yukarı çık butonu
Görüntülenme 20,006
22 Yorum
29 Ocak 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Bu tür konular hakkında insanlar hep düşünür. İnsan her ne kadar mucize kavramına inansa da aklının bir kenarından şu soru geçer : "Nasıl?"  Bu tür sorular gayet insanidir. Doğamız gereği her şeyi detaylarına kadar araştırıp öğrenme içgüdüsüne sahibiz. Tabi bu tür soruları sormaktan korkan, mucize deyip geçiştiren öğrenme ve sorgulama yetisini başkalarına emanet eden insanlar da vardır. Ancak o tür insanların zaten doğaları bozulmuştur . Bu tipler tarih boyunca soru sormadıkları gibi soru soranlardan da nefret etmiş onların da ilerlemesini engellemeye çalışmıştır. Bizi bilimden uzaklaştıranlar da bunlar değil miydi ?
Görüntülenme 2,465
0 Yorum
01 Şubat 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Başlığı atarken bölüm-1 dedim çünkü Nisa suresi çok önemli iki konuyu bünyesinde barındırmakta. Allah’ın izniyle “Kur’an Kadınları Dövmeyi Emrediyor Mu? Nisa 34’ü Anlamak bölüm-2”  başlıklı yazımı da  bugün ya da en geç yarın siteme hemen bu yazının ardınca ekleyeceğim.  Yani ayetin yarısını bu yazımda diğer yarısını (uzun olmaması için) diğer yazımda iredeleyeceğim. Şimdi ayeti verelim ve bu konuda düşünmeye, sorgulamaya, anlamaya velhasıl  bu ayete emek vererek onu fethetmeye çalışalım.
Görüntülenme 7,258
8 Yorum
19 Şubat 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Sevr mağrasında Hz. Muhammed ve arkadaşı Ebubekir’in yaşadıkları hakkında birçok spekülasyon haber ortalıkta dolaşmaktadır.  “Hz.Muhammed ve Sevr Mağrasındaki Yılan Hikayesi Doğru mu ?”  başlıklı yazımda ortada dolaşan ve doğru olmayan rivayetleri ele almıştık. Aslında bu tür konuları düşünürken nasıl bir peygamber düşlediğiniz çok önemlidir. Çünkü peygamberini bir masal kahramını gibi efsanevi yetenekleri olan bir insan olarak görüyorsanız bu görüşü destekleyen masallar dinlemek istersiniz. Yok eğer “ insan” peygamber olarak tasavvur ediyorsanız yaptığı her olayın açıklanabilir izahı olduğunu da bilirsiniz. Ana konumuza devam edelim Sevr Mağrasında neler oldu gelin Kur’an’dan öğrenelim:
Görüntülenme 1,270
0 Yorum
26 Şubat 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Kader;  daha önceden belirlenmiş ve kaçınılması imkansız sonuç olarak bilinir. Yani alınyazgısı. Fatalizm ise kaderciliğin felsefik adıdır. Evrenin ve insanın kaderini Tanrı'nın önceden belirlemiş olduğunu, bunun insanlarca değiştirilemeyeceğini öne süren öğretidir. Tabi Kur’an kader kelimesini farklı anlamlarda kullanır. Kur’an’daki kader kavramına geçmeden önce kısaca geçmiş topluluklardan bazılarının kaderciliğine örnek verelim.
Görüntülenme 1,036
0 Yorum
26 Şubat 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Geçmişten Günümüze Evrilemeyen Kader İnancı: Bölüm-1 Başlıklı yazı serisinin devamıdır.

Kader’e İman , İman’ın Şartlarından Biri Midir?

Bu başlık için "Kadere İman, İman Şartlarından Biri Midir ?" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Ancak konunun bütünlüğünün bozulmaması adına burada bu konuyu biraz daha detaylandırarak anlattıktan sonra Emevi devletinin kader  inancı ile devam edeceğim.
Görüntülenme 16,766
2 Yorum
01 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

"Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ben 6 yaşında iken benimle evlendi. Medine'ye geldik. Beni'l-Hâris İbnu'l-Hazrec kabîlesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı.  Annem Ummu Rûman, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, ensârdan bir grup kadın vardı. "Hayırlı, bereketli olsun!", "Uğurlu mubarek olsun!" diye dualar, tebrikler ettiler.  Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık kıyafetime çeki düzen verdiler.

Görüntülenme 1,244
0 Yorum
05 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi


“Levlâke Levâk lemâ halâktü’l-eflâk:Sen olmasaydın, olmasaydın sen; bu alemi kesinlikle yaratmazdım ben!” (KEŞFÜ’L  HAFA- ACLUNİ)

 
Hadisi Kutsi denilen bu sözün ilk geçtiği eser Acluni’nin Keşfü’l hafa adlı eseridir. Şimdi bu rivayeti incelemeden önce kısaca bunu kitabına alma gereği duyan Acluni’nin kim olduğuna değinelim.
Görüntülenme 1,010
2 Yorum
07 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Eski ateizm olarak belirttiğim tanım tamamiyle samimi olan ateistler için kullandığım bir tabirdir. Aksi halde eski ateistlerden Tanrıdan nefret edenler, dinlerle alay edenler, dinleri kötülüğün kaynağı olarak lanse edenler ve bilimle alakası olmayan ya da dinleri yok etmek isteyen ateistleri kapsamamaktadır. Onlar her daim neo ateistler gibi radikal dinsizlerdi. Ateizm'in ilk çıkış noktası bilimseverlerlikti.
Görüntülenme 985
0 Yorum
12 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Hulki Cevizoğlunun sunduğu Ceviz kabuğu adlı programın 2014 yılına ait bir bölümünü izledim. Konuklar yeni açılmış olan Ateizm Derneği’nin kurucuları Ürün Desen, Selin Özkohen ve derneğin geçici başkanı Tolga İnci’ydi. Bu yazımda onların bazı söylemlerine katılmakla beraber bazı söylemlerini eleştirmek ve onların bazı yanlış dini söylemlerine karşı ateistlere değil Müslüman genç beyinlerine hitap etmeye çalışacağım.
Görüntülenme 2,095
2 Yorum
15 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Bu Sorunun cevabını size anlatmam için size biraz ön bilgi vermek zorundayım. Lütfen aşağıdaki ön bilgileri okumadan Tanrı’yı kim yarattı bölümüne atlamayın. Sabırla tüm yazıyı okursanız aşağıdaki ön bilgiyi niçin verdiğimi anlayacaksınız. Şimdi geçmişte ünlü ateist bilim adamları nasıl düşünüyordu ona bakalım.
Görüntülenme 2,163
0 Yorum
16 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

  • Şimdi iddia şu: Turritopsis nutricula gibi biyolojik olarak ölümsüz bir varlık bulundu. Kur’an ise “Her can ölümü tadacaktır” demişti. O halde Kur’an bilimle çelişti.
 Şimdi de Kur’an’ın iddialarını görelim.
Görüntülenme 41,715
5 Yorum
17 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Allâhümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinillezi tenhallü bihil’ükadü, ve tenfericü bihil’kürabü, ve tükdâ bihil’havâicü, ve tünâlü bihir’regâibü, ve hüsnül’havâtimi, ve yüsteskal’ðamâmü bivechihil’ kerimi, ve alâ âlihi ve sahbihî fi külli lemhatin ve nefesin biaded-i külli mâ’lûmin lek.

Görüntülenme 712
0 Yorum
20 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Dünyada samimi olan bir kısım ateist hariç geri kalanları dinlerle alay etmeyi meziyet sayıyor. Bu tür insanlar ne bilim bilir ne de din. Ateizmi ateist formlarından öğrenirler. Lise çağındaki gençlerimiz sorgulama çağında olduğu için bunların içi boş iddialarını bilim sanıp mantıklı bulmaları muhtemeldir. Ama bu söylemlerin ve soruların sadece sorulan kişiyle alay etmek için kurgulanmış mantıklarla dolu olduğunu görmeliler.
Görüntülenme 16,468
12 Yorum
23 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Abdest’in varlığını  ve nasıl alındığını bizzat Kur’an’dan öğreniyoruz. Abdest'in sadece rivayetler aracılığıyla bize ulaştığını düşünenler çoğunlukta olsa da bu doğru değildir. Abdesti bize öğreten ayet şudur:
 

“Siz Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız  zaman yüzünüzü, ellerinizi ve  dirseklere  kadar kollarınızı yıkayın  ve (ıslak) ellerinizle başınızı meshedin ve  bileklere kadar ayaklarınızı da (yıkayın ve /veya meshedin)…” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ- MAİDE, 6)

Görüntülenme 4,517
15 Yorum
25 Mart 2017
20 Haziran 2017 güncellendi

Tabi bu soru sorulduğunda 200 milyar galaksi keşfedilmiş olabilir ama bu sayı doğru değildir. Evrendeki galaksi sayısından söz ederken, gökbilimciler genellikle 300 milyar gibi bir sayı verirler. Bu da yanıltıcı biçimde evrende 300 milyar galaksi olduğu sanrısı yaratıyor. Oysa gökbilimciler bu sayıyı verirken, “Samanyolu” veya "Andromeda” gibi büyük galaksileri kastediyorlar. Cüce galaksi olarak nitelenen küçük boyutlu galaksilerin sayısının ise 7-8 trilyon civarında olduğu tahmin ediliyor.