Arama Yap
Görüntülenme 8,392
Yayın 19 Kasım 2017
20 Kasım 2017 güncellendi

Bu yazımı canımdan daha aziz biricik peygamberim Hz. Muhammed’e ithaf ediyorum. Çünkü o Kur’an’a çok değer verdi. Bizim de Kur’an’a onun kadar değer vermemizi istedi. O’nun bize vasiyeti Kur’an idi. Ben de Kur’an’a onun kadar değer verdiğimi göstermek ve Kuran’a karşı işlenen tarihi ihanetin parçası olmadığımı bildirmek istiyorum. Ve dönüp size sesleniyorum “Ey Müslümanlar! Ey Kardeşlerim Kur’an’a dönün. Biz Kur’an’ı terk ettik”
Görüntülenme 3,440
Yayın 14 Kasım 2017

Birkaç insandan böyle bir iddia işittim. Bu iddianın Kur’an’i bir zemini olmadığını ise bu yazımda belirtmek istedim. Şimdi iddia şu: İbrahim peygamber gökyüzüne bakarak ay, yıldız ve güneş’in Tanrı olamayacağını ve gerçek Tanrı'nın Allah olduğunu akıl yürüterek buldu. Şimdi bu iddiaya cevabı ayetler ile birlikte verelim:
Görüntülenme 2,131
Yayın 30 Ekim 2017

Yukarıdaki başlık Mısırlı düşünür İssam-al-Dine Hafni Nassif’e aittir. Bu yazım sünnet hakkındaki önceki yazılarımın devamıdır. Bu yazımda da araştırmacı yazar Nil Gün’ün sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabından yararlanacağım. Bir nevi o kitabın özeti gibi düşünebilirsiniz.
Görüntülenme 9,193
Yayın 29 Ekim 2017

Bu güne kadar hep sünnetin faydalı olduğu, gereksiz ve ileride sorun olabilen bir deri parçasını atmaktan ibaret olduğu ve başkaca da faydaları bulunduğu iddialarıyla yetiştik. Ancak bu iddialar gerçek mi? Bu yazımda bilim insanı Nil Gün’ün Sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabın özetini ve kendi fikirlerimi sunacağım. Kitabından bire bir kopya çekeceğim için kendisinden özür diliyorum. Fakat bu eser bilinmelidir.
Görüntülenme 2,001
Yayın 29 Ekim 2017

 Geçen yazımda erkek sünneti Allah’ın emri midir, İslam bu konuya nasıl bakıyor onu irdelemeye çalıştık. Ama maalesef insanları alışkanlıklarından soyamıyorsunuz. Bin yıl boyuca hırsızlardan oluşan bir topluluğun içine bir kabile yerleştirdiğinizi düşünün. En fazla 50 yıl sonra o yerleşen kabilenin tüm fertleri bu olayı normal karşılayacaktır. Normal gelince doğal olanın bu olduğunu düşünmeye başlayacaklardır.
Görüntülenme 11,228
Yayın 28 Ekim 2017

Bu konuda uzun uzadıya konuşacağız. Arapçada Hıtan, İngilizcede circumcision denilen ve Türkçeye sünnet diye geçen kavram bir erkeğin penis başını koruyan üst derinin (foreskin) kesilip atılması operasyonudur. Hıtan denilen olay Türkçeye sünnet olarak geçmesi eskilerin son derece tehlikeli bir algı operasyonu sonucu olmuştur. Böylece erkek sünneti peygamber sünneti ile eşleştirilecek ve tartışılmayacaktı.
Görüntülenme 1,349
Yayın 24 Ekim 2017

Bu konu kadar beni sinirlendiren çok az konu vardır. Hayatta en nefret ettiğim şey Allah ve onun elçileri olan peygamber adına iftira atmaktır. Bunu yapan insanları günahım kadar sevmiyorum. Kadın sünneti diye bir uygulama katiyen İslam’ın uygulaması değildir. Allah böyle bir işkenceyi insana emretmemiştir. Bu uygulama ilkel Afrika kabileleri ve Avrupa’nın ortaçağdan bile daha karanlıkta olduğu yıllardaki kabilelerin uygulamasıdır.
Görüntülenme 14,058
Yayın 22 Ağustos 2017
15 Eylül 2017 güncellendi

Bu konuda aklıselim davranmamız gerek. Duygusal hikâyelerin peşinden giderek Allah'ın rızasını ve sevgisini kazanamayız. Kur'an'ın bir numaralı düşmanı şirktir. Kur'an'ın en değer verdiği konu ise tevhid'dir. Yani Allah'ın tekliği, biricikliği. Müslüman şirk olma olasılığı olan her şeyi terk etmelidir. Bu konuda şüphe olacağına yapmamak evladır. İşte Ettahiyatü duası ve anlamı.
Görüntülenme 3,265
Yayın 01 Eylül 2017

Kur'an'ın miras meselesine cinsiyetçi bir bakışı yoktur. Kur'an hiçbir ayetinde cinsiyetçi bir yaklaşıma ve paylaşıma yer vermez. Miras taksiminde erkeğe kadının iki katı verilmesinin tavsiye edildiği bir ayet gerçekten de vardır. Ancak ayetin kendisi değil de ayete yapılan yorumlar "Kur'an cinsiyetçi ve erkekçi taksim yapıyor" algısına kapı araladı.
Görüntülenme 5,547
Yayın 27 Ağustos 2017

Arkadaşlar bu soru yeni değildir. Evvela bunun bilinmesi gerekir. Tanrı kendinden büyük bir taş yaratabilir mi? Tanrı kaldıramayacağı taşı yaratabilir mi? Tanrı kendini öldürebilir mi? vs.. sorular hep aynı mantık üzerine kuruludur ve çağlar öncesi felsefi sorgulamaların ürünüdür. Bu yüzyılda ise bu sorular artık felsefi sorgulamalar olarak kabul edilmemektedir. Çünkü düşünürler aslında bu sorularda çelişki ve mantık hatası olduğunu gördüler.
Görüntülenme 8,392
Yayın 19 Kasım 2017
20 Kasım 2017 güncellendi

Bu yazımı canımdan daha aziz biricik peygamberim Hz. Muhammed’e ithaf ediyorum. Çünkü o Kur’an’a çok değer verdi. Bizim de Kur’an’a onun kadar değer vermemizi istedi. O’nun bize vasiyeti Kur’an idi. Ben de Kur’an’a onun kadar değer verdiğimi göstermek ve Kuran’a karşı işlenen tarihi ihanetin parçası olmadığımı bildirmek istiyorum. Ve dönüp size sesleniyorum “Ey Müslümanlar! Ey Kardeşlerim Kur’an’a dönün. Biz Kur’an’ı terk ettik”
Görüntülenme 3,440
Yayın 14 Kasım 2017

Birkaç insandan böyle bir iddia işittim. Bu iddianın Kur’an’i bir zemini olmadığını ise bu yazımda belirtmek istedim. Şimdi iddia şu: İbrahim peygamber gökyüzüne bakarak ay, yıldız ve güneş’in Tanrı olamayacağını ve gerçek Tanrı'nın Allah olduğunu akıl yürüterek buldu. Şimdi bu iddiaya cevabı ayetler ile birlikte verelim:
Görüntülenme 2,131
Yayın 30 Ekim 2017

Yukarıdaki başlık Mısırlı düşünür İssam-al-Dine Hafni Nassif’e aittir. Bu yazım sünnet hakkındaki önceki yazılarımın devamıdır. Bu yazımda da araştırmacı yazar Nil Gün’ün sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabından yararlanacağım. Bir nevi o kitabın özeti gibi düşünebilirsiniz.
Görüntülenme 9,193
Yayın 29 Ekim 2017

Bu güne kadar hep sünnetin faydalı olduğu, gereksiz ve ileride sorun olabilen bir deri parçasını atmaktan ibaret olduğu ve başkaca da faydaları bulunduğu iddialarıyla yetiştik. Ancak bu iddialar gerçek mi? Bu yazımda bilim insanı Nil Gün’ün Sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabın özetini ve kendi fikirlerimi sunacağım. Kitabından bire bir kopya çekeceğim için kendisinden özür diliyorum. Fakat bu eser bilinmelidir.
Görüntülenme 2,001
Yayın 29 Ekim 2017

 Geçen yazımda erkek sünneti Allah’ın emri midir, İslam bu konuya nasıl bakıyor onu irdelemeye çalıştık. Ama maalesef insanları alışkanlıklarından soyamıyorsunuz. Bin yıl boyuca hırsızlardan oluşan bir topluluğun içine bir kabile yerleştirdiğinizi düşünün. En fazla 50 yıl sonra o yerleşen kabilenin tüm fertleri bu olayı normal karşılayacaktır. Normal gelince doğal olanın bu olduğunu düşünmeye başlayacaklardır.
Görüntülenme 11,228
Yayın 28 Ekim 2017

Bu konuda uzun uzadıya konuşacağız. Arapçada Hıtan, İngilizcede circumcision denilen ve Türkçeye sünnet diye geçen kavram bir erkeğin penis başını koruyan üst derinin (foreskin) kesilip atılması operasyonudur. Hıtan denilen olay Türkçeye sünnet olarak geçmesi eskilerin son derece tehlikeli bir algı operasyonu sonucu olmuştur. Böylece erkek sünneti peygamber sünneti ile eşleştirilecek ve tartışılmayacaktı.
Görüntülenme 1,349
Yayın 24 Ekim 2017

Bu konu kadar beni sinirlendiren çok az konu vardır. Hayatta en nefret ettiğim şey Allah ve onun elçileri olan peygamber adına iftira atmaktır. Bunu yapan insanları günahım kadar sevmiyorum. Kadın sünneti diye bir uygulama katiyen İslam’ın uygulaması değildir. Allah böyle bir işkenceyi insana emretmemiştir. Bu uygulama ilkel Afrika kabileleri ve Avrupa’nın ortaçağdan bile daha karanlıkta olduğu yıllardaki kabilelerin uygulamasıdır.
Görüntülenme 14,058
Yayın 22 Ağustos 2017
15 Eylül 2017 güncellendi

Bu konuda aklıselim davranmamız gerek. Duygusal hikâyelerin peşinden giderek Allah'ın rızasını ve sevgisini kazanamayız. Kur'an'ın bir numaralı düşmanı şirktir. Kur'an'ın en değer verdiği konu ise tevhid'dir. Yani Allah'ın tekliği, biricikliği. Müslüman şirk olma olasılığı olan her şeyi terk etmelidir. Bu konuda şüphe olacağına yapmamak evladır. İşte Ettahiyatü duası ve anlamı.
Görüntülenme 3,265
Yayın 01 Eylül 2017

Kur'an'ın miras meselesine cinsiyetçi bir bakışı yoktur. Kur'an hiçbir ayetinde cinsiyetçi bir yaklaşıma ve paylaşıma yer vermez. Miras taksiminde erkeğe kadının iki katı verilmesinin tavsiye edildiği bir ayet gerçekten de vardır. Ancak ayetin kendisi değil de ayete yapılan yorumlar "Kur'an cinsiyetçi ve erkekçi taksim yapıyor" algısına kapı araladı.
Görüntülenme 5,547
Yayın 27 Ağustos 2017

Arkadaşlar bu soru yeni değildir. Evvela bunun bilinmesi gerekir. Tanrı kendinden büyük bir taş yaratabilir mi? Tanrı kaldıramayacağı taşı yaratabilir mi? Tanrı kendini öldürebilir mi? vs.. sorular hep aynı mantık üzerine kuruludur ve çağlar öncesi felsefi sorgulamaların ürünüdür. Bu yüzyılda ise bu sorular artık felsefi sorgulamalar olarak kabul edilmemektedir. Çünkü düşünürler aslında bu sorularda çelişki ve mantık hatası olduğunu gördüler.
yukarı çık butonu