Mehdi Gelecek mi? İsa Peygamber Gökten İnip Deccal'i Öldürecek Mi?

Bu dünyada en zor şey ne? diye soracak olursanız. Asırlardır başka dinlerden, mitolojilerden, efsanelerden İslamiyet'e geçen kirli bilgileri temizlemek derim. Neresinden tutsam elimde kalan bir kir. Müslümanların çoğu okumadığı bir kitaba -Kur'an'a- iman ederken, ateistlerin çoğu okumadığı bir kitabı -Kur'an'ı-  inkâr ediyor. Bu konuyla ilgili başka sitelere baktığımda adeta betim benzim attı. Sitelerde yukarıdaki iddiaların gerçek olduğunu ispatlamak için Kur'an'ı bilerek ya da bilmeyerek yanlış çeviriyor ve Kur'an'ın mealleriyle oynuyorlardı. Sözde çoğumuzda Kur'an'ın değiştirilmediğine inanıyoruz. Halbuki Kur'an'ın metni değiştirilemediyse de mealler aracılığıyla anlamları değiştiriliyor. Ateistler de bu tür cahil insanların, ya da internette kimin çevirdiği dahi belli olmayan meallere bakıp Kur'an'ı inkâr etmelerindeki haklılıklarını tazelemiş oluyorlar. Bu tür insanlara da Kur'an o ayette böyle bir şey iddia etmiyor dediğimde ise bu cahillerin mealini karşımıza dikiyorlar. Şimdi gel de anlat. Kur'an mehdiden,deccalden, isa peygamberin tekrar geleceğinden bahsetmez. Bunlar Hristiyanlıktan dinimize hadis adı altında sokulan efsanelerdir. Bu konuda binlerce hadis adlı rivayet bulabilirsiniz ancak bir ayet bulamazsınız. Size tavsiyem Hristiyanlığı, Yahudiliği, Sümer, Akad, Babil, Asur mitolojilerini gidip öğrenmeye çalışın o zaman hadis diye inandığınız şeylerin aslında yukarıda saydığım kültürlerden dinimize geçtiğini dah net görürsünüz.

Mehdi Gelecek mi?

Arkadaşlar Mehdi diye biri hiç olmadığı için gelmesi de mümkün değil. Kur'an'da adı geçmez. Hayali bir kişiliktir. İbn Haldun adlı alimimizin Mukaddime adlı eserinde dediği gibi Mehdi hadislerinin tamamı uydurmadır. Mehdi, kelime anlamı olarak hidayete erdiren demek. Mehdilik inanışı Sabilikte, Zerdüştlükte, Maniheizmde, Yahudilikte ve Hristiyanlıkta olan bir inanç. İslamiyet'te ve Kur'an'da böyle bir inanç yoktur. Ancak mitoloji kervanına katılan Müslümanların büyük bir çoğunluğu bu inanca sahiptir. Biraz dinler tarihi bilinseydi ve Kur'an okunsaydı Müslümanlar bu inancın diğer dinlerden bize taşındığını ve hadis adı altında bize servis edildiğini göreceklerdi. Şimdi gelin tarihte çok gerilere gidelim ve Müslüman kültürüne mehdi inancı nereden bulaştı görelim.

Süleyman peygamberin ölümünden sonra (925) israiloğulları ülkeyi ikiye böldü; I. Yeroboam (924–907) kuzeyde İsrail krallıgını, Rehoboam (924– 903/veya 907) da güneyde Yahuda krallıgını kurdu. Fakat İsrail ve Yahuda krallıkları için büyük bir tehlike vardı. Asurlular ve Babilliler. İsrailoğulları için zor dönemlerdi. Çünkü Mısır'a giden ticaret yolu filistin'den geçiyordu. Değilmi ki tarihte çıkan tüm acıların ve savaşların sebebi paraydı. Asurlular İsrail Krallığını yıktı ve böylece Yahudiler tarihteki ilk sürgünlerini yaşadılar. Asurlular 700’lü yıllarda 10 yıl arayla Yahudileri iki kez sürgün ettiler. Tarihte bu olaya Asur Sürgünü denir. Yahuda krallığı ise Asurlulara vergi ödemek şartıyla canlarını kurtardılar. Yahuda krallığında yaşayan Yahudiler ilk belayı atlatsa da ikinci büyük bela olan Babilliler onlara ikinci bir şans tanımayacaktı. M.Ö 587 Babil Kralı Nebukadnezzar İsrailoğullarının tek devleti olan Yahuda'yı işgal eder. Binlerce Yahudi katledilir. Geriye kalanlar Babil'e sürgüne gönderilir. Mehdilikle bunlar ne alaka diyenleriniz vardır. Sabırlı olun. Babil sürgününde Yahudi toplumunu bir arada tutmak ve onlara umut olmak için hahamlar 'sabredin kurtarıcı gelecek' sloganlarını dillendirdiler. Yaşadıkları acıyı hafifletmek için umuttan daha iyi ne olabilirdi? Zamanla bu inanç hahamlar arasında bile gerçek sanılmaya başlandı. Kendi uydurduklarına her gelen nesil daha fazla inandı.  Bu şekilde mehdilik ve Mesihlik inancı Yahudilerin dinlerine girdi. Tabi onların bu inanca sahip olmalarının tek etkisi bu değildi. Asur ve Babil sürgünlerinde birçok inanç ile tanıştılar. Günümüz Yahudilik inancında bu kadar çok Asur, Babil ve diğer Mezopotamya mitolojilerinin olmasının sebebi de bu. Tevrat'ın ve Tevrat'ın tefsiri olan Talmut'un Sümer mitolojilerinin ürünü olduğu iddiasının sebebi de bu. Tevrat'a girmeyi başaran Sümer efsaneleri o sürgün yıllarından birer hatıra.

Zaman geçti ve İsa peygamber doğdu. Miladi 0 yılı. Yahudiler bu seferde Roma egemenliğinde inler. 700 yıllık acılarını dindirecek Mesih niçin gelmiyordu? İsa peygamberin havarileri Hz. İsa'yı beklenen Mesih ilan eder. Ancak bu durum Yahudi hahamları rahatsız etti. Nasıralı İsa'nın peygamberliğini reddetmekle kalmadılar ve onu sahte Mesih ilan ettiler. Yahudilerin İsa peygambere sahte Mesih lakabını takmalarının arka planında yatan sebep yine bu mitolojileriydi. İsa peygamber vefat edince mehdilik inancı İsevilere geçti. Peki İseviler'e bu inanç nasıl geçti? Sebebi Yahudilere geçme sebebiyle aynı: Çaresizlik, umut ihtiyacı, acılar. Mutlu toplumlar mehdi inancına da Mehdiye de ihtiyaç duymazlar. Her şey güzeldir. Ancak bir toplum sefalet içerisinde başka toplumların işkencelerine maruz kalınca bir anda Mehdi popüler bir inanç olarak karşımıza çıkıyor. Durum tamamen sosyolojik. Roma akılalmaz işkencelerle İsevileri yıldırmaya ve pagan inancına geri dönmeye zorluyordu. Romalıların İsevilere yaptığı işkenceleri okuduğumda bile tiksiniyorum. Hayali bile benim canımı yakan bu işkenceler Mehdi inancını tekrar hortlattı. Mehdilik ve Mesihlik inancına yeni eklemeler yapıldı. İsa'nın mezardan 3. gün dirildiği, belli bir süre kaldıktan sonra Tanrı'nın katına çıktığı ve bir gün kurtarıcı olarak tekrar ineceği ve tüm dünyayı adaletle dolduracağı inançları Roma işkencelerinden bize miras kaldı.

Gelelim biz Müslümanları ilgilendiren bölümlere. Mehdilik inancı İslamiyet'e nasıl geçti? İslamiyet'e geçmesinden kastım Müslüman kültür ve inancına geçmesi. Aksi takdirde İslamiyet Kur'an'ı ile apaktır. Mezopotamya kültürünün etkisi ve acıların harmanlamasıyla Yahudilerde doğan mehdilik kurumu Hristiyanlara, Hristiyanlardan da bize geçmiştir. Hangi dönemde bize bulaştı peki? Her zaman dediğim gibi mutlu toplumların Mehdi'ye ihtiyacı yoktur. Masallara karınları toktur. Hz. Muhammed ile birlikte İslam inancına kavuşan Araplar bir anda zenginliği tattı. Sefahat dönemi Halife Ebubekir ve Ömer döneminde devam etti. Araplar her geçen gün zenginleşip büyüdüler. Hala bir Mehdi'ye ihtiyaç yok. Çünkü sıkıntı yok. Halife Osman'ın son dönemleri duraklama devridir. Halife Ali ise Müslümanları mezhepleşmekten ve parçalanmaktan alıkoyamadı. İslam coğrafyasında sıkıntılar ve acılar Emevi Krallığı ile başladı. İşte artık sefahat bitti. Bir Mehdi'ye ihtiyaç var. İnsanları zalim Emevilerden ve sıkıntılardan kurtaracak Mehdi bir anda peygamber hadisi adı altında yayılmaya başlandı. Müslümanlar da kaybedenler kervanına katılmıştı. Bu yüzden umut ithal etmesi şarttı. Hristiyanlarda bu iş için güzel bir ithal ürün vardı. Kurtarıcı Mehdi ve Mesih. İslamiyet geniş coğrafyaya yayılmıştı. Bu coğrafyada farklı inançlara mensup insanlar akın akın İslamiyet' koşuyordu. Ancak büyük bir sosyolojik problemi de kendileri ile beraber İslam'a taşıdılar. Eski inançlarından kalma efsanelerini. Hiç  bir insan inanç değiştirdikten sonra bir anda kafasına, anılarına, inançlarına format atamaz. İnsanlar tüm eski inançlarını bırakıp İslam'a gelmediler. Doğal olan da buydu. Mehdi olayı sosyolojik bir zaaf olarak çıkıyor her seferinde. Bu mitolojiyi hadis diye naklederek farklı sesleri de kısmaya çalıştılar. Şimdi Müslümanlara baktığımda Sümer efsanelerini imanlarında görüyor ve hayret ediyorum. Sümer yazıtlarının günümüzdeki ismi: Hadis.

Peki, Müslümanlar mehdilik inancına eklemeler yapmadılar mı? Hristiyanlar yapar da Müslümanlar geri durur mu? Efsaneler toplumlar arasında yayılırken temel bir prensibe de uyarlar. Nedir O? Tabii ki efsane yeni kazandığı toplumun inancına göre yeniden uyarlanmalıdır. Mehdi son gelecek kurtarıcı. Bizi neyden kurtaracak sorusu müphem. Son peygamber Kur'an'a göre Hz. Muhammed idi.
 

"(Ey Müminler!) Muhammed sizin erkeklerinizden herhangi birinin babası değildir; Fakat o Allah'ın Rasulü ve peygamberlerin sonuncusudur:…." (HAYAT KİTABI KUR'AN- AHZAB 40)

O halde Mehdi'ye bir sıfat bulunması gerekiyordu. Şii inancı bunun üstesinden geldi. Mehdi son 12. İmamdı. Eklemelere devam ettik. Mehdi tüm dünyayı Müslüman yapacaktı. Peki Hz. Muhammed'in yapamadığı şeyi peygamber bile olmayan bu hayali karakter nasıl yapacaktı? Bakın Kur'an ne diyor:
 

"Hem –sen gönülden arzuluyor olsan dahi- insanların çoğu yine de inanmayacak. " (HAYAT KİTABI KUR'AN- YUSUF 103)

Kur'an insanların çoğunun inanmayacağını söylerken Mehdi insanların çoğunu değil hepsini imana getirecek. Komik değil mi? Bunun ile de yetinmediler. Hristiyanlıktan alınan İsa gökten inecek inancını modifiye ettiler. Çünkü adama sorarlar gökten ne yapmaya inecek hani son peygamber Hz. Muhammed idi? Yukarıda Ahzab 40 ayeti ortada. Bu arada Deccal diye hayali bir düşman ürettiler. Şimdi taşlar yerine oturdu. İsa peygamber, Hz. Muhammed'in ümmeti olarak Deccali öldürmeye gelecek. Mehdi bu işi beceremediği için herhalde. Hz. İsa  Hristiyanlık inancına göre ölmedi göğe çıkarıldı. Müslümanlar, Hristiyanların bu inancına onay verdi ve İsa peygamberin deccal adlı hayali varlığı öldürmek için gökte 2000 yıldır beklediği sonucunu da kabul etti. Her zaman antik toplumların efsane üretme anlayışına hayrandım. Ama hiçbirinin hayal gücü Müslümanların bu kurgusuna yetişemedi. Kıyamet alametleri, Mehdi, Mesih, Deccal vb. masallar için öyle kitaplar piyasada mevcut ki Kur'an'dan daha kalın.

Peki, Mehdi masalını uyduranlar bunu niçin yaptı?

Tek amaçlarının hadislere olan bağlılık olduğunu düşünmüyorum ben o kadar iyimser değilim. Mehdi tüm dünyayı Müslüman yapacaksa ve adaleti yeryüzüne isa ile beraber getirecekse o halde bizim bunu yapmamıza gerek yok. Biz sadece tembel tembel bir kurtarıcının dünyaya gelip adalet getirmesini bekleyelim diye bu masal hadis adı altında dinimize sokuldu. Emeviler insanlara zulmetti. İnsanlık ne yapmalıydı? bu zalimlere karşı koymalıydı. Ancak adaleti biz yapamayız ki Mehdi yapabilir. Mehdiyi bekleyelim. Abbasiler zulmetti. Mehdiyi bekleyelim. Şu an dünyada zulüm ve kötülük kol geziyor Mehdiyi bekleyelim. Kurtarıcı adaleti sağlayabilir. Ben, sen, o, ahmet, fatma, yusuf, berke bunu yapamaz. Bizim adalet arayışlarımızı kırmak ve hakkımızı aramayı kurtarıcıya bırakmak büyük bir tezgahtı ve biz bu tezgaha bin yıl önce düştük. Peygamberimizin vefatından bir asır geçmiş tüm Müslümanlar Mehdiyi bekler olmuş. Tembel yığınların dinidir Mehdilik. Dünyaya İslam'ı anlatmaktan aciz, adaleti sağlamaya çalışmaktan aciz, hakkını aramaktan acizlerin dinidir. Şu an 2 milyara yakın Müslüman olduğu söyleniyor. Bunlar bırakın İslamı yaymayı bunlara bakan diğer din mensupları İslam'dan soğuyor. Bu 2 milyar evlerinde tembel tembel otururken 1 kişi kalkıp tüm dünyayı Müslüman yapacak. Bu utanç verici düşünceye söyleyecek sözüm yok. Dünyada her gün birileri acı çekiyor. Adalet yusuf peygamberin atıldığı kuyuya atılmış ve birinin onu kurtarmasını bekliyor. 2 milyar Müslüman sadece tükürse kuyu dolacak ve adalet dışarı çıkacak. Ama yoo! tüm dünyaya adaleti bu 2 milyar kişi getiremez. Bunun için 2 milyardan fazlası lazım, tek bir kişi olan Mehdi lazım. Mehdi 2 milyardan daha fazla ediyor. Eğer bir kişi 2 milyar insanın yapması gerekeni tek başına yapıyorsa zaten biz 2 milyar hapı yuttuk. Biz cennete layık insanlar değiliz.

Her dini kültür bir son bekliyor. Bu sonu ise kendilerince en iyi şekilde sonlanmasını istiyor. Yahudiler Davud ve Süleyman peygamberin kurduğu o muhteşem imparatorluklarına dönmek için Mehdiyi bekliyor. Hristiyanlar, kendi dinlerini tüm dünyaya egemen kılması için İsa'nın gökten inmesini bekliyor. Müslümanların ki en dramatiği. Mehdi tüm dünyayı Müslüman yapsın ve İsa peygamber de hayali bir varlığı öldürsün diye bekliyor. Tabi bu bekleyişi iyi şekilde kullananlar var. 2000 yıldır birileri Mehdilik ve Mesihlik iddiasında bulunuyor. Hatta bazen bir asır boyunca onlarcası bu iddiada bulunuyor. Osmanlıda Celali isyanları yaklaşık bir asır sürdü. Belki daha fazla şimdilik hatırlayamadım. Ancak bu kadar uzun sürmesinin sebebi insanların mehdiliğe verdiği prim. Osmanlı şehzadeleri kendilerini mehdi ilan edip isyan ediyordu. Kendilerini mehdi ilan edince arkalarında yüz binlerce Anadolu insanını peşlerine takmış oluyorlardı. Bugün bile Mehdi inancı sömürülüyor. İran manevi lideri Hamaney Mehdinin gelmesinin yakın olduğunu bütün Müslüman ülkelerin ordularını birleştirmeleri gerektiğini söyledi. Şiilere göre Mehdi İran'ın Molla eğitim merkezi olan Kum şehrinde ortaya çıkacak. Niye Kum şehrinde çıkacağını inşallah anladınız. Çünkü Hamaney vb.. İran'ın gerçek iktidarları Kum şehrinde yetişen Mollalar. Kendilerinden birini Mehdi ilan etmek için şimdiden altyapı kuruyorlar. Sonra tüm Müslüman ülkeler bu din tüccarı mollaların emrine girsin istiyorlar. Aynı şey Türkiye'de de yapılmıyor mu? Her cemaat liderini mehdi ilan etme yarışında. Bazı kesimlerin son zamanlarda Saidi Nursi'yi Mehdi olarak gördüğünü fark ettim. Zaten son müctehid diyerek buna zemin hazırlıyorlardı. Oradan anlamalıydım. Siz var olmayan bir makama inanırsanız birileri kalkıp en değer verdiği kişiyi Mehdi ilan eder. Bunların hepsi sosyolojik vakalar.

Hz. İsa Ölmeden evvel göğe mi yükseldi ki geri gelip deccal ile savaşsın?

Bu iddiaya Kur'an cevap veriyor ve diyor ki ölmemiş bir insan yok.
 

"(Ey Peygamber!) Biz, senden önce yaşamış hiçbir insana ölümsüzlük bahşetmedik. Hem sanki sen öleceksin de, onlar ebediyen yaşayacaklar mı ? " (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ-ENBİYA 34)

Bu ayet çok açık. Hz. Muhammed'den evvel ölmemiş bir insan yok. Hatta onun da öleceği vurgulanıyor. Yani kimseye bu konuda istisna yok. İşte İsa peygamberin vefatına bir delil daha:
 

"Her can ölümü tadacaktır; şu da var ki Biz sizi seçip ayırmak için hayır ve şer ile sınava tabi tutuyoruz: zaten sonunda bize döneceksiniz " (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ-ENBİYA,35)

"O zaman Allah "Ey İsa!" demişti, 'Seni Ben ölüme yollayacağım ve katıma yücelteceğim ve seni küfreden kimselerden arındıracağım; sana uyanları, Kıyamet gününe kadar (ve o günde) inkar edenlere üstün kılacağım: Sonra hepinizin dönüşü Bana olacak. İşte o zaman anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda Ben hüküm vereceğim.'" (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – ALİ İMRAN 55)


Bu ayeti İsa peygamberin ölmediğine kanıt olarak getiren siteler gördüm. Hayret etmemek mümkün değil. Bu ayet İsa peygamberin Allah tarafından canının alındığının en büyük delilidir. Aslında bu ayette yanlış anlaşılan kısım "katıma yücelteceğim" yani "ref" sözcüğüdür. Buradaki sözcük bir mecazdır. Fiziksel olarak Allah katına çekilmek değildir. Zaten ayet 'Seni Ben ölüme yollayacağım' ifadesi ile başlıyor. İsa peygamberin ölmeyip bir gün geri gelip deccali öldüreceği inancına sahip insanlar buna Kur'an'dan delil getiriyor mu? Kendilerince Nisa 157 ve 158'i getiriyorlar ki inanılmaz gerçekten. Ayetlere bakalım:
 

"Ve 'Allah'ın elçisi (olduğunu söyleyen) Meryem'in oğlu İsa Mesih'i işte biz öldürdük!' demeleri nedeniyle… Aslında onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler, fakat (kafa karışıklığıyla) onlara öyle olmuş gibi geldi. Bu konuda farklı görüşler ileri sürenler ise ondan dolayı gerçekten şaşkınlık içerisindedirler, onunla ilgili bir bilgileri yoktu ve yalnızca zannın peşine takılmaktadırlar. Sonuç olarak kesinlikle onu öldürmediler (157) Bilakis, Allah onu kendi katına yüceltti. Zira Allah mutlak üstün ve yüce olandır, her hükmünde tam isabet sahibidir. (158) " (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – NİSA 157,158)

Bu ayeti İsa'nın ölümsüzlüğüne yormak gaflettir. Ayette Yahudilerin İsa peygamberi çarmıha gerip öldürdükleri iddiasının gerçeği yansıtmadığını anlatmak için bazı cümleler kuruyor. Bu ayetlerden İsa peygamberin daha sonrasında ölüp ölmediğine dair bilgi verilmiyor. Sadece İsa peygamberi biz öldürdük diyen Yahudilere reddiye sunuluyor. Belli bir olayı anlatıyor. İsa peygamberin ölümsüzlüğü anlatılmıyor. "Katına yüceltti" ibaresi soyut bir ifadedir. Mitolojiyi kesin kabul edip ayeti o mitolojiye göre yorumlama çabasını utanç verici buluyorum. Kur'an Hz. Muhammed'e hitaben senden önce ölümü tatmayan kimse yok demesine rağmen ayetleri mitoloji bilgilerine göre dizayn etme çabası yüz kızartıcı bir harekettir. Yukarıdaki ayetler açıkça bildiriyor ki İsa peygamber Yahudilerce öldürülemedi. Hiç ölmedi gibi bir iddia yok yukarıdaki ayetlerde.

Son olarak şunu belirteyim. Yüzlerce Mehdi, Deccal, İsa, kıyamet alametleri ile ilgili hadis adlı rivayetler mevcuttur. Onlara sitede yer verseydim 30 sayfalık bir yazı olurdu. Dileyen internette aratsın. Binlerce sözde hadis bulacaktır. Zaten onları okuduğunuzda bunları bir çocuk mu yazdı moduna giriyorsunuz. Ayrıca çok ilginç bir bilgi vereyim. Allah aşkına Mehdi gerçek olsa ve gelse onun Mehdi olduğunu nasıl anlayacaklar. Bugün bile yüzlerce insan Mehdilik iddiasında. Madem Müslümanlar bu kadar çok bekliyor niçin gerçek Mehdiyi bulmaya çalışmıyor. Gerçek Mehdi gelmiş olsa bunlar onu da yalancı olarak karalayacaktı. Hem Mehdi bekliyorlar hem de biri Mehdiyim dediğinde onu yalancılıkla suçluyorlar. Bu yığınlar gerçek Mehdiyi belki de yalandı ve adam öldü :)) Neyse bunlar işin şakası. Sadece Çoğu insan inancında samimi değil. Hem Mehdiyi bekleyip hem de Mehdilik iddiasında bulunan herkesi yalancılıkla suçlamaları onların samimiytsizliğini gösteriyor. Bu mitolojinin gerçekleşeceğini bir an kabul edelim. Mehdi adaleti getirmeye geliyor. Allah aşkına bu kadar hak hukuk yiyen, bu kadar adaletsizlik yapan Müslümanlar ona inanmayı mı seçerdi yoksa yalanlamayı mı? Çünkü Mehdi denilen hayali karakter Adaleti dünyaya getirecekse ilk önce milyonlarca adalet yoksunu Müslüman ile savaşması gerekirdi.
UNUTMA!! "Ve O aklını kullanmayanları pisliğe mahkum eder" (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ - YUNUS 100)





 

2 Yorum

Affan Bertrand    Diyor ki:
19 Temmuz 2017 , 13:44:10

Emeğine, hassasiyetine sağlık gözüm. Aliya'nın "Mehdi, bizim tembelliğimizin adıdır." sözü aklıma geldi. 'Aklı olmayanın dini olmaz' sözü gibi 'Kalitesi olmayanın, samimiyeti, sancısı ve derdi olmayanın da dini olmuyor. Kültürel taklitten ailesel koddan öteye dini yürümüyor ve bu hazır bulunmuşluğun adı maalesef 'islam' oluyor. Eğer böyle bir dert böyle bir arayış yoksa; değil bu yazı, Kuran bile bu tarz kafaya boş laftan ve rivayetten ibaret geliyor. Özgür ve özü gür bireyler olabilmek dileğiyle...

Admin    Diyor ki:
19 Temmuz 2017 , 16:00:21

Rivayeti Kur'an'a tercih edenler bu yazıyı okumayacaklardır. Hakikat böylelerinin sadece öfkesini arttırır.



Müslümanlığın kadına bakışı ile Müslümanın kadına bakışı arasında ciddi fark var

En Son Yapılan Yorumlar