yukarı çık butonu
Görüntülenme 1,503
0 Yorum
29 Temmuz 2017

Asırlar önce İslam büyüyüp dallanmaya başladığında Müslümanlar farklı kültürlerle tanıştı. Bu kültürlerden biri de Hindistan'dan bize bulaşan zühd, sofuluk vs.. kavramları barındıran tasavvufçuluktur. Yani tasavvuf İslam kültüründe yoktur. İslam coğrafyası genişleyince Asya'dan bağrımıza akmış ve İslam'ın rasyonelliğini öldürmeye çalışmış bir çıbandır. Çok geçmeden Asya'dan gelen tasavvufi düşünceye inanan insanlar tarikatlar
Görüntülenme 1,252
0 Yorum
23 Temmuz 2017

Kur'an'a değer veren kadınlara ayet ile cevap vereceğim. Bu konuyu uzatmayacağım çünkü açık ayet var. Tartışmaya bile açık değil.  Ancak Kur'an'ı takmayıp faşist erkek zihniyetinin arkasından giden kadına da diyecek sözüm yok. Keyfi bilir.
Görüntülenme 2,148
0 Yorum
15 Temmuz 2017

Bu asırlardır insanların kafasını meşgul etmiş bir soru. Birçok mitolojik efsane ilk insanın adem olduğunu ve onun çocuklarının ensest ile çoğaldığı iddiasını barındırmaktadır. Neyse ki bu iddiaların kaynağı insanın hayal gücü olan mitolojilerdir. İsrailliyat kökenli rivayetler bu soruya nasıl cevap veriyor sizce? Adem’in çocukları hep ikiz oldu. Bununla da kalmadı, her ikizin biri kız biri erkek oldu.
Görüntülenme 1,161
1 Yorum
09 Temmuz 2017

Çoğu zaman kendisini İslami kaynak olarak gören sitelere bakmak istemiyorum. Onların din dışı öğretilerine buradan cevap vermek için mecburen giriyorum. Her seferinde moralim sıfır olmuş halde çıkıyorum. İslam'ı görmeyi umduğum siteler düzmece masallar ile takipçilerini uyutuyor, İslam'ı çaktırmadan kendi diniyle değiştiriyor. Buna tahammülüm her yıl daha da azalıyor. İslam'ı hangi iftiradan arındıracağız ki?
Görüntülenme 1,718
0 Yorum
02 Temmuz 2017

İslamiyet Cemil Meriç'in de dediği gibi rasyonalist bir dindir. Duyguda çok önemlidir ancak akıl Kur'an'ın merkezindedir. Kur'an'a gönül vermiş her Müslüman akla dinine verdiği önem kadar önem verir. Sahabe döneminde yaşamış ve çağının en değerli âlimi olarak görülen Hasan el Basri'ye bir adamın faziletinden bahsettiklerinde o ilk olarak şu soruyu sorardı: "Aklı nasıldır?" Ancak her nasıl olduysa 13.yy.dan sonra İslamiyet'e gönül verenler mitolojilerin
Görüntülenme 1,279
0 Yorum
24 Haziran 2017

Aslında bu soruyu sormak benim için üzücü ancak asırlardır toplumumuzun gündemi meşgul etmiş olması hasebiyle değinme ihtiyacı duydum. Böyle anlamsız konularla asırlardır bu ümmetin gündemini işgal ediyorlar. Bu yazıyı yazma amacım biraz farklı. Çünkü bu sorunun bir Müslüman zihinden mi çıktığını yoksa başka dinlerden mi devşirildiğini sizlerle irdeleyeceğiz.

Görüntülenme 1,267
0 Yorum
22 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

" Televizyon Kültürü  " diye bir mefhum (kavram) tanımıyorum. Televizyon; aylak, şuuru iğdiş edilmiş, hiçbir zaman okumak ve düşünmek alışkanlığı kazanmamış sokaktaki adam için icad edilmiş bir nevi afyondur. O zavallıyı gözünden ve kulağından yakalayarak bir kat daha sersemleştirir. Şuurundaki son pırıltıları yok eder. Onda birşeyler biliyorum vehmini uyandırır. Gerçek hayattan uzaklaştırmaya hizmet eder.
Televizyon, tam bir kaçıştır. Yokluğa, boşluğa, şuursuzluğa açılan bir kapı.

Görüntülenme 779
0 Yorum
27 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

"Gandhi, gerçekten çağın tanıdığı kurtuluş önderlerinin en namuslularından. Ancak batının büyük olmasına izin verdiği, hatta kimi hesaplarla olduğundan fazla büyüttüğü biri. İşlerine öyle geliyor. Emperyalizm karşısında ezilen milletler ille de baş kaldıracaksa, bu başkaldırıya zararsız bir örnek göstermeliydi.

Görüntülenme 1,231
3 Yorum
28 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

Peygamberleri ve kutsal kitapları dışlayan modern dünya, kendi paralel dinlerini yaratmakta gecikmiyor " Her zaman bir yol vardır, en iyisine layıksın, ikinci adam olarak kalmak sana yakışmaz.... " diyerek; bizlere yetinmemeyi, sabırsızlığı, hep kazanmayı, acımamayı, dünya nimetlerinden faydalanmayı, pişman olmamayı, düşene tekme vurmayı, hırsı öğütleyen kişisel gelişim kitapları, Batı üzerinden büyük kapitalistlerin yardımlarıyla " Bir şeytani paralel din " olarak hayatımıza girdi.

Görüntülenme 908
0 Yorum
29 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

Kabuğun zırhını deldim. Öze verdim önemi
Boş kalıplardan arıttım. Söze verdim önemi
Savaş açtım sıradan sözlere, beylik olana
Külü kortardan ayırdım. Köze verdim önemi
Görüntülenme 966
0 Yorum
31 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

Çok hata yaptım şimdiye kadar. Tarifi zor, dönüşü imkansız . Ders aldıklarım oldu , almaya vakit bulamadıklarım da. Duyduklarım doğruysa zaferlerim de olmuş. İyi ki yapmışım dediğim şeyler de var, aynı zamanda keşkelerim de...
Görüntülenme 1,356
0 Yorum
31 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

"Melek peygamber? Yeryüzünde değil gökyüzünde yaşayan, dolayısıyla iz bırakmayan, iz bırakmadığı için de izlenmeyen, hayattan yüceltme bahanesiyle dışlanmış,dolayısıyla hayata taşınması mümkün olamayan, bir masal kuşu gibi " Kaf dağına "  mesken tutan, hayatın içinde ve hayata müdahil olmayan bir peygamber istiyorlardı.
Asi toplumların ileri sürdüğü bahanelerden biridir " Melek peygamber " isteği. Mekke müşrikleri Hz.Muhammed'in getirdiği mesajların içeriğine bir bahane bulmakta zorlandıklarında " Allah, bir insanı mı elçi gönderdi ? " gerekçesine sığınmışlardı. Bu aslında kaçamak yapmaktı.

Görüntülenme 1,191
0 Yorum
01 Ağustos 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

"Pavlus , Bir islam peygamberi olan " Allah’ın kulu ve elçisi " isayı öldürüp onun yerine düzmece bir " Tanrı isayı " kurgulayan kişidir. İşte pavlusun kendi ağzından " çünkü ben resullerin en küçüğüyüm ben ki resul çağırılmaya layik değilim, çünkü Allah’ın kilisesine eza ettim " (Pavlustan Kosintoslulara I 15:9 )

Pavlus , Hz isanın şahsını aşırı yüceltmeye ve insanüstüleştirmeye tabi tutarak kendi pagan din tasavvurunu meşrulaştırma aracı olarak kullanıyordu. Sonuçta pavlus putperest Roma tasavvurunu tüm unsurlarını taşıyan bir kilise kurarak , Hz isayı oraya hapsetti.

Görüntülenme 1,497
0 Yorum
01 Ağustos 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

"Kalem sahiplerine düşen ilk vazife: telaş etmemek, öfkelenmemek, kin kışkırtıcısı olmamak. Halkı okumaya, düşünmeye, sevmeye alıştırmak. Bir kılıcın kazandığı zaferi, başka bir kılıç yok edebilir. Kalemle yapılan fetihler, tarihe mal olur, tarihe, yani ebediyete" ( Kırk Ambar, Cemil Meriç)

          Yazarlarımız, aydınlarımız gerçek görevlerini toplumun diğer bölümü gibi unutmuş görünüyor. Bilinçsiz yığınların hoşlanmadığı bir olay karşısında şiddete başvurması gayet doğaldır.
Görüntülenme 791
0 Yorum
04 Ağustos 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

"Batının kalkındığı şartlarda kalkınmak yüzkızartıcı bir suçtur. Sanayi devrimin temelinde  Afrika sahillerinden zorla alınarak köleleştirilen milyonlarca mazlum  siyahın kan , gözyaşı ve alınteri vardır. Batılı insan tacirlerinin Afrikadan gemilerle zenci taşırken yalnızca yolda telef olan insan sayısının 19 milyon olduğunu söylersem " ilerleme ve kalkınma " adı verilen vandalizmin , aslında Batı dışındaki dünya için geriye doğru ilerleme anlamına geldiğini. Dahası da var; Her bir siyahi esiri yakalamak için yaklaşık 10 kişi öldürülüyordu.

Tarihin en kanlı liderlerinden biri olan Timur ısfahan’ı  ele geçirdiğinde vahşi bir rekora imza atmak için 70.000 insan kellesinden bir piramit inşa ettirmişti.