil hiç bir düşünceyi ispatlamaz. Yani iki zıt görüşten biri yanlış olmak zorunda. Ben kalkıp evren küçük o halde Allah'ı ispatladım dersem başkası da kalkıp evren büyük yine Allah'ı ispatladım diyemez. İki düşünceden biri yanlış olmak zorunda. Yukarıda verdiğiniz ayetlerdeki sebepler nedeniyle reddettikleri konusunda sizinle hemfikirim. Onlar da tıpkı bizim gibi bir tercih yapıyorlar. Fakat onlar çok derinlerinde saklı bir şeyi itiraf etmekten çekiniyorlar. Tercihlerinin bilimsel kanıtlarla desteklendiği yanılgısı. Bu yüzden yok hücre basit o yüzden kabul etmedim yok hücre kompleks yine bu yüzden kabul etmedim söylemleri Tanrısızlığı bilimsel kanıtlarla çürüttükleri yanılgısını oluşturuyor. Bu tür yazılarımda amaç onların reddetme sebebinin bilimsel kanıtlar olmadığını göstermek. Onlar da sadece inanç tercihi yapıyorlar. Biz inanmaktan yana bir tercih ortaya koyarken onlar inanmamaktan yana bir tercih ortaya koymaktalar. Bilim henüz tarafsız.

susema.net    Diyor ki:
28 Mart 2017 , 16:56:29

@Murat, o konuda ben de sizler gibi düşünüyorum. İnanç -sanırım hepimizin hemfikir olduğu gibi- bir seçim meselesi. İnsan seçer ya da seçmez, sonrasını buna göre inşaa eder. (Samimi olup arayış içinde olanlar sanıyorum bulacaklardır). Zaten şöyle bir cümle kurmuşum: "Yani hiç bilmediğimiz bir şey yaratılmamış olsa idi bizim için zaten değişen bir şey olmayacaktı, bilmiyorduk." Tekrar söyleyeyim, @admin'in dediği gibi 3 gezegenli bir dünyada yaşıyor olsaydık şu an hiçbir değişiklik olmayacaktı, bugün ne ise o. Dedim, arkasındayım. (Tabii ki inanmak istemeyen yine bir şekilde inanmaz zaten, seçimini yapıyor, istediği kadar bilim yaptığını düşünsün, bu konuda sizlerle aynı fikirdeyim).

susema.net    Diyor ki:
28 Mart 2017 , 17:13:32

@GAVAN, inanmayanlar ile ilgili çok güzel şeyler söylemişsiniz Kur'an kaynaklı, neden inanmadıkları hep merak konum olmuştur. "Hayal edemiyorduk" diye kurduğum cümleyi bir sonraki yorumumda düzeltmiştim, yanlış ifade etmişim öncesinde. Şöyle demişim: "..Doğru söylüyorsunuz hayal ederdik ama bu hayal uçan insanın ağzından ateş çıkarmasını hayal ettiği gibi farazi bir hayal olurdu.." Verdiğiniz paralel evrenler örneği çok güzel ama bu beni haklı çıkarır. Paralel evrenlerin, bilimsel olarak hiçbir bağlayıcılığı yok. Tamamen farazi. Hatta ateistlerin işgüzarlığı diyelim. Swinburne bu konuda şunu söylüyor: "Evrenimizin düzenliliğini açıklamak için bir Tanrı yerine sonsuzca başka evren varsaymak, mantıksızlığın en üst düzeyi gibi görünüyor.". Kısaca, ilk yorumlarda hayal edemiyorduk kısmı yanlış bir ifade oldu, sonrasında düzelttim ve farazi hayaller olur dedim. Eh, kabul edersiniz ki bilimsel bir değeri olmayan hayal ürünlerini de bilimmiş gibi kabul edemeyiz. Bilimkurgu filmlerine konu olurlar ancak.

susema.net    Diyor ki:
28 Mart 2017 , 17:27:01

Çünkü biraz yanlış anlaşıldığımı düşündüm. Toparlayayım. Birincisi inanmayı seçmeyecek insanların kendilerini haklı çıkaracak bir açıklamaları muhakkak olacaktır. Örneğin @Gavan'ın, Paralel Evrenler örneği çok güzel. İnanmak istemeyenler şu anki mükemmel dengeyi tesadüfle açıklayamadıkları için, sonsuz bir evrenler sistemini getirerek olasılık imkanlarını var etmek istiyorlar. Yani tamamen farazi bir şey. Neyse, konumuz ateistlik ise de ben de sizler gibi düşünüyorum :D Sadece @admin'in yukarıdaki bir cümlesine takıldım biraz. Onda da haklı olduğumu düşünüyorum. 3 gezegenli bir dünyada yaşamış olsa idik bugün bizler açısından herhangi bir fark olmayacaktı. Şayet paralel evrenler kanıtlanırsa memnuniyetle hatamı kabul ederim.

susema.net    Diyor ki:
28 Mart 2017 , 17:46:13

Toparlayamadım. Çok boş bir şey olmuş burada. @admin, sil bunları :D Sadece 1 cümleye takıldım o kadar.

Admin    Diyor ki:
28 Mart 2017 , 18:52:17

Katkılarınız için teşekkürler sayın susema.net :))



Ne için yaşadıklarını bilmeyen insanlarla yaşamak güçtür

En Son Yapılan Yorumlar