yukarı çık butonu
Kur'an Kıyamet Alametlerinden Bahseder Mi?
Merhaba Kur'an araştırmacıları. Kıssaların dininden değil Allah'ın dininden bahsedeceksek bir olgunun Kur'an'da olup olmadığına bakarız. Üzerine tonlarca sayfa kitap yazılmış ve her biri kutsal kitabımız Kur'an kadar kalın olan Kıyamet Alametleri hakkında Kur'an ne söyler? Kur'an'ın bu konuda elbette söyledikleri vardır. Ama Kur'an'ın söyledikleri ile Müslümanların inandıkları aynı şey mi tartışılır, tartışacağız. İnsanoğlu efsaneleri pek bir sever. Ben de öyleyim. Yüzüklerin efendisi kadar beni etkileyen kaç film var ki. Ancak konu din ve Allah ise ciddi olmalıyız. Efsanelere olan sevgimizin bu ciddiyeti sulandırmasına izin vermemeliyiz.

Kıyamet Alametleri adlı edebiyat İslam'a ve Kur'an'a ait söylemler değildir. En yakın tarih olarak hicretten 100 yıl sonra Müslüman kültürüne Yahudi ve Hristiyan kültüründen geçmiştir. Peki bu nasıl oldu? Sebebi tamamen sosyolojiktir. Müslüman atalarımız İslamiyet'i yayarken iki güçlü kültürün içine düştüler. Hristiyanlık ve Yahudilik. Bu kültüre adapte olmuş insanlar Müslüman olunca kendi kıssalarını ve kendilerince Kur'an'a aykırı görmedikleri efsaneleri, mitleri Müslüman kültürüne taşıdılar. Kıyamet Alametleri, taşıdıkları kültürden sadece bir tanesidir. Müslüman kültürüne Yahudi kültürünü ve mitlerini dolduran birini örnek vereyim. Kabul Ahbar denilen Ka'b b. Ahbar. Yemenli bir yahudidir. Halife Ebubekir döneminde Müslüman olduğu söylenir. Bu adam sürekli Yahudi efsanelerini İslam adı altında insanlara vaaz etti.  Ebû Vâil’den rivayet edildiğine göre, İbn Mes’ud (Peygamberimizin ashabı) ile bir adam arasında şöyle bir münakaşa olur: İbn Mes’ud adama nereden geldiğini sordu. Şam’dan geldiğini söyleyen adama; orada kiminle görüşmüş olduğunu sordu. Ka’bu’l-Ahbâr ile görüştüğünü söyleyen adama, Ka’b’in neler söylediğini sordu. O da, bana semaların bir meleğin omuzlarında deveran ettiğini söyledi, dedi. Bu söz üzerine İbn Mes’ud, Ka’b yalan söylemiş, o halâ Yahûdiliğini terketmedi mi? deyip “Doğrusu, zeval bulmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah’tır. Eğer onlar zevale uğrarsa, Ondan başka, and olsun ki, onları kimse tutamaz…  ayetini okur. Bu olay gerçekleşmemiş de olabilir fakat Bu tip olaylar şunu gösterir: İslamiyet'i kabul eden insanlar eski inançlarını da bu dine taşımışlardır. Tıpkı bugün olduğu gibi o gün de Müslümanların çoğu Kur'an'ı zahmet edip açıp araştırmıyordu. İslamiyet'e geçen her insan geçmiş inancını da çocuklarına anlatmaya devam etti. Kendi inancının Kur'an'a uyup uymadığından ya habersizdi ya da bunu bilinçli yaptı.

Geçenlerde biri iletişim formundan bana mesaj atmış "sen insanları saptırmak için mi bu siteyi açtın?" diye. Ancak ona cevap vereceğim adresi bilerek ya da bilmeyerek yanlış yazmış. Ona cevap veremedim. Mustafa diye bir arkadaşımız. Katiyen insanları saptırmak gibi bir amacım yok. Hakikati bulup anlamak ve gerçek İslam'ı bulmak tek ümidim. Ayrıca sitemde delillerimi yazıyorum. Mantıklı bulmayan okumaz. Bazılarının imanı ip kadar inceyse ve hemen kopacaksa bırakın kopsun. Şimdi Kur'an'ın Kıyamet'e bakışını konuşalım.

1.  Kur'an'a göre Kıyamet kesinlikle olacaktır.
 

"Hem unutma ki, Son Saat kuşku götürmez bir biçimde gelip çatacaktır; yine unutma ki, Allah kabirlerde yatan herkesi kaldıracaktır." (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – HAC 7 )

"Çünkü her ne kadar son saati (herkesten) gizli tutmuşsam da, herkese çabasının karşılığı verilsin diye Son Saat kesinlikle gelecektir." (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – TAHA 15)

Yukarıdaki Taha 15'de sadece kıyametin kesin olarak geleceğinden değil aynı zamanda kimsenin onun zamanını bilemeyeceğine de vurgu yapıyor. Allah'ın gizlediğini alamet üreterek bulduğunu iddia eden Müslümanlar beni dehşete düşürüyor.

2.  Kur'an'a göre Kıyamet yakın mı yoksa uzak mı?
 

"De ki: Keşke bilseydim tehdit edildiğiniz azap yakın mı, yoksa Rabbim onu bir müddet daha erteledi mi?" (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – CİN 25)

"İnsanlar sana Son Saat hakkında soruyorlar. De ki: Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Sana kim bildirebilir ki: Son Saat belki yakındır, (belki de uzak)?" (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – AHZAB 63)

"O Allah ki, indirdiği vahiylerle hem hakikati ortaya sermiş hem de (adil ve mutedil) ölçüp tartacak (bir tasavvur) inşa etmiştir. Hem sen (ey muhatab), nerden bileceksin, belki de Son Saat çok yakındır!" (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – ŞURA 17)

Yukarıdaki ayetlerde Rasulullah'a Son Saatin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmediğini vurgulaması isteniyor. Ayrıca "Sana kim bildirebilir ki" dediği peygamberimizin ağzına hadis diye binlerce Kıyamet Alametleri yerleştirdiler.

3.  Kur'an'a göre Kıyamet gizlidir. Zamanını hiç kimse bilemez.
 

"(Ey peygamber!) Sana Kıyamet ne zaman kopacak? diye soruyorlar. (42) Sen nerde onun vaktini bilmek nerde! (43)" (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – NAZİAT 42,43)

" Şu da bir gerçektir ki, Son Saat'in bilgisi sadece Allah katındadır" (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – LOKMAN 34)

Yukarıdaki ayetler peygamberimiz dâhil hiçbir insanın kıyamet vakti hakkında bir bilgisinin olamayacağını açıkça bildirirken peygamberimiz nasıl kalkıp da bilmediği bir olayın alametlerini sıralar? Bu ayet tüm Kıyamet Alametleri edebiyatını tek kalemde silen ayettir.

4.  Kur'an'a göre Kıyamet ansızın gelecektir.
 

"İnkarda direnen kimseler ise, Son Saat kendilerine ansızın gelip buluncaya, ya da (yaşama sevincinin) kökünü kurutan bir günün tarifsiz azabı kendilerine kavuşuncaya kadar, bu mesajın kaynağı hakkında kuşku duymaya devam edecekler." (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – HAC 55)

"Doğrusu, Allah'a kavuşacaklarını yalanlayanlar hüsrana uğrayacaklar. Kıyamet Saati ansızın geliverdiğinde, günahlarının yükünü sırtlarında taşır bir halde diyecekler ki: Ondan mahrum kaldığımız için yazıklar olsun bize! Ah, o yüklendikleri şey ne fenadır!" (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – ENAM 31)

Yukarıdaki ayetler Kıyamet ansızın gelecek diyor. Ancak Müslümanlar ansızın gelecek olanın alametlerini sayıyorlar. Bu nasıl bir çelişki? Ansızın gelen bir Kıyamet'in alametleri mi olur? Bu ayetler kıyamet alametleri adlı sahte edebiyat ve mitolojiyi kökünden kazır. Ve şu bitirici ayete bakın:
 

" Sana soruyorlar: Son Saat ne zaman gelip çatacak? diye. Cevap ver: Onun bilgisi yalnızca rabbimin katındadır; onun vaktini O'ndan başka ortaya koyacak kimse yoktur: O bütün ağırlığıyla göklerde ve yerde kopacak, sizi haberiniz olmadan ansızın yakalayacaktır. Sanki senin ısrarla o bilginin peşine düşüp elde etmen mümkünmüş gibi, onu sana soruyorlar. De ki: Onun gerçek bilgisi yalnızca Allah katındadır, ne ki insanların çoğu bunu bilmezden geliyor. " (HAYAT KİTABI KUR'AN MEALİ – ARAF 187)

İşte bu ayet tüm konunun özetidir. İnceleyelim:
" Sana soruyorlar: Son Saat ne zaman gelip çatacak? diye. Cevap ver: Onun bilgisi yalnızca rabbimin katındadır " ayetin bu kısmı peygamberimizin Kıyametin hiçbir bilgisine vakıf olmadığına delildir.Peygambere hitap eden ayet Cevap olarak insanlara  " Onun bilgisi yalnızca rabbimin katındadır " demesi isteniyor. Alamet ortaya atmasını değil ki Peygamberimiz asla Son Saat ile Alamet üretmemiştir. Daha sonraki insanlar Peygamber adına yalan söylemişlerdir. Yalanlar hadis olunca kitleler de inandı. Rasulullah asla Kur'an'a aykırı bir tavır yapmamıştır. Kur'an ona bu konuda bilgim yok demesini isterken o nasıl oturup Kur'an'dan daha kalın bir kitap olacak şekilde Kıyamet Alametleri peyda eder? Asla etmez.

Yukarıdaki Araf 187'de can alıcı bir cümle daha " sizi haberiniz olmadan ansızın yakalayacaktır." Ansızın gelecek olan bir şeyin alametleri olmaz arkadaşlar. Alametleri olsa ansızın gelemezdi. Çünkü herkes zamanı geldi deyip beklerdi. Devam edelim: " Sanki senin ısrarla o bilginin peşine düşüp elde etmen mümkünmüş gibi, onu sana soruyorlar." Kısmı da mükemmel bir hakikati dile getiriyor: Ey nebi kıyamet ile ilgili peşine düşsen dahi bir bilgi elde edemezsin. Peki Kur'an'ın bu açık ayetlerinden sonra nasıl Kıyamet Alametleri adlı uydurma efsanelere iman edelim. Kur'an bu kadar açık ve net iken niçin bu hadisleri rivayet edenler yalan söylemiş demekten çekiniyorsunuz? Peygamberimizden 200 yıl sonra gelen insanların bunu peygamberden duymuşlar sözüne niçin bu kadar sadıksınız. Kur'an ile çelişen bu yalanlara niçin iman ediyorsunuz? Peygamberden 200 yıl sonra gelmiş biri yalan söyleyemez mi? İmanımız bu kadar ucuz mu ki birkaç insanın sözüne güvenmeye bırakıyoruz. Sözüme yukarıdaki Araf 187'nin son kısmıyla son vereceğim " De ki: Onun gerçek bilgisi yalnızca Allah katındadır, ne ki insanların çoğu bunu bilmezden geliyor." Gerçekten bu son kısım her şeyi açıklıyor. Kıyamet zamanını yalnızca Allah bilir ama insanların çoğu bunu bilmezden gelip alametlerin peşinden gidiyor. Yazık! Kur'an'ı bırakıp mitlerin peşinden giden bu kadar insana yazık.