Din Boş bir Lakırdıdan İbaret Midir?

  • Bilim, çiçek hastalığının kökünü kazımış. Dirençli virüslere karşı zafer kazanmış , en ölümcül Bakterilere karşı bağışıklığı bulabilmiş ve hiç boş durmamış. Din ise hiç bir şey yapmadan, sadece olmayan hayaletlere boş lakırdılar ve dualar göndermiş ve baş belası bir ruhtan bahsetmiş. (RİCHARD  DAWKİNS – THE  GOD  DELUSİON:TANRI YANILGISI)
Dawkins bir bilim adamı olabilir ama bu onun dinler hakkında bilgisiz olduğu gerçeğini örtemiyor. Din ile bilim çatışmamasına rağmen öyleymiş gibi bir algı oluşturma çabası var. Bunu yaparken Hristiyanlığı temel alıyor. Hristiyanlık dini bilim ile çatışıyorsa tüm dinler çatışıyordur mantığı kendisine hakim. Gelelim  Dawkins’in yukarıdaki görüşlerine. Bilim din’in ilgi alanlarından biridir.  Zerre kadar tarih bilgisi olan herkes bilir ki binlerce yıldır din ile uğraşan din adamları aynı zaman da o toplumun bilim adamı sınıfını da oluşturuyordu. Antik Mısır’a bakın. Firavunun rahipleri aynı zamanda Mısır’ın bilim adamlarıydı. Nil nehrinin taşma oranlarını baz alarak matematiksel hesaplar yaptılar. Aynı şey İslam bilginleri için ve Hristiyan rahipler için de geçerlidir. Başka başka dinlerde de bunun örneği mevcut. İslam bilim yapmamız için bizi teşvik eder. Dağlara bakın, yerleri gezin, gökleri nasıl yaptığımıza bakın, kendi vücudunuza bakın vs.. birçok söylemle bizi bilime yönlendirir. Ameɾikalı felsefeci, taɾihςi olan Will Durant şunları söylemiştir:
 

“Tarihte ilk dispanserleri, ilk eczaneleri açanlar Müslümanlardır. İlk eczacılık okulunun kurucuları ve eczacılık hakkındaki eserlerin yazarları da yine Müslümanlar olmuştur. Müslüman hekimleri banyonun şiddetle taraftarıydılar. Bilhassa nöbetlerde ve buhar banyosu şeklinde bu usule başvuruyorlardı. Çiçek ve kızamık hastalıklarına karşı islam hekimlerinin geliştirdikleri tedavi şekline bugün bile eklenecek fazla bir şey yoktur. Müslüman hekimleri ameliyatlarda solunum yoluyla anestezi yapıyor ve bu maksatla derin bir uyku veren haşhaş ve ona benzer başka bitkilerden faydalanıyorlardı. “ (WİLL DURANT- THE  AGE  OF FAİTH:İNANÇ ÇAĞI)

“700'den 1200'e kadar, Müslümanlık, iktidar gücünün düzeni ve yaygınlığı hayat seviyesi, görgü, insan haklan dini hoşgörü, edebiyat, ilim, tıp ve felsefede bütün dünyaya öncülük etti. “  (WİLL DURANT- THE  AGE  OF FAİTH)

Din alimlerinin bilimle uğraşması sayesinde yüzlerce yıl bilim gelişti. Ama Richard Dawkins bilimi bu noktaya getirenin kendisi gibi ateistler olduğu yanılgısını Tanrı yanılgısıyla karıştırmaktadır. Zaten ünlü kitabı The God Delusion'da neredeyse tüm bilim adamlarının ateistliğine dair görüşlerine ve kanaatlerine yer verir. Hem de hemen hemen kitabın büyük bir bölümünde. Ama tarih şahittir ki ilk defa İslam bilginleri, Dünya'nın yuvarlak olup, ekseni etrafında döndüğü teorisini iddia ettiler. Biruni, Dünya'nın yuvarlaklığını eserlerinde hiç tereddüt etmeden kabul etmekle beraber, her şeyi arzın merkezine doğru çeken kuvveti de tespit etti. Yani yer çekimini Newton’dan çok önceleri  Biruni ve Ebubekir El Razi dillendirmişti. Razi değil de Newton bulmuş olsaydı bile yine bir şey değişmezdi. Çünkü o da koyu bir dindardı. Hayaletlerin, boş lakırdıların, ruhların peşinden  gittikleri için mi bu kadar önemli buluşlara imza attılar bu İslam veya Hristiyan bilginleri ? Kalıtım’ın babasının bir rahip olan Mendel olduğunu unutmamalıyız. Ondalık sayıları bulan kişinin İslam Bilgini El- Harezmi olduğu ya da burada anamadığım yüzbinlerce bilim/din adamlarını. Ruhların peşinden gidenler mi bu buluşları buldular?
 
Yukarıda Dawkins birbiriyle problemi olmayan iki farklı olguyu karşılaştırıyor: Din ve Bilim. Fakat ikisinin alanları farklı. Dawkins’in karşılaştırması mantık dışıdır. Mesela biz diyebilir miyiz ki bilimin bir dalı  hastalıklara şifa bulmuştur ama geometri ise şekillerle ve sayılarla boğuşup durmuştur hiçbir hastalığın çözümünü bulamamıştır. Geometrinin konusu değil ki hastalıklara çözüm bulmak. Tıpkı bunun gibi çiçek hastalıklarına çözüm bulmak dinin konusu değildir. Din insanların karşılaştıkları problemler karşısında çözümler üretmek için çabalamaya bizi sevk eder. Ya da şöyle diyebilir miyiz: Bilim hastalıklara çare bulmaya çalışır, şu kadar yararlı şey  yapmıştır, tiyatro ise olmayan şeylerin insanlar tarafından canlandırılmasıyla insanlara hiçbir şey sunmamıştır. Bilimi tiyatroyla kıyaslayamayız ki.  Birbirleriyle amaç noktasında ortak bir hedefleri yoktur. Tiyatroya yararı olmayan boş lakırdılardan ibarettir diyebilir miyiz? Din ve bilim de aynı şekilde aynı amaç doğrultusunda yürümez. Din insanlara doğru ve güzel yaşamak için bir bakış açısı sunarken bilim evren sistemini inceleyerek evrenin nasıl çalıştığını öğrenmeye çalışır. Yani mekanizmanın işleyişini kavramaya çalışır. İslam, genç çağlarını yaşadığı yüzyıllarda din alimlerimiz aynı zamanda bilim konusunu Allah’ın en önemli emriymiş gibi gece gündüz  uygulamaya çalışmış ve birçok buluşa imza atmıştır. Bugün Müslümanlar bilimden uzaksa bu bilim ile din çatıştığı için değil Müslümanlar ile Kur'an çatıştığı içindir. İslam’ı ; Cuma namazından , Kur’an’ın  Arapçasını boş boşuna tekrarlamalarından, hurafelerin arkasından gitmek olarak görmelerinden kaynaklıdır. Din'in bilime yönlendirmesini görmezden gelen din mensuplarının yaptıkları yobazlıklar dinin suçu değildir. İnsanların yanlışları dinin öğretisi değildir.
 

“Elbet bu (vahiy) hakkı batıldan ayıran bir sözdür, (13) asla anlamsız bir lakırdı değildir. (14) Ne var ki onlar tuzak üstüne tuzak kuruyorlar; ve Ben de onların tuzaklarını bozuyorum (15) (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- TARIK 13,14,15)

 
 


Ceza suçludan intikam almayı değil, onu eğitmeyi öngörmelidir.

En Son Yapılan Yorumlar