Fatih Sultan Mehmet Ve Vezir Çandarlı Kara Halil Paşa

Osmanlıda Fatih Sultan Mehmet  neden devlet kademelerini devşirmelerle doldurdu ve neden devlet görevlilerinin malına el koyma sistemi olan Müsadere sistemini getirdiğine deyinmek istedim. Yazar İslamoğlu'nun kaleminden yansıyanlar şöyle: " Osmanlı yönetim sistemi Fatih'e gelinceye kadar tam monarşik bir sistem değildir. İstanbul alınıncaya kadar tam anlamıyla hiçbir osmanlı sultanı "Monark" olamamış, rejim de "mutlakiyet" rejimi değildir. Padişiahın yetkileri sanıldığından daha da sınırlıdır. Bir tür şura sistemi hakimdir. Bu sistemde ilk köklü değişikliği kudretli hükümdar Fatih yaptı. O zamana kadar devlet ahiler, gaziler, akıncı beyleri tarafından ortaklaşa yönetiliyordu. Bu güçler isterse sultanı bile tahtından indirebiliyorlardı. Bunun son çarpıcı örneği ahi teşilatının son ünlü liderlerinden Vezir Çandarlı Kara Halil paşa'nın Fatih henüz Fatih değilken birinci saltanatında (12 yaşında iken) tahtından indirip yerine babası Murat'ı geçirmesidir. Bu öyle anlatıldığı gibi "gönül rızasıyla" (Fatih'in babası Murat'a gönderdiği görevine dön mektubu hikayesi) gerçekleşmedi. Bir darbe sonucudur. Çandarlının ve yönetime ortak güçlerin elbirliği ile gerçekleştirdiği son derece zorlu ve çetin bir operasyondur. Bu güçleri Fatih nicedir aklına koyduğu halde devre dışı bırakamamıştır. istanbulu almasının birici amacı elbette "Fethi-ekber"dir. Rızayı ilahiye ermektir. Fakat tali amacı konumunu güçlendirip bu baskı güçlerinden kurtarmaktır. Bu baskı güçlerinin başında da çandarlı ailesi gelmektedir. Çandarlı ailesi, tımar sistemi sayesinde padişahtan sonra Osmanlının en varlıklı ailesidir belki de. Bence istanbul'un fethinde Fatih ne kadar samimi ise Çandarlı Halil de o kadar samimidir. Çandarlı fethi engellemek isterken fethin ardından Fatih'in gerçekleştireceği büyük dönüşüm projesinin geleceğini anlamıştı. Aslında iki taraf birbirine öldürücü darbeyi vurmak için konumlarını güçlendirmek istiyordu. İstanbulun fethi Fatih'e istediği fırsatı kazandırdı. Fatih fetih şenliklerinin bitmesini dahi beklemeden azletmekten bile korktuğu güçlü veziri Kara Halil'i daha fethin ikinci günü bir at arabasına apar topar attırıp Bursa yolunda katlettirmesi başka nasıl izah edilebilir? Bu kadarla da bitmiyor. Hemen ardından devlet örgütünde söz sahibi ne kadar baskı gücü varsa bir bir temizliyor. Osmanlı sisteminde yeni bir devir açan "Devşirme/Kul Bürokrasisi" sistemini kuruyor. Cidden askeri bir dehaya sahip olan Fatih, yerli baskı güçlerinden boşalan yerlere hiçbir sosyal tabanı olmayan devşirme kökenli adamları atıyor. İşte bu köklü değişiklik şüra ve şeriate dayalı "Gazilik" dönemini bitirip örfe dayalı "imparatorluk döneminin" başlaması anlamına gelmektedir. Baskı güçlerinden gelen aşırı tepkiye dayanamayan Fatih, Çandarlının ve diğer yerli paşaların Müsadere sistemiyle el koyduğu mallarını geri vermek zorunda kalacaktır." (Mustafa islamoğlu, Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi)


Bu makalede yazara katılmadığım tek nokta Fatih'in istanbulu ilahi rıza için işgal etmeye çalışmasıdır. Ben Hz.muhammed'den sonra ki fetihlerin çoğunu işgal olarak görüyorum. İslam savunma amaçlı olmayan savaşa asla izin vermez. Sadece karşı tarafın sizin hürriyetinizi,güvenliğiniz vb..  gibi alanlarınıza müdahale ederse saldırma hakkına sahip oluyorsunuz. Hatırlayın bedir savaşını. Peygamber ve arkadaşlarının evleri mekke de yağmalanıyordu. Durum bu derece vahimken bile Allah müminlere savaş izini vermiyordu. Bazı sahabiler saldırı için peygamber'e baskı yapmasına rağmen izin alamıyorlardı. Peygamber kendisine savaş açanlara karşı savaşıp mekkeyi aldı. Emeviler, Abbasiler, Osmanlı veya bazı halifeler döneminde olduğu gibi karşı tarafdan hiçbir tehdit ortada yokken kalkıp savaş açıp bunun adına da cihat demedi.  Değerlerini, onurunu, malını, canını vs.. gibi konularda insanın kendisini koruması hariç savaşmak cihad değil işgaldir.


Alice: Hangi yoldan gideyim?
Kedi: Nereye gittiğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin bir önemi yok!

En Son Yapılan Yorumlar