Cuma Namazı Kadınlara Farz Mı?

Kur'an'a değer veren kadınlara ayet ile cevap vereceğim. Bu konuyu uzatmayacağım çünkü açık ayet var. Tartışmaya bile açık değil.  Ancak Kur'an'ı takmayıp faşist erkek zihniyetinin arkasından giden kadına da diyecek sözüm yok. Keyfi bilir.
 

"Siz ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığınızda, alışverişi keserek Allah'ı anmaya koşun! Eğer (hayır ile çıkar arasındaki farkı) bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır." (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – CUMA 9)

Ayet  "Siz ey iman edenler!" diyerek kadın erkek her Müslüman'a hitap ediyor. Arapçası 'yâ eyyuhellezîne âmenû' Kur'an açıkça kadınlara ve erkeklere Cuma namazını farz kılmıştır. Zaten peygamberimiz döneminde kadınların Cuma'yı kaçırmadıkları tarihi bir gerçek. Peki ne oldu da kadın camiden uzaklaştırıldı? Bu konuda yorumsal tezlerim var. Yani yazacağım düşünceler kişisel fikrim. Herhangi bir araştırma verilerine dayanmıyor.

Kadınların camiden uzaklaştırılması erkeklerin bir projesidir. Erkeklerin gerekçesi neydi? Yok efendim kadınlar fitne çıkarıyor. Erkekler haklıydı. Fitne çıkaran erkekleri kadınlar da gördüğü için fitne çıkarmış oluyorlardı. Kadını sosyal hayattan dışlayıp, camiden uzaklaştırmanın tek amacı vardı: Kadını soyal hayattan koparmak. Kadın camiye gelse sosyal yönü gelişecek, kadınlar arası dayanışma artacak, evde eşinin kendisine yaptığı haksızlığı mabette dillendirecek, ufku genişleyecek, dünyayı ve gündemi daha iyi takip edecekti. Kim ne derse desin kadın olsun erkek olsun sosyal yönünü geliştiremeyen her birey  zamanla beş yaşındaki bir çocuk gibi olayları değerlendiriyor. Nerede nasıl konuşacağını, nasıl davranacağını, kime şaka yapıp kime ciddi davranacağını bilmiyor. Kadınların sosyal hayata entegresini hızlandırmak suretiyle bu tedavi edilmeli.Ancak  kadınların bunu telafi etmesine izin verilmiyor. Cuma namazına kadın ve erkeğin beraber gitmesi çok önemlidir. Cuma çıkışı vaaz eden vaizin söylediklerini kadın ve erkek birlikte istişare etmesinden tutun da kadının sosyal yönünü geliştirmesine, camide birbiriyle tanışan kadınların dayanışmasının artmasından tutun da kadınların gündemi erkeklerden dedikodu şeklinde değil de birinci ağızdan yorum katılmaksızın duymalarına kadar birçok pozitif etkisi vardır. Kadınlarımız çoğu şeyleri erkeklerden öğreniyor. Bu medeni toplumlarda çok büyük bir felakettir . Çünkü kadın duygusaldır. Bu yüzden erkek kadına bilgi verirken kendi hislerine göre bilgi verir. Bu da kadının istemeden bilinçaltına fikir aşılanmasına sebep olur. Nice kadın tanıyorum ki eşi hangi partiye verirse o partiye verir, eşi hangi takımı tutarsa o da o takımı tutar, eşi hangi devletten nefret ederse kadın da o devletten nefret eder. Bilgiyi saf olarak almayıp erkeğin yorumuyla, hisleriyle yoğrulmuş şekilde aldığı için erkeğin fikrini kendi fikri sanan milyonlar var.

Ama hakkını vereyim erkeklerin, kadını Cuma namazından alıkoyma ve kadınları bu noktada ikna etmiş olmaları takdir edilesidir. Hiçbir kadın kalkıp arkadaş biz niye Cuma namazına gitmiyoruz diye sormuyor. Erkekler kadınların fikirlerine prangalar bağlamış. Bir kadın da kalkıp demiyor ki bu zincirleri kim bağladı?  Niçin sormuyorların cevabı Hadis adlı rivayetlerde gizli. Evet, kadını hadis denilen uydurma rivayetlerle ikna ettiler. Hadis denilen rivayetler sayesinde kadın kendisini ikinci sınıf Müslüman olarak kabul ediyor. Cuma namazı erkek işidir kadının bunda hakkı yoktur. Hz. Muhammed'i kim karşısına alabilir ki? Onu karşısına alan Allah'ı karşısına alırdı. Bu yüzden diyorum ki erkekler kadını köleleştirmek için değil Muhammed peygamber, Allah adına bile yalan söyleyebilirlerdi, söylediler de. İşte sözde Rasulullah'ın söylediği söz:
 

"Allah'a ve âhiret gününe inananlara cuma namazı farzdır. Ancak yolcu, köle, çocuk, kadın ve hastalar bundan müstesnadır." (Ebû Dâvud, I, 644, H. No: 1067; Dârakutnî, II, 3; Bağavî, Şerhu's-Sünne, I, 225)

Eğer Kur'an'a gönül vermiş biriyseniz yukarıdaki sözü görür görmez yüzünüz kızarır ve bunu Allah Rasulu asla dememiştir moduna girersiniz. Çünkü her Müslüman'a hak olan bir ibadeti bu hadis kadın ve köleye hak görmemiştir. Yukarıdaki sözü hangi namus yoksunu uydurmuşsa helal olsun. Çünkü Allah'a Hesap vereceğimiz o gün, Peygambere iftira atarak Rasulullah'tan bu sözü işittim diyecek kadar yüreğim olmazdı benim. İslam inancında bugün ki anlamıyla kölelik kaldırılmıştır. Allah'tan başkasına kulluk yasaklanmıştır. Belli ki yukarıdaki hadisi uyduran haysiyetsizin köleleri var. Kendi Cuma namazına giderken kölelerinin çalışmasını istiyor. Kadını eve hapsetmek için de hadise "kadını" ekliyor. Bir taşla iki kuş vurmak bu değil midir? Beni asıl üzen yukarıdaki onursuz söze Muhammed'in sözüdür deyip iman eden kadınlardır. O böyle bir şey demiş olamaz diyen kadınlar çıkmayacak mı bu toplumda?

Son olarak şu bilgiyi vereyim yukarıdaki hadis adlı utancı nakleden Ebu Davud'tur. Hadisi Rasulullah'tan duyduğunu iddia eden kişi Tarık b. Şihab'tır. Ama gelgelelim ki bu rivayeti nakleden Ebu Davud Tarık b. Şihab hakkında şunları söylüyor: ' Tarık b. Şihab Resulüllah’ı gördüğünü ama ondan bir şey işitmediğini not etmiştir.' Yani dostlar mesele şu. Tarık b. Şihab adlı üstün zeka bu sözü Hz. Muhammed'den duymamış ve bu sözü duyan sahabenin ismini de vermiyor. Benim aklıma gelen iki seçenek var. Ya kendi uydurmuş ya da uyduran birine inanıp nakletmiş. İslam ilmini araştırmayan bilmez. Hadis ilmi kadar ciddiyetsiz çok az ilim var. Kim bir şey uydurmuşsa hadis derleyicileri hiç tartmadan almış. Bu Kur'an'a uyar mı uymaz mı diye düşünmemiş. Ve emin olun naklettikleri hadisi bile okumadıklarına emin olduğum hadisler var.

 


Dünyayı daha iyi yapmayan insan, insan değildir

En Son Yapılan Yorumlar