Görüntülenme 648
0 Yorum
23 Ağustos 2015

"Bunun üzerine  (meryem) çocuğa işaret etti. Onlar ;" Biz daha dünkü bir beşik bebesiyle nasıl muhatap oluruz " dediler.(HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ-MERYEM SURESİ , 29 )

Sahabeden Ebu ubayde bu ayetteki kâne kelimesini önceden olup bitmiş iş olarak tanımlıyor. Anlaşılan Hz. İsa’yı küçümsüyorlar. Bu ayetten Hz. İsa’nın beşik de iken konuşup o zaman peygamber olduğu sonucu çıkmaz şahsi kanaatimce. Çünkü yahudi hahamlar kinai, alaycı bir üslüp ile hz. İsa ‘yı küçümsedikleri  için onu muhattap almak istemiyorlar. Neden böyle düşündüğüm hakkında ayetin devamını paylaşmak istiyorum.
Görüntülenme 652
0 Yorum
17 Ağustos 2015

"Afyon dininin özellikleri din düşmanlarının da doğru olarak ifade ettiği gibi cehalet, korku, kayırma, servet ve bir sınıfı diğer sınıflara tercih etme ve onu üstün görmedir. Din düşmanlarının dediği gibi bunlar doğrudur. Dinin halkı zillete , zorluğa çaresizliğe, cehalete, geri kalmışlığa sevk eden bir afyon olduğu söylemi , gerçeği yansıtmaktadır. Fakat bu geri kalmışlığı sağlayan kayıtsız inanmayı, sorgulamamayı isteyen islam değil afyon dinidir." ( dine karşı din, ali şeriati )

Görüntülenme 528
0 Yorum
17 Ağustos 2015

"Şirk dininin kaynağı ekonomidir. Bir grubun hakimiyetine ve çoğunluğun mahrumiyet ve mahkumiyetine dayanır. İşte bundan dolayı kendi konumunu garantiye almak ve yaşam biçimini sürekli kılmak için dine ihtiyaç duyar. Bir insanın kendi isteğiyle , gönlünden gelerek zillete razı olması için dinden daha iyi etken ,daha iyi potansiyel ne olabilir ki? Mevcut  durumu meşru gösteren , onu temize çıkaran her zaman şirk dini olmuştur.  Peki bunu nasıl ve neden yapar ? Birincisi birden fazla ilaha inandırmakla. Böylece halk toplumda birden fazla  milletin , boyun , sınıfın ortaya çıkmasının ilahi iradeyle olduğuna inanacak mevcut durumu kabullenecek ve ona itirazda bulunmayacak. İkincisi tarih boyunca hakim sınıfın tekelinde bulundurduğu bazı imtiyazlara kendilerinin de ( şirk dininin alimleri ) sahip olması.

Görüntülenme 544
0 Yorum
17 Ağustos 2015

"Bir kesim , bir başka kesimi zorla bazı haklardan mahrum edip onlara karşı hukuki , ekonomik ve sosyal bazı üstünlükler elde edebilir. Ancak bu imtiyazları korumak ve devamını sağlamak zordur. Tarihte gücü elinde bulunduran zorbalar her zaman bu kaynakları ( hukuki, ekonomik ve sosyal kaynaklar ) tekeline almış ve çoğunluğu bundan mahrum bırakmıştır. Ama bu durum zamanla öyle bir hal alır ki; mevcut sistem zorla ve maddi kuvvetle muhafaza edilemez hale gelir. İşte tam bu sırada şirk dini , mevcut durumu koruma görevini üstlenir. Bu dinin vazifesi halkı, başımıza ne geldiyse bunun Allah’tan olduğuna , Allah’ın böyle istediğine inandırmak ve buna teslim olması gerektiğine ikna etmektir."

Görüntülenme 836
0 Yorum
06 Ağustos 2015

" ! Tanrı İsa:
25 Aralıkta Beytüllahim de bakire Meryemden dünyaya geldi. 12 yaşına geldiğinde bir çocuk öğretmendi. 30 yaşında John tarafından  vaftiz edildi. İsanın 12 havarisi vardı. Hasta insanları iyileştirmek , suda yürümek, ölüleri diriltmek,suyu şaraba çevirmek  gibi mucizeleri vardı. "Tanrının oğlu, Alfa ve omega ,Tanrının koyunu " gibi isimleri vardı. Yahuda tarafından ihanete uğrayıp 30 gümüş akçeye satıldıktan sonra çarmıha gerildi. Gömüldükten 3 gün sonra dirilip Cennete yükseldiğine inanılıyor hristiyan inancına göre.
Horus:
25 Aralıkta bakire İsis-Meri  tarafından dünyaya getirilir. Eski Mısır mitolojisinde gök (Güneş) tanrısıdır. Osiris ve İsis'in oğludur.  30 yaşına geldiğinde  ise Anup tarafından vaftiz edildi ve görevine başladı.

Görüntülenme 645
0 Yorum
05 Ağustos 2015

Tam adı Abdülkadir İbn Muhyiddin İbn Mustafa El Hasani El Cezayiri (6 Eylül 1808 - 26 Mayıs 1883). 1832'de Maskura emiri olmuştur. Cezayir’i  işgal eden Fransız sömürgecilerine karşı 30 yıl amansız bir mücadele verip sonunda fransızlara esir düşen efsanevi komutan Emir Abdulkadir işgal rejimi tarafından Şam’a sürgün edilir. 1860 yılında Şam’da yerli halk tarafından yabancılara karşı baş gösteren ayaklanma (Dürzî Ayaklanması) sırasında 14.000 ‘e yakın Şamlı Hristiyanı himayesine alarak mutlak bir ölümden kurtarır.
Görüntülenme 576
0 Yorum
04 Ağustos 2015

"Batının kalkındığı şartlarda kalkınmak yüzkızartıcı bir suçtur. Sanayi devrimin temelinde  Afrika sahillerinden zorla alınarak köleleştirilen milyonlarca mazlum  siyahın kan , gözyaşı ve alınteri vardır. Batılı insan tacirlerinin Afrikadan gemilerle zenci taşırken yalnızca yolda telef olan insan sayısının 19 milyon olduğunu söylersem " ilerleme ve kalkınma " adı verilen vandalizmin , aslında Batı dışındaki dünya için geriye doğru ilerleme anlamına geldiğini. Dahası da var; Her bir siyahi esiri yakalamak için yaklaşık 10 kişi öldürülüyordu.

Tarihin en kanlı liderlerinden biri olan Timur ısfahan’ı  ele geçirdiğinde vahşi bir rekora imza atmak için 70.000 insan kellesinden bir piramit inşa ettirmişti.

Görüntülenme 912
0 Yorum
01 Ağustos 2015

"Kalem sahiplerine düşen ilk vazife: telaş etmemek, öfkelenmemek, kin kışkırtıcısı olmamak. Halkı okumaya, düşünmeye, sevmeye alıştırmak. Bir kılıcın kazandığı zaferi, başka bir kılıç yok edebilir. Kalemle yapılan fetihler, tarihe mal olur, tarihe, yani ebediyete" ( Kırk Ambar, Cemil Meriç)

          Yazarlarımız, aydınlarımız gerçek görevlerini toplumun diğer bölümü gibi unutmuş görünüyor. Bilinçsiz yığınların hoşlanmadığı bir olay karşısında şiddete başvurması gayet doğaldır.
Görüntülenme 883
0 Yorum
01 Ağustos 2015

"Pavlus , Bir islam peygamberi olan " Allah’ın kulu ve elçisi " isayı öldürüp onun yerine düzmece bir " Tanrı isayı " kurgulayan kişidir. İşte pavlusun kendi ağzından " çünkü ben resullerin en küçüğüyüm ben ki resul çağırılmaya layik değilim, çünkü Allah’ın kilisesine eza ettim " (Pavlustan Kosintoslulara I 15:9 )

Pavlus , Hz isanın şahsını aşırı yüceltmeye ve insanüstüleştirmeye tabi tutarak kendi pagan din tasavvurunu meşrulaştırma aracı olarak kullanıyordu. Sonuçta pavlus putperest Roma tasavvurunu tüm unsurlarını taşıyan bir kilise kurarak , Hz isayı oraya hapsetti.

Görüntülenme 912
0 Yorum
31 Temmuz 2015

"Melek peygamber? Yeryüzünde değil gökyüzünde yaşayan, dolayısıyla iz bırakmayan, iz bırakmadığı için de izlenmeyen, hayattan yüceltme bahanesiyle dışlanmış,dolayısıyla hayata taşınması mümkün olamayan, bir masal kuşu gibi " Kaf dağına "  mesken tutan, hayatın içinde ve hayata müdahil olmayan bir peygamber istiyorlardı.
Asi toplumların ileri sürdüğü bahanelerden biridir " Melek peygamber " isteği. Mekke müşrikleri Hz.Muhammed'in getirdiği mesajların içeriğine bir bahane bulmakta zorlandıklarında " Allah, bir insanı mı elçi gönderdi ? " gerekçesine sığınmışlardı. Bu aslında kaçamak yapmaktı.

Görüntülenme 760
0 Yorum
31 Temmuz 2015

Çok hata yaptım şimdiye kadar. Tarifi zor, dönüşü imkansız . Ders aldıklarım oldu , almaya vakit bulamadıklarım da. Duyduklarım doğruysa zaferlerim de olmuş. İyi ki yapmışım dediğim şeyler de var, aynı zamanda keşkelerim de...
Görüntülenme 679
0 Yorum
29 Temmuz 2015

Kabuğun zırhını deldim. Öze verdim önemi
Boş kalıplardan arıttım. Söze verdim önemi
Savaş açtım sıradan sözlere, beylik olana
Külü kortardan ayırdım. Köze verdim önemi
Görüntülenme 891
3 Yorum
28 Temmuz 2015

Peygamberleri ve kutsal kitapları dışlayan modern dünya, kendi paralel dinlerini yaratmakta gecikmiyor " Her zaman bir yol vardır, en iyisine layıksın, ikinci adam olarak kalmak sana yakışmaz.... " diyerek; bizlere yetinmemeyi, sabırsızlığı, hep kazanmayı, acımamayı, dünya nimetlerinden faydalanmayı, pişman olmamayı, düşene tekme vurmayı, hırsı öğütleyen kişisel gelişim kitapları, Batı üzerinden büyük kapitalistlerin yardımlarıyla " Bir şeytani paralel din " olarak hayatımıza girdi.

Görüntülenme 574
0 Yorum
27 Temmuz 2015

"Gandhi, gerçekten çağın tanıdığı kurtuluş önderlerinin en namuslularından. Ancak batının büyük olmasına izin verdiği, hatta kimi hesaplarla olduğundan fazla büyüttüğü biri. İşlerine öyle geliyor. Emperyalizm karşısında ezilen milletler ille de baş kaldıracaksa, bu başkaldırıya zararsız bir örnek göstermeliydi.

Görüntülenme 1,012
0 Yorum
22 Temmuz 2015

" Televizyon Kültürü  " diye bir mefhum (kavram) tanımıyorum. Televizyon; aylak, şuuru iğdiş edilmiş, hiçbir zaman okumak ve düşünmek alışkanlığı kazanmamış sokaktaki adam için icad edilmiş bir nevi afyondur. O zavallıyı gözünden ve kulağından yakalayarak bir kat daha sersemleştirir. Şuurundaki son pırıltıları yok eder. Onda birşeyler biliyorum vehmini uyandırır. Gerçek hayattan uzaklaştırmaya hizmet eder.
Televizyon, tam bir kaçıştır. Yokluğa, boşluğa, şuursuzluğa açılan bir kapı.

Dünyayı değiştirebileceğinize inanacak kadar idealist olmanız bir bakıma devrimdir. Ama sonuçta kendinizden başka bir şeyi değiştiremeyeceğinizi anlarsınız..

En Son Yapılan Yorumlar