yukarı çık butonu
Unutulmaması Gereken Değerlerimiz Serisi Emir Abdulkadir el-Cezâirî
Tam adı Abdülkadir İbn Muhyiddin İbn Mustafa El Hasani El Cezayiri (6 Eylül 1808 - 26 Mayıs 1883). 1832'de Maskura emiri olmuştur. Cezayir’i  işgal eden Fransız sömürgecilerine karşı 30 yıl amansız bir mücadele verip sonunda fransızlara esir düşen efsanevi komutan Emir Abdulkadir işgal rejimi tarafından Şam’a sürgün edilir. 1860 yılında Şam’da yerli halk tarafından yabancılara karşı baş gösteren ayaklanma (Dürzî Ayaklanması) sırasında 14.000 ‘e yakın Şamlı Hristiyanı himayesine alarak mutlak bir ölümden kurtarır. Bunun üzerine Papa , Emir Abdulkadire PİEIX nişanı verir. Verir vermesine de çok değil yaklaşık 80 yıl sonra 1940 da Fransa özgürlük mücadelesi veren sömürgesi cezayir’de korkunç bir katliama girişir. Sonuç  1 milyona yakın masum cezayirlinin vatanlarını savunurken ölümü.

Neden Abdulkadir el-Cezâirî unutulmamalı ? Bildiğiniz üzere camilerimize ve mescitlerimize islam sokulmuyor. Bu yüzden islamı kendimiz araştırmak, bilmek ve  son adım olarak uygulamak mecburiyetindeyiz. İslam camilerde olduğu gibi ibadetlere sıkıştırılmak istense de biz Emir Abdulkadir gibi müslümanlardan öğreniyoruz ki İslamda " düşmanlık ahlakı, öfke ahlakı ,Savaş Ahlakı " diye bir kavram var. Nedir bu kavramlar? Düşmanlarınıza bile yeri gelince yardıma ihtiyaçları olduğunda kucak açabilmektir.  Emir Abdulkadir Cezayirde hristiyan (fransız) işgalinde vatanını savunurken  şam da çıkan büyük  isyan sırasında arada kalacak olan masum hristiyanları koruyarak bize islam'ın pratik uygulamadaki güzelliğini gösteriyor. O bu ahlakı peygamberden almıştı. Peki peygamberden nasıl aldı peygamber ne yapmıştı ?

Eğer şu tarihi bilgi doğruysa mekkede kıtlık çıkıyor fakat kıtlığın çıktığı yıl mekkelilerin Hz.Muhammed ile mücadelesinin en ataşli olduğu dönemlerdir. Mekke lideri ebu sufyan nebiden yardım istemeye gelir. Normal zamanda bu şans bizim elimize geçtiğinde düşmanı perişan etmek ve onları daha fazla zillete düşürmek için hemen yardımı reddeder yada belirli şartlarda yardım ederdik. Nebi böyle yapmayıp fakirlere dağıtmak üzere bir sandık gümüş verir. Nebi bu hareketi ile bize bir edep öğretiyor. Öğrettiği şey düşmanlık ahlakı ve savaş ahlakıdır. İşte buydu islamın bizden istediği, böyle gösteriyordu bize kuran'ı onu en iyi yaşayan Nebi. İslamın müdahil olmadığı bir alan olamaz çünkü islamla inşa olmuş bir insan hayatının tüm alanlarına tüm duygularına ahlakı ve erdemi yerleştirir. O ahlak müslüman için kur'andır.