Arama Yap
Görüntülenme 7,593
Yayın 15 Ocak 2018
19 Ekim 2019 güncellendi

Hırsızlığın türleri farklıdır ve her hırsızlık türüne aynı cezai müeyyide uygulanamaz. Bu adaletsizce bir tutum olur. Kur’an hırsızın elini kesin dememiştir. Bu hem mantıkla hem Kur’an’ın diğer ayetleriyle çelişir. Şimdi ben birazdan bu iddiaya sebep olan ayeti verip size delilleriyle birlikte sunacağım. Bu delillerim size mantıklı gelmezse almayın. Ben dâhil hiç kimsenin delillerini görmeden o düşünceyi mutlak kabul etmeyin. Her insan yanılabilir, buna âlimler ve peygamberler de dâhildir.
Görüntülenme 2,909
Yayın 08 Temmuz 2019

İslam dünyasında doğru bilinen yanlışlardan biri de yeni doğan çocuğun kulağına ezan okunması ve Arapça bir isim (Ayşe, Fatma, Mehmet, Muhammet vs.) bırakılmasıdır. Kur’an’ın hiçbir yerinde bu tür uygulamalar emredilmemiştir. Ezan Kur’an’da geçmez. Yani bir kutsallığı yoktur. Tamamen insan ürünüdür. Rivayetlere inanmayı seçenler bile ezanın peygamber tarafından öğretilmediğini bilir.
Görüntülenme 5,520
Yayın 07 Temmuz 2019

Halkımız arasında doğru bilinen yanlışlardan biri de mezar yönünün kıble olmasının zorunlu olduğudur. Bu Sünnilik dininin bir zorunluluğudur. İslam ile yakından uzaktan alakası yoktur. Kur’an böyle bir uygulamadan bahsetmez. Bazıları niçin yön kıbleye bakmalı sorusunu şöyle cevaplamakta: Dua isabet etsin diye.Biliyorum bilime, akla, mantığa, felsefeye ve en önemlisi Kur’an’ı her şeyin üzerinde gören arkadaşlarımızı bu cevap rahatsız etti.
Görüntülenme 31,343
Yayın 30 Mayıs 2018
31 Mayıs 2019 güncellendi

Bu durum hakkında birçok görüşü dinledim. Ateistler peygamberimizin kendi oğlunun eşine göz koyduğunu iddia etmekteler. Ancak bu konu Müslüman kesimin de kafasını karıştırmaktadır. Bu yüzden bu konuda kendi görüşümü belirtmek istedim. İlk önce iddia edilen olay nedir ona bakalım:
Görüntülenme 39,378
Yayın 01 Mart 2017
31 Mayıs 2019 güncellendi

"Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ben 6 yaşında iken benimle evlendi. Medine'ye geldik. Beni'l-Hâris İbnu'l-Hazrec kabîlesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı.  Annem Ummu Rûman, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, ensârdan bir grup kadın vardı. "Hayırlı, bereketli olsun!", "Uğurlu mubarek olsun!" diye dualar, tebrikler ettiler.  Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık kıyafetime çeki düzen verdiler.

Görüntülenme 10,651
Yayın 20 Mayıs 2019

Sünni din adamları bin yıldan fazla bir süre boyunca Ahzab 51’i Muhammed peygamberin eşleri arasında bulunma sırasını dilediği şekilde ayarlaması şeklinde tefsir etmişlerdir. Bunu ise rivayetlere dayandırmaktalar. Ateistler ise normalde ne Kur’an’a ne hadislere inanmamalarına rağmen ilginç bir şekilde bu konudaki hadisleri delil göstererek İslam’ın Muhammed peygamberin uydurması olduğuna kanaat getirmişlerdir. Elbette Muhammed peygamberin elçiliğinin vurgulandığı hadislere inanmayıp bu tür hadislere iman etmek açık bir çelişkidir.
Görüntülenme 13,785
Yayın 24 Kasım 2017
27 Nisan 2019 güncellendi

Bu yazıyı okurken ön kabullerden yola çıkmamanızı rica ediyorum. Yöntemimiz bellidir. Dinin tek kaynağı Kur’an’dır. Kur’an’ı hadisler ve mitolojilerle değil Kur’an’ı Kur’an ile tefsir edeceğiz
 

Ne yani! Şimdi bu ilahi kelamı, kendilerine iletmen için sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Elbet bunda, inanacak bir toplum için  tarifsiz bir rahmet ve bir öğüt vardır. (ANKEBUT  51)

Görüntülenme 2,178
Yayın 18 Şubat 2019
21 Nisan 2019 güncellendi

Yaygın inanış İslam’ın beş şartı olduğu yönündedir. Bunlar; Kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve hacca gitmektir. Bunlardan kelime-i şehadet, "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" demektir. Bunu da bilmeyen arkadaşlarımıza açıklamış olalım. Bu inanış bir rivayete dayanmaktadır. Hâlbuki bu referans alınan rivayette bile İslam’ın 5 şartı ifadesi geçmemektedir. İslam 5 esas üzerine kurulmuştur ifadesi yer almaktadır.
Görüntülenme 2,445
Yayın 25 Mart 2019

Halkımız arasında yaygın olan inançlardan biri de erkeklerin altın yüzük takmalarının ve ipek giymelerinin haram olduğudur. Buna delil olarak da bazı bilimsel araştırmaların yoğun altın takan erkeklerin hormonlarında bozukluk meydana getirdiği iddiasıdır. Bu dünyada erkeklere haram olan bu iki nesnenin cennete erkeğe vaat edilmesi de oldukça ilginçtir. Allah’ın gerçekten böyle bir vaadi olmuş mudur? Çünkü bu tıpkı ensest ilişki bu dünyada haram ancak diğer dünyada yapacaksınız demek gibidir.
Görüntülenme 3,739
Yayın 23 Mart 2019

Birçok ateist ve deist bu soruyu soruyor ve biz Müslümandan (olma iddiasını taşıyanlardan) tatmin edici bir cevap beklemekteler. Bu, sordukları çok anlamlı ve mantıklı sorulardan biridir. Ateistlerin birçok sorularını anlamsız ve gerçeği arama çabasından çok sadece tartışmak amaçlı olduğunu görüyorum. Ancak bu soru onlardan biri değil. Gerçekten sorulması, tartışılması ve üzerinde derin bir tefekkür isteyen bir soru. Bu sorunun cevabını bildiğimi sanıyorum.  Birazdan sizinle de cevabımı paylaşacağım elbet. Ancak ondan önce bazı kavramların ayrışması gerek. Kavramlar karıştığı için bazı konuları kavrayamıyoruz.
Görüntülenme 7,593
Yayın 15 Ocak 2018
19 Ekim 2019 güncellendi

Hırsızlığın türleri farklıdır ve her hırsızlık türüne aynı cezai müeyyide uygulanamaz. Bu adaletsizce bir tutum olur. Kur’an hırsızın elini kesin dememiştir. Bu hem mantıkla hem Kur’an’ın diğer ayetleriyle çelişir. Şimdi ben birazdan bu iddiaya sebep olan ayeti verip size delilleriyle birlikte sunacağım. Bu delillerim size mantıklı gelmezse almayın. Ben dâhil hiç kimsenin delillerini görmeden o düşünceyi mutlak kabul etmeyin. Her insan yanılabilir, buna âlimler ve peygamberler de dâhildir.
Görüntülenme 2,909
Yayın 08 Temmuz 2019

İslam dünyasında doğru bilinen yanlışlardan biri de yeni doğan çocuğun kulağına ezan okunması ve Arapça bir isim (Ayşe, Fatma, Mehmet, Muhammet vs.) bırakılmasıdır. Kur’an’ın hiçbir yerinde bu tür uygulamalar emredilmemiştir. Ezan Kur’an’da geçmez. Yani bir kutsallığı yoktur. Tamamen insan ürünüdür. Rivayetlere inanmayı seçenler bile ezanın peygamber tarafından öğretilmediğini bilir.
Görüntülenme 5,520
Yayın 07 Temmuz 2019

Halkımız arasında doğru bilinen yanlışlardan biri de mezar yönünün kıble olmasının zorunlu olduğudur. Bu Sünnilik dininin bir zorunluluğudur. İslam ile yakından uzaktan alakası yoktur. Kur’an böyle bir uygulamadan bahsetmez. Bazıları niçin yön kıbleye bakmalı sorusunu şöyle cevaplamakta: Dua isabet etsin diye.Biliyorum bilime, akla, mantığa, felsefeye ve en önemlisi Kur’an’ı her şeyin üzerinde gören arkadaşlarımızı bu cevap rahatsız etti.
Görüntülenme 31,343
Yayın 30 Mayıs 2018
31 Mayıs 2019 güncellendi

Bu durum hakkında birçok görüşü dinledim. Ateistler peygamberimizin kendi oğlunun eşine göz koyduğunu iddia etmekteler. Ancak bu konu Müslüman kesimin de kafasını karıştırmaktadır. Bu yüzden bu konuda kendi görüşümü belirtmek istedim. İlk önce iddia edilen olay nedir ona bakalım:
Görüntülenme 39,378
Yayın 01 Mart 2017
31 Mayıs 2019 güncellendi

"Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ben 6 yaşında iken benimle evlendi. Medine'ye geldik. Beni'l-Hâris İbnu'l-Hazrec kabîlesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı.  Annem Ummu Rûman, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, ensârdan bir grup kadın vardı. "Hayırlı, bereketli olsun!", "Uğurlu mubarek olsun!" diye dualar, tebrikler ettiler.  Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık kıyafetime çeki düzen verdiler.

Görüntülenme 10,651
Yayın 20 Mayıs 2019

Sünni din adamları bin yıldan fazla bir süre boyunca Ahzab 51’i Muhammed peygamberin eşleri arasında bulunma sırasını dilediği şekilde ayarlaması şeklinde tefsir etmişlerdir. Bunu ise rivayetlere dayandırmaktalar. Ateistler ise normalde ne Kur’an’a ne hadislere inanmamalarına rağmen ilginç bir şekilde bu konudaki hadisleri delil göstererek İslam’ın Muhammed peygamberin uydurması olduğuna kanaat getirmişlerdir. Elbette Muhammed peygamberin elçiliğinin vurgulandığı hadislere inanmayıp bu tür hadislere iman etmek açık bir çelişkidir.
Görüntülenme 13,785
Yayın 24 Kasım 2017
27 Nisan 2019 güncellendi

Bu yazıyı okurken ön kabullerden yola çıkmamanızı rica ediyorum. Yöntemimiz bellidir. Dinin tek kaynağı Kur’an’dır. Kur’an’ı hadisler ve mitolojilerle değil Kur’an’ı Kur’an ile tefsir edeceğiz
 

Ne yani! Şimdi bu ilahi kelamı, kendilerine iletmen için sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Elbet bunda, inanacak bir toplum için  tarifsiz bir rahmet ve bir öğüt vardır. (ANKEBUT  51)

Görüntülenme 2,178
Yayın 18 Şubat 2019
21 Nisan 2019 güncellendi

Yaygın inanış İslam’ın beş şartı olduğu yönündedir. Bunlar; Kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve hacca gitmektir. Bunlardan kelime-i şehadet, "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" demektir. Bunu da bilmeyen arkadaşlarımıza açıklamış olalım. Bu inanış bir rivayete dayanmaktadır. Hâlbuki bu referans alınan rivayette bile İslam’ın 5 şartı ifadesi geçmemektedir. İslam 5 esas üzerine kurulmuştur ifadesi yer almaktadır.
Görüntülenme 2,445
Yayın 25 Mart 2019

Halkımız arasında yaygın olan inançlardan biri de erkeklerin altın yüzük takmalarının ve ipek giymelerinin haram olduğudur. Buna delil olarak da bazı bilimsel araştırmaların yoğun altın takan erkeklerin hormonlarında bozukluk meydana getirdiği iddiasıdır. Bu dünyada erkeklere haram olan bu iki nesnenin cennete erkeğe vaat edilmesi de oldukça ilginçtir. Allah’ın gerçekten böyle bir vaadi olmuş mudur? Çünkü bu tıpkı ensest ilişki bu dünyada haram ancak diğer dünyada yapacaksınız demek gibidir.
Görüntülenme 3,739
Yayın 23 Mart 2019

Birçok ateist ve deist bu soruyu soruyor ve biz Müslümandan (olma iddiasını taşıyanlardan) tatmin edici bir cevap beklemekteler. Bu, sordukları çok anlamlı ve mantıklı sorulardan biridir. Ateistlerin birçok sorularını anlamsız ve gerçeği arama çabasından çok sadece tartışmak amaçlı olduğunu görüyorum. Ancak bu soru onlardan biri değil. Gerçekten sorulması, tartışılması ve üzerinde derin bir tefekkür isteyen bir soru. Bu sorunun cevabını bildiğimi sanıyorum.  Birazdan sizinle de cevabımı paylaşacağım elbet. Ancak ondan önce bazı kavramların ayrışması gerek. Kavramlar karıştığı için bazı konuları kavrayamıyoruz.
yukarı çık butonu