İslam, İslama Isındırmak İçin Yapılan Yardım ve İyilikleri Nasıl Görür

İlk olarak islamiyet müslüman omayanlara   yardım etmemizi ister mi? Sorusuna yanıt aramak konunun devamındaki ana düşünceyi anlamakta iyi bir rehber olacaktır. Bu sorunun cevabı evettir. Kur’an Müslüman olmayanlara da yardım etmemiz gerektiğini bakara suresi 272. ayette  açıkça belirtmiştir. Bunu belirtirken de gözden kaçırdığımız çok hassas bir ayarlama yapar ve ne olursa olsun amaç islama ısındırmak için bile olsa yardımın karşılıksız yapılması ilkesine güçlü bir vurgu yapar. Yardımın İslam literatüründeki adı infaktır. Faiz infakın zıttıdır. Mustafa İslamoğlu’nun dediği gibi Faiz karşılıksız almakken infak karşılıksız vermektir. Kur’an bir bütün olarak bu konuda da ilkesinden taviz vermez ve amaç  islama ısındırma bile olsa infak yani yardımın bir şarta bağlanmasına karşı çıkar ve bir müslümanın  muhtaç ve ihtiyaç sahibi birinin mağduriyetinden yararlanıp onu kendi dinine çekmeye çalışmasının yanlış bir niyet olduğunun altını çizer. Yardımda Allah sadece karşı tarafın ihtiyacı olup olmadığına bakıp karşılıksız olarak o ihtiyacı giderme niyeti beslememizi öğütler.
 

"(Ey Peygamber!) İnsanların hidayeti senin elinde değildir; lakin Allah isteyenin hidayetini diler. Hayır için harcadığınız herhangi bir şey kendi yararınızadır; yeter ki yalnızca Allah’ı kazanmak için harcayın; ve hayır için yapacağınız bir harcama, size tastamam geri dönecek ve siz kesinlikle haksızlığa uğramayacaksınız" (QURAN- BAKARA,272)

Ayet  aslında peygamber üzerinden hepimize hitap ediyor ve insanların hidayete ermesi maksadıyla yapılan yardımın yanlışlığına vurgu yapıyor. Peygamberimiz bu ayetten  önce sadece Müslümanlara yardım edilmesini emrederken bu ayetten sonra peygamber  ihityaç  sahibi herkese yardım edilmesi emrini verdi. Hatta hicretin 7. yılında can düşmanı olan Mekkeli müşriklere kıtlık yıllarında fakirlere dağıtmak üzere gümüş para göndermiştir. Mustafa İslamoğlunun bu ayet hakkındaki yorumu:

"Yoksula yardım o kadar hasbi ve o denli karşılık beklentisi olmadan yapılmalıdır ki, bu beklenti değil kişisel mefaat ve minnet altına alma, onun sapık bulduğunuz inanç ve düşünce dünyasına müdahale için bir araç olarak dahi kullanılmamalıdır. Çünkü hidayet Allahtandır. Hidayet kişinin kendisini iyilik yapanın hatırı için onun istediği yola girmek değil; hakkın hatırına, kişinin özgür iradesiyle Allah’a teslim olmasıdır. Bu ayet indikten sonra Rasulullah ve mü’minler bu tavrı(sadece Müslümanlara yardım etmeyi) terk ettiler ve yardıma muhtaç olanlara, hangi inanca mensup olduklarına bakmaksızın yardım ettiler (Taberi, İbn Kesir) Bu bir mü’minin, yanlış yolda olan insanların gönlünü islam’a ısındırmak için onlara yardım yapmasına mani demek değildi. Ne ki, muhtaç insanlara yapılacak iyiliğin böyle bir şarta bağlanması, ‘iyilik’ ve ‘hayır’ kavramlarının yaslandığı insani ölçülerle de çelişiyordu. Çünkü, başkalarına karşılıksız yardımda bulunmanın ilk ve en temel şartı, ‘Liyakat’ ve ‘ihtiyaç’tı " (HAYAT KİTABI KURAN TEFSİRİ, BAKARA,272)



Ne için yaşadıklarını bilmeyen insanlarla yaşamak güçtür

En Son Yapılan Yorumlar