yukarı çık butonu
Görüntülenme 829
0 Yorum
13 Ocak 2018

Halk arasında yaygın olan yanlışlardan biri de Allah için Tanrı kavramının kullanılamayacağıdır. Özellikle dini hassasiyeti olan Müslümanlar bu kavrama karşı tepkilidirler. Ancak bu Tanrı kavramının ne olduğunu bilmemelerinden kaynaklanır.
Görüntülenme 1,297
4 Yorum
12 Ocak 2018

Kur’an’ın hiçbir yerinde Allah Hz. Muhammed için bu ifadeyi kullanmamıştır. Bazı meallere baktığımızda Muhammed peygamberin isminin yerine “Ey Habibim” ifadesi kullanılmıştır ki bu kesinlikle meal sahibinin keyfi tercihidir.
Görüntülenme 5,263
21 Yorum
19 Kasım 2017
20 Kasım 2017 güncellendi

Bu yazımı canımdan daha aziz biricik peygamberim Hz. Muhammed’e ithaf ediyorum. Çünkü o Kur’an’a çok değer verdi. Bizim de Kur’an’a onun kadar değer vermemizi istedi. O’nun bize vasiyeti Kur’an idi. Ben de Kur’an’a onun kadar değer verdiğimi göstermek ve Kuran’a karşı işlenen tarihi ihanetin parçası olmadığımı bildirmek istiyorum. Ve dönüp size sesleniyorum “Ey Müslümanlar! Ey Kardeşlerim Kur’an’a dönün. Biz Kur’an’ı terk ettik”
Görüntülenme 1,527
0 Yorum
14 Kasım 2017

Birkaç insandan böyle bir iddia işittim. Bu iddianın Kur’an’i bir zemini olmadığını ise bu yazımda belirtmek istedim. Şimdi iddia şu: İbrahim peygamber gökyüzüne bakarak ay, yıldız ve güneş’in Tanrı olamayacağını ve gerçek Tanrı'nın Allah olduğunu akıl yürüterek buldu. Şimdi bu iddiaya cevabı ayetler ile birlikte verelim:
Görüntülenme 1,375
2 Yorum
30 Ekim 2017

Yukarıdaki başlık Mısırlı düşünür İssam-al-Dine Hafni Nassif’e aittir. Bu yazım sünnet hakkındaki önceki yazılarımın devamıdır. Bu yazımda da araştırmacı yazar Nil Gün’ün sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabından yararlanacağım. Bir nevi o kitabın özeti gibi düşünebilirsiniz.
Görüntülenme 6,704
0 Yorum
29 Ekim 2017

Bu güne kadar hep sünnetin faydalı olduğu, gereksiz ve ileride sorun olabilen bir deri parçasını atmaktan ibaret olduğu ve başkaca da faydaları bulunduğu iddialarıyla yetiştik. Ancak bu iddialar gerçek mi? Bu yazımda bilim insanı Nil Gün’ün Sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabın özetini ve kendi fikirlerimi sunacağım. Kitabından bire bir kopya çekeceğim için kendisinden özür diliyorum. Fakat bu eser bilinmelidir.
Görüntülenme 973
0 Yorum
29 Ekim 2017

 Geçen yazımda erkek sünneti Allah’ın emri midir, İslam bu konuya nasıl bakıyor onu irdelemeye çalıştık. Ama maalesef insanları alışkanlıklarından soyamıyorsunuz. Bin yıl boyuca hırsızlardan oluşan bir topluluğun içine bir kabile yerleştirdiğinizi düşünün. En fazla 50 yıl sonra o yerleşen kabilenin tüm fertleri bu olayı normal karşılayacaktır. Normal gelince doğal olanın bu olduğunu düşünmeye başlayacaklardır.
Görüntülenme 4,697
0 Yorum
28 Ekim 2017

Bu konuda uzun uzadıya konuşacağız. Arapçada Hıtan, İngilizcede circumcision denilen ve Türkçeye sünnet diye geçen kavram bir erkeğin penis başını koruyan üst derinin (foreskin) kesilip atılması operasyonudur. Hıtan denilen olay Türkçeye sünnet olarak geçmesi eskilerin son derece tehlikeli bir algı operasyonu sonucu olmuştur. Böylece erkek sünneti peygamber sünneti ile eşleştirilecek ve tartışılmayacaktı.
Görüntülenme 756
0 Yorum
24 Ekim 2017

Bu konu kadar beni sinirlendiren çok az konu vardır. Hayatta en nefret ettiğim şey Allah ve onun elçileri olan peygamber adına iftira atmaktır. Bunu yapan insanları günahım kadar sevmiyorum. Kadın sünneti diye bir uygulama katiyen İslam’ın uygulaması değildir. Allah böyle bir işkenceyi insana emretmemiştir. Bu uygulama ilkel Afrika kabileleri ve Avrupa’nın ortaçağdan bile daha karanlıkta olduğu yıllardaki kabilelerin uygulamasıdır.
Görüntülenme 5,813
9 Yorum
22 Ağustos 2017
15 Eylül 2017 güncellendi

Bu konuda aklıselim davranmamız gerek. Duygusal hikâyelerin peşinden giderek Allah'ın rızasını ve sevgisini kazanamayız. Kur'an'ın bir numaralı düşmanı şirktir. Kur'an'ın en değer verdiği konu ise tevhid'dir. Yani Allah'ın tekliği, biricikliği. Müslüman şirk olma olasılığı olan her şeyi terk etmelidir. Bu konuda şüphe olacağına yapmamak evladır. İşte Ettahiyatü duası ve anlamı.
Görüntülenme 1,826
5 Yorum
01 Eylül 2017

Kur'an'ın miras meselesine cinsiyetçi bir bakışı yoktur. Kur'an hiçbir ayetinde cinsiyetçi bir yaklaşıma ve paylaşıma yer vermez. Miras taksiminde erkeğe kadının iki katı verilmesinin tavsiye edildiği bir ayet gerçekten de vardır. Ancak ayetin kendisi değil de ayete yapılan yorumlar "Kur'an cinsiyetçi ve erkekçi taksim yapıyor" algısına kapı araladı.
Görüntülenme 2,696
6 Yorum
27 Ağustos 2017

Arkadaşlar bu soru yeni değildir. Evvela bunun bilinmesi gerekir. Tanrı kendinden büyük bir taş yaratabilir mi? Tanrı kaldıramayacağı taşı yaratabilir mi? Tanrı kendini öldürebilir mi? vs.. sorular hep aynı mantık üzerine kuruludur ve çağlar öncesi felsefi sorgulamaların ürünüdür. Bu yüzyılda ise bu sorular artık felsefi sorgulamalar olarak kabul edilmemektedir. Çünkü düşünürler aslında bu sorularda çelişki ve mantık hatası olduğunu gördüler.
Görüntülenme 2,782
0 Yorum
17 Ağustos 2017
18 Ağustos 2017 güncellendi

Kur'an'ın indiği zamanı düşünün. M.S 600'lü yıllar. Batı o dönemler henüz karanlık çağda bile değildi. Doğu ise Batı kadar kokuşmuştu. Tüm dünyada insan alınıp satılıyordu. İnsan bir mal gibi pazarlarda satılırken kimi köleler de miras yoluyla efendi değiştiriyordu. Efendi, o kölenin Tanrısı idi. Çünkü her türlü mülkiyet hakkı efendisinin elindeydi. Yaşam hakkı bile. İşte Kur'an böyle bir zamanda indi ve köleliğin bir problem olduğunu ve bunu insanların sistematik bir şekilde çözmesi gerektiğini söyledi.
Görüntülenme 1,509
0 Yorum
12 Ağustos 2017

Arkadaşlar başka yazılarımda belirttiğim gibi İslam'ın tek ve ana kaynağı Kur'an'dır. Dinimizde bir görüşün olduğu iddia ediliyorsa buna Kur'an'dan delil getirilmesi zorunludur. Bu işin başka yöntemi yoktur. Allah'ın kitabına dayandırılmayan her dini görüş batıldır. Recm, zina ettiği düşünülen evli kadının ve erkeğin taşlanarak öldürülmesi uygulamasıdır.
Görüntülenme 1,508
0 Yorum
10 Ağustos 2017

Bu soruya Kur'an cevap versin. Ancak Kur'an cevap vermeden önce şu hakikat iman binanızın temelini oluşturmalıdır. İslam'ın tek kaynağı Kur'an'dır. Bu kadar ciddi hükümler verilirken başvurulması gereken tek kaynak Kur'an'dır. Allah'ın peygamberi Muhammed'den 200 yıl sonra kayda geçilmiş hadis adlı rivayetler ile hüküm verilmez verilemez. İmanımızı 200 yıl sonra gelmiş bir insanın vicdanına bırakamayız.