yukarı çık butonu
Görüntülenme 1,287
0 Yorum
31 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

"Melek peygamber? Yeryüzünde değil gökyüzünde yaşayan, dolayısıyla iz bırakmayan, iz bırakmadığı için de izlenmeyen, hayattan yüceltme bahanesiyle dışlanmış,dolayısıyla hayata taşınması mümkün olamayan, bir masal kuşu gibi " Kaf dağına "  mesken tutan, hayatın içinde ve hayata müdahil olmayan bir peygamber istiyorlardı.
Asi toplumların ileri sürdüğü bahanelerden biridir " Melek peygamber " isteği. Mekke müşrikleri Hz.Muhammed'in getirdiği mesajların içeriğine bir bahane bulmakta zorlandıklarında " Allah, bir insanı mı elçi gönderdi ? " gerekçesine sığınmışlardı. Bu aslında kaçamak yapmaktı.

Görüntülenme 932
0 Yorum
31 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

Çok hata yaptım şimdiye kadar. Tarifi zor, dönüşü imkansız . Ders aldıklarım oldu , almaya vakit bulamadıklarım da. Duyduklarım doğruysa zaferlerim de olmuş. İyi ki yapmışım dediğim şeyler de var, aynı zamanda keşkelerim de...
Görüntülenme 856
0 Yorum
29 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

Kabuğun zırhını deldim. Öze verdim önemi
Boş kalıplardan arıttım. Söze verdim önemi
Savaş açtım sıradan sözlere, beylik olana
Külü kortardan ayırdım. Köze verdim önemi
Görüntülenme 1,169
3 Yorum
28 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

Peygamberleri ve kutsal kitapları dışlayan modern dünya, kendi paralel dinlerini yaratmakta gecikmiyor " Her zaman bir yol vardır, en iyisine layıksın, ikinci adam olarak kalmak sana yakışmaz.... " diyerek; bizlere yetinmemeyi, sabırsızlığı, hep kazanmayı, acımamayı, dünya nimetlerinden faydalanmayı, pişman olmamayı, düşene tekme vurmayı, hırsı öğütleyen kişisel gelişim kitapları, Batı üzerinden büyük kapitalistlerin yardımlarıyla " Bir şeytani paralel din " olarak hayatımıza girdi.

Görüntülenme 737
0 Yorum
27 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

"Gandhi, gerçekten çağın tanıdığı kurtuluş önderlerinin en namuslularından. Ancak batının büyük olmasına izin verdiği, hatta kimi hesaplarla olduğundan fazla büyüttüğü biri. İşlerine öyle geliyor. Emperyalizm karşısında ezilen milletler ille de baş kaldıracaksa, bu başkaldırıya zararsız bir örnek göstermeliydi.

Görüntülenme 1,219
0 Yorum
22 Temmuz 2015
20 Haziran 2017 güncellendi

" Televizyon Kültürü  " diye bir mefhum (kavram) tanımıyorum. Televizyon; aylak, şuuru iğdiş edilmiş, hiçbir zaman okumak ve düşünmek alışkanlığı kazanmamış sokaktaki adam için icad edilmiş bir nevi afyondur. O zavallıyı gözünden ve kulağından yakalayarak bir kat daha sersemleştirir. Şuurundaki son pırıltıları yok eder. Onda birşeyler biliyorum vehmini uyandırır. Gerçek hayattan uzaklaştırmaya hizmet eder.
Televizyon, tam bir kaçıştır. Yokluğa, boşluğa, şuursuzluğa açılan bir kapı.