Okunma 546
2 Yorum
15 Mart 2017

Bu Sorunun cevabını size anlatmam için size biraz ön bilgi vermek zorundayım. Lütfen aşağıdaki ön bilgileri okumadan Tanrı’yı kim yarattı bölümüne atlamayın. Sabırla tüm yazıyı okursanız aşağıdaki ön bilgiyi niçin verdiğimi anlayacaksınız. Şimdi geçmişte ünlü ateist bilim adamları nasıl düşünüyordu ona bakalım.
Okunma 336
0 Yorum
12 Mart 2017

Hulki Cevizoğlunun sunduğu Ceviz kabuğu adlı programın 2014 yılına ait bir bölümünü izledim. Konuklar yeni açılmış olan Ateizm Derneği’nin kurucuları Ürün Desen, Selin Özkohen ve derneğin geçici başkanı Tolga İnci’ydi. Bu yazımda onların bazı söylemlerine katılmakla beraber bazı söylemlerini eleştirmek ve onların bazı yanlış dini söylemlerine karşı ateistlere değil Müslüman genç beyinlerine hitap etmeye çalışacağım.
Okunma 326
2 Yorum
07 Mart 2017

Eski ateizm olarak belirttiğim tanım tamamiyle samimi olan ateistler için kullandığım bir tabirdir. Aksi halde eski ateistlerden Tanrıdan nefret edenler, dinlerle alay edenler, dinleri kötülüğün kaynağı olarak lanse edenler ve bilimle alakası olmayan ya da dinleri yok etmek isteyen ateistleri kapsamamaktadır. Onlar her daim neo ateistler gibi radikal dinsizlerdi. Ateizm'in ilk çıkış noktası bilimseverlerlikti.
Okunma 367
0 Yorum
05 Mart 2017


“Levlâke Levâk lemâ halâktü’l-eflâk:Sen olmasaydın, olmasaydın sen; bu alemi kesinlikle yaratmazdım ben!” (KEŞFÜ’L  HAFA- ACLUNİ)

 
Hadisi Kutsi denilen bu sözün ilk geçtiği eser Acluni’nin Keşfü’l hafa adlı eseridir. Şimdi bu rivayeti incelemeden önce kısaca bunu kitabına alma gereği duyan Acluni’nin kim olduğuna değinelim.
Okunma 831
2 Yorum
01 Mart 2017

"Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ben 6 yaşında iken benimle evlendi. Medine'ye geldik. Beni'l-Hâris İbnu'l-Hazrec kabîlesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı.  Annem Ummu Rûman, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, ensârdan bir grup kadın vardı. "Hayırlı, bereketli olsun!", "Uğurlu mubarek olsun!" diye dualar, tebrikler ettiler.  Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık kıyafetime çeki düzen verdiler.

Okunma 293
0 Yorum
26 Şubat 2017

Geçmişten Günümüze Evrilemeyen Kader İnancı: Bölüm-1 Başlıklı yazı serisinin devamıdır.

Kader’e İman , İman’ın Şartlarından Biri Midir?

Bu başlık için "Kadere İman, İman Şartlarından Biri Midir ?" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Ancak konunun bütünlüğünün bozulmaması adına burada bu konuyu biraz daha detaylandırarak anlattıktan sonra Emevi devletinin kader  inancı ile devam edeceğim.
Okunma 320
0 Yorum
26 Şubat 2017

Kader;  daha önceden belirlenmiş ve kaçınılması imkansız sonuç olarak bilinir. Yani alınyazgısı. Fatalizm ise kaderciliğin felsefik adıdır. Evrenin ve insanın kaderini Tanrı'nın önceden belirlemiş olduğunu, bunun insanlarca değiştirilemeyeceğini öne süren öğretidir. Tabi Kur’an kader kelimesini farklı anlamlarda kullanır. Kur’an’daki kader kavramına geçmeden önce kısaca geçmiş topluluklardan bazılarının kaderciliğine örnek verelim.
Okunma 1,077
3 Yorum
19 Şubat 2017

Sevr mağrasında Hz. Muhammed ve arkadaşı Ebubekir’in yaşadıkları hakkında birçok spekülasyon haber ortalıkta dolaşmaktadır.  “Hz.Muhammed ve Sevr Mağrasındaki Yılan Hikayesi Doğru mu ?”  başlıklı yazımda ortada dolaşan ve doğru olmayan rivayetleri ele almıştık. Aslında bu tür konuları düşünürken nasıl bir peygamber düşlediğiniz çok önemlidir. Çünkü peygamberini bir masal kahramını gibi efsanevi yetenekleri olan bir insan olarak görüyorsanız bu görüşü destekleyen masallar dinlemek istersiniz. Yok eğer “ insan” peygamber olarak tasavvur ediyorsanız yaptığı her olayın açıklanabilir izahı olduğunu da bilirsiniz. Ana konumuza devam edelim Sevr Mağrasında neler oldu gelin Kur’an’dan öğrenelim:
Okunma 1,114
2 Yorum
02 Şubat 2017

Bu yazımın ilk bölümünü Erkekler Kadınların Yöneticisi ve Hakimi midir? Nisa 34’ü Anlamak (Bölüm-1) başlıklı yazımda ele aldım. Orada Nisa Suresi 34’üncü ayetin genel temasını verdikten sonra ayetin yarısına kadar olan bölümü anlamaya çalışmıştık. Ayetin ilk bölümünde yanlış çevirilen kavvam kelimesi üzerinde durmuştuk. Erkeklerin kadınlar üzerinde yöneticiliği ve hakimliğinin söz konusu olmadığını, ayetin karı-koca ilişkisini ekonomik olarak ele aldığını vurguladık. Ayetin erkeklerin kadınlardan üstün olduğu tezini vurgulamadığını, bunun kur’an’ın ruhuna aykırı olduğunu belirttim. Şimdi de hayati derecede bir hatanın üzerinde durmak istiyorum. Kur’an erkeklere kadınları dövün demiş midir?
Okunma 471
0 Yorum
01 Şubat 2017

Başlığı atarken bölüm-1 dedim çünkü Nisa suresi çok önemli iki konuyu bünyesinde barındırmakta. Allah’ın izniyle “Kur’an Kadınları Dövmeyi Emrediyor Mu? Nisa 34’ü Anlamak bölüm-2”  başlıklı yazımı da  bugün ya da en geç yarın siteme hemen bu yazının ardınca ekleyeceğim.  Yani ayetin yarısını bu yazımda diğer yarısını (uzun olmaması için) diğer yazımda iredeleyeceğim. Şimdi ayeti verelim ve bu konuda düşünmeye, sorgulamaya, anlamaya velhasıl  bu ayete emek vererek onu fethetmeye çalışalım.
Yanlışlığına yüzde 100 kani olmadığımız düşünceye yok demeyin. İlimde kılavuzumuz: Sevgi ve Heyecan

En Son Yapılan Yorumlar