İslam’da Seks Değil Zina Kötüdür?

Bir kere şunu kabul etmeliyiz ki Kur’an’ın cinselliğe bakışı  Müslümanın cinselliğe bakışından çok çok farklıdır. İnsanoğlunun çoğu örfünü özümsediğim söylenemez. Cinsellik konusunu “ayıp”, “günah”, “utanma”, “çekinme” vb. kavram ve duyularla tanımlarken hiç kimsenin görmediği zamanlarda Allah’ın da kendisini görmediğini sandığı o zamanlarda asıl ayıpları kendisi yapar. İnsanoğlu böyle bir varlık. Biz bu konuyu normalleştirmediğimiz sürece hep ergen bir toplum olarak kalacağız. Allah’ın “ayıp”ı ile bizim “ayıp” dediğimiz şeyler aynı şeyler olmadığı için bugün İslam coğrafyasında binlerce sıkıntı hâsıl olduğunu üzülerek görüyoruz. İslam’da seks bir tabu değildir. Hiçbir zaman olmadı. İslam aileyi kutsal görür. Aile kurumunu korumak için de zinayı yasaklamıştır. Zinanın yasaklanması erkek ve kadını evliliğe teşvik eder. Daha doğrusu mecbur bırakır. Bu iyi olandır. Aile kavramının bozulduğu toplumlarda çok da sağlıklı bireyler yetişemediği acı tecrübelerle ortaya çıkmıştır. Şu halde din adamlarının dediği gibi zina şeytan işidir yok bilmem ne vs. saçma sapan açıklamaların ne bugüne bir sunumu vardır ne de yarına. Her işi şeytanın üzerine yıkıp niçin zina etmemeliyizi yeni nesile anlatamazsak yeni nesil doyacağı bir cevabı almazsa zina kaçınılmaz olacaktır. Halbuki “şeytan işi” adlı saçma soyut ve mantığı olmayan açıklamalardan artık vazgeçmeliyiz.

Niçin Evlilik Bağı Kurulmaksızın Seks Yapmayı İslam Yasaklar?

Çünkü evlilik dışı cinsel ilişki aile kurumunu yıkar. Bu da topluma zarar verir. Mutlu bir ailede yetişen bir birey ile mutsuz ya da paramparça bir ailede yetişen çocuk aynı seviyede sağlıklı olamadığını insanoğlu acı tecrübelerle öğrendi ve öğrenmeye de devam ediyor. Zina yasak olmazsa çoğu erkek ve kadın için evliliğin bir önemi kalmayacaktır. Batı, önümüzde duran en büyük deneydir. Erkek ya da kadın bu noktada eşinden başkasıyla olamayacağının farkına varması eşler arası bağı da artıracaktır.

Mastürbasyon İslam’da Yasaklanmış Mıdır?

Şimdi bu noktada şu soru sorulmalı: İslam’ın kaynağı nedir? Eğer cevap olarak Kur’an diyorsanız mastürbasyon kur’an’da yasaklanmamıştır, ayıplanmamıştır, haram kabul edilmemiştir. Allah’ın ayıp demediğine ben ayıptır demeyeceğim. Benim ayıbım Allah’ın ayıp dediğiyle paralel olmak zorundadır. Eğer İslam’ın kaynakları arasına hadisleri ve din adamlarının görüşlerini de alırsanız cehenneme gittiniz demektir. Çünkü bu yazıyı okuyup “ne demek İslam yasaklamamıştır” diyenleriniz bile hayatınızın bir köşesinde bu köprüden geçmiş olmalıdır. İstisna olanlarınız hariç tabi ki. Müslümanların kafası bin yıldır karışık. Çünkü Kur’an’ın yasaklamadığını din adamları yasaklıyor ve kimse de kalkıp "ey din adamı bu görüşüne Kur’an’dan delil getir" deme gayretini göstermiyor. Din adamlarını rab edindiğinin farkında değil bu ümmet. Çünkü yalnızca Rab yasak koyar. Bazıları Allah her şeyi Kur’an’da yazsaydı 100 cilt göndermesi gerekirdi o yüzden yazmadı diyerek son derece gülünç bir savunma yapacaktır. Ancak o tiplere şu soruyu soruyorum. Oruçluyken akşamları eşlerin cinsel ilişki yapabilmelerine değinen Allah bu işe gelince mi unuttu. Ya da sizin ifadenizle Allah şöyle mi düşündü: “Off yeter yaa çok oldu. Gerisini elçim Muhammed halleder” Bu düşüncenin ne kadar yanlış olduğunu size göstermek için iddianızı somutlaştırdığım absürt bir cümle kurmak zorunda kaldım. Şu halde Kur’an yasaklamadığına göre "Allah bu konuda bir sıkıntı görmedi" sonucuna ulaşmamız çok da zor değil.

Mastürbasyon dinin konusu değildir, tıbbın konusudur. Bu konuda bilimsel verilere bakmak, uzmanların kanıtlarını incelemek gerek. Bazı doktorlardan mastürbasyonun doğal olduğunu ancak sık sık bu işe odaklanmanın bireyin gelişimini olumsuz etkilediğini belirtmektedir. Şu halde doktorların tavsiyelerine sağlımız açısından kulak vermek en doğru ve hakiki yol olacaktır. İnsanlara mastürbasyon yapmaması gerektiği gibi bir baskıyı uygularsanız, sahte hadisleri önüne bırakıp cehenneme gideceğini söylerseniz bu sadece onun psikolojisini bozacaktır. Çünkü bu noktada iradesini kaybeden her erkek ve kadın siz böyle söyleseniz de yapacak söylemeseniz de. Ancak söylerseniz bunu suçluluk ve Allah’a terbiyesizlik olarak algılayacağından psikolojik bir tramva o bireyi her yaptığında bekliyor olacak. İşte bu suçluluk duygusu ileriki yıllarda seks günahtır mantığına dönüşecek ve artık çoğu dindar için bu psikolojik cinsel bozukluk olarak ortaya çıkacaktır. Ayrıca evlilerin eşlerini bırakıp mastürbasyon yapmaları da onların bu noktada hasta olduklarını gösterir ve bir uzmandan yardım almaları gerekir.

Çoğu dindar kadının seks deninince şeytan görmüş gibi ürkmesini buna bağlıyorum. Ayrıca mastürbasyon yapılmamalı baskısı bireylerde görülme korkusu yarattığından bu işi oldu bittiye getirmeye çalışan erkeklerde ileriki yıllarda "erken boşalma" dediğimiz ve kadın için son derece kötü sonuç doğuran bir hastalığı da hortlatacaktır. Allah bunu Kur’an’da yasaklamadığına göre bir bildiği var deyip Allah’a güvenin. Allah yasak bırakmayı unuttu deyip size yasak “koyacak” din adamları aramayın. Yine de karar sizin. Mastürbasyonun yasaklanmasının bireylerde oluşturduğu olumsuz etki ortadadır. Bunun yerine çocuklarınıza sağlıklı bir eğitim verip özellikle ergenliği sağlıklı bir birey olarak atlatmalarına yardımcı olun. Mastürbasyonu yasaklayacağınıza bunun sık sık yapılmaması gerektiğine dair doktor tavsiyeleri izletilmeli ve bireyin hayatının merkezine "seks" kavramını bırakmaması gerektiği öğretilmelidir. Böylelikle çocuk hem doğasıyla savaşmayacak hem de kişisel gelişimine zarar verecek kadar cinselliğe odaklanmaması gerektiğini bilecek.

Kur’an’da cinsel ilişki ile ilgili yasaklar nelerdir?

Kur’an’ın yani Allah’ın bizden bu konuda da beklentileri vardır. Allah yasak bırakmaktan zevk aldığı için yasak bırakmaz. Bizim her açıdan sağlıklı bir yaşam sürmemiz için bunu yapar. Bizim için bırakır kısacası.

Oruç tutan eşler cinsel ilişkiye girebilir mi?

 

“Oruç günlerinizin gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helaldir: Onlar sizin elbiseleriniz, siz de onların elbiselerisiniz. Sizin kendinizi zor duruma düşüreceğinizi Allah gördü; İşte bu yüzden size affıyla muamele etti ve zorluğu üzerinizden kaldırdı: Şimdi artık onlara yaklaşın ve Allah’ın size meşru kıldığından yararlanın!” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ – BAKARA 187)

Evet, yukarıdaki ayette oruç olduğumuz günlerde iftardan önce cinsel ilişkiye girilmemesi gerektiği vurgulanır. Ancak burada dikkat edilecek nokta iftardan sonra da Müslümanların cinsel ilişkiye girmemelerini Allah, “Sizin kendinizi zor duruma düşüreceğinizi Allah gördü” diyerek reddetmiştir. Bu yasak Kur’an’da yok. Buradan anladığımız ya Müslümanlar bu ayetten önce arap kültüründen dolayı geceleri de ilişkiye girmiyorlardı ya da dönemin oruç tutan Yahudilerinden bu uygulamayı gördüler ve iftardan sonra cinsel ilişkinin Allah’ın ayıplayacağını sandılar. Kendi doğalarıyla yaptıkları bu savaşı Allah yukarıda “kendinizi zor duruma düşüreceğinizi Allah gördü” diyerek Müslümanlar kendilerine bir haram icat etmeden bunun önüne geçti. Bu ayet yasak bırakmak için değil bir yasağı kaldırmak için indiği açıktır. “Allah’ın size meşru kıldığından yararlanın!” bu cümle zaten Müslüman’ın cinsel hayata bakış açısının ne olması gerektiğini açıkça ifade eder zaten. Eşler arası haz (seks) meşrudur. Bu meşru haktan yararlanmalıdır. Gayrimeşru olan, evlilik bağı kurulmadan yapılan cinsel ilişkidir. Seks kötü değildir, zina kötüdür.

“Onlar sizin elbiseleriniz, siz de onların elbiselerisiniz” cümlesini önemsiyorum. Bu ifadenin çok güzel bir mecaz olduğunu ifade etmeme gerek yok sanırım. Giysi giyilir. Erkeğin kadını, kadının erkeği giymesi olayı çok harika bir anlatım oluşturuyor. İkinci önemli nokta ise elbise insanı güzelleştirdiği için güzeldir. Şu halde kadın erkeği, erkek kadını güzelleştirir. Bu cümle bile dindar kadın ve erkeğin cinselliğe bakışını yasaklardan daha çok birbirini özgürce mutlu etmeye yönelik olduğunu vurgulamaya yeter de artar bile.

Hayızlı Kadın ile Cinsel İlişki Mümkün mü?

 

“Sana kadınları ay hali hakkında soruyorlar. De ki: ‘O sıkıntı verici bir rahatsızlıktır: Ay hali sırasında kadınları (rahat) bırakın ve onlar temizleninceye kadar (cinsel) ilişkiye girmeyin! Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği gibi yaklaşın!’” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ – BAKARA 222)

Bu ayetle Allah kadınlara adet döneminde bu tür tekliflerle gidilmesini yasaklar. Kadının bu dönemde sıkıntı çektiğini haz peşinde koşacak ya da erkeğin hazlarının peşinde koşacak bir halde olmadığını belirtir. Ve erkeğin bu konuda eşini korumacı ve ona karşı anlayışlı bir tavır sergilemesi istenmektedir. Bazılarınız eşimiz sıkıntılı bir süreç geçirmiyor diyebilir. Hakikaten bazı kadınların adet dönemi kolay ve hafif geçer. Yani her kadın sıkıntı çekmez. Allah bir konuda tavsiyede bulunduysa muhakkak vardır bir bildiği deyip tıbben konuyu biraz inceledim. Kadın hayızlı iken cinsel ilişkiye girmenin büyük problemleri olmadığını ifade eden doktor beyanlarıyla karşılaştım. Ancak adet döneminde kadın cinsel organının mikroplara karşı savunmasız olduğu bilgisine rastladım. Yani kadına her halükarda zarar verme riski var. Şu halde Kur’an ile bilimin yine paralel bir noktada gittiğini görüyoruz. Şu halde Allah’ın bu tavsiyesine uymak gerek.

Yukarıdaki ayette “Allah’ın size emrettiği gibi yaklaşın!” gibi bir ifade var. Peki, Allah bize nasıl emretmiş? Resimli bir cinsel ilişki kılavuzu Kur’an’da olmadığı açık. Bu ayete cevabı yukarıdaki bakara 187 ve 222 verdiği gibi bakara 223 de veriyor. Bakara 187 de iftardan sonra yaklaşabilme emrini verdi. Bakara 222 de ise hayızlı iken yaklaşmama emri verdi. Bakara 223 de ise Allah bu konuyu biraz daha mecaz bir anlatımla ifade etme gereği duyuyor. Ayeti verdikten sonra niçin mecaz kullanıldığına dair görüşümü sunacağım.
 

“Kadınlarınız, sizin için bir tür tarladır; tarlanıza nereden ,nasıl ve ne zaman isterseniz öyle varın! Fakat önce kendi canlarınız için bir hazırlık yapın! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve unutmayın ki, mutlaka O’na kavuşacaksınız! Artık sen de mü’minleri müjdele!” (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ – BAKARA 223)

Allah “Kadınlarınız, sizin için bir tür tarladır;” diyerek müthiş bir mecaz ifadeye imza atıyor. Peki niçin bu konuda mecazı kullanıyor da direk cinsel ilişki şeklini tarif etmiyor. Çünkü Kur’an’ın amacı eşlerin ne yapacağına karışmak değil, eşlerin sağlıklı ve her iki tarafında mutlu olduğu bir seks hayatı oluşturmaktır. Kur’an evrenseldir. Şu halde Allah, cinselliği de keskin sınırlara kurban edip Kur’an’ın her devre her topluma, her bireye hitap edemeyecek bir forma girmesini istemiyor. Kur’an’da bir ayet Müslümanlarca tartışıldıysa bu o ayetin anlaşılmadığını gösterir. Ayrıca Kur’an’ın her çağa bir sunumu olduğu mantığını kavrayamamakta sebeplerinden biridir. Kur’an her çağa farklı hitap etmek istediği yerlerde mecaz kullanır. Ancak Müslümanlar illaki keskin ve mutlak anlam aramakta ve Kur’an’ı bir kaba sığdırmaya çalışmakla o kadar meşguller ki Kur’an’ın bu mucizevi yapısını göremiyorlar. Bakara 223, 500 yıl önce farklı anlaşılmış olabilir ama bugüne farklı bir sunumu var. Yarına da bambaşka bir sunumu olacak. Çünkü allah tarla ile ne demek istedi sorusu her çağda farklı bir cevap bulacak ve Kur’an o çağa da hitap etmiş olacak. Şimdi ayeti irdeleyelim. Kendi görüşümü size sunmak istiyorum.

“Kadınlarınız, sizin için bir tür tarladır;” ayetini birçok meal yazarı yanlış çevirerek “kadınlar sizin tarlanızdır” diyerek çeviriyorlar. Bu büyük bir hatadır. Hatalı bir mealdir. Bu evrendeki en büyük edebi yazar Allah’tır hangi kelimeyi niçin kullandığını çok iyi bilir. Şimdi diyeceksiniz ki ne fark var? Olur mu! Dünya kadar fark var. Ayeti “kadınlar sizin tarlanızdır” diyerek çevirirseniz tarlanın sahibi erkek olur. O halde erkek istediği zaman tarlaya girer, sürer vs. anladınız meseleyi. Kadının cinsel ilişkiye girmek isteyip istememesinin bir anlamı kalmaz. Erkek tarlanın sahibi olduğu için karar erkeğin olur. Bu da Kur’an’ın adaletine sığmaz. Ancak şu mükemmel ince noktaya dikkat edin. Ayet ne diyor?  “Kadınlarınız, sizin için bir tür tarladır;” ayet bu şekilde çevrildiğinde ise tarlanın sahibi kadındır. Cinsel ilişki sadece erkeğin isteğine değil kadının tarlaya giriş izni verip vermeyeceğine bağlı değişir. Kadınların bir tür tarla olduğunu ifade eden bu ayetin erkeğin cinsellik için adresinin kadın olduğuna bir vurgudur. Homoseksüel ilişkiye bir red vardır bu cümlede. “Kadın bir tür tarladır” ifadesinden benim anladığım eşimiz cinsel hayatımız için başvuracağımız adrestir. Ayrıca tarlanın sahibi kadın olduğu için erkeğin bu ilişki için tarla sahibi kadından izin alması gerekir. Yani kadın da eşiyle cinsel ilişkiye girmeyi istiyor olmalıdır. Karşılıklı rıza olursa seks her iki tarafı mutlu eden harika bir nimete dönüşür.

Farkı anlamayanlar için tekrar özet geçeyim  “kadınlar sizin tarlanızdır” ayeti tarlanın sahibini erkek yapar ve kadına seçim hakkı tanımaz. “Kadınlarınız, sizin için bir tür tarladır;” doğru mealinde ise Allah, tarlanın yolunu erkeğe tarif ediyor. Tarla, “sahibi kadın olan eşindir” deyip ok işareti ile nerede bulacağımızı söylüyor. Bu mecazı şöyle yorumluyor birçokları: tarla ekin veren yerdir. Kadın’ın mahsulü ise çocuktur. Çocuk için ise cinsel ilişkiye girilebilecek tek yer vajinadır. O halde vajina hariç diğer seks türleri yasaktır gibi bir yorum yapıyorlar. Ancak Allah bunu isteseydi bu kadar çetrefilli bir mecazı mı kullanırdı. Yoksa vajinayı kast eden bir kelime mi kullanırdı. Bu görüş tamamıyla Allah’ın muradını anlamaya çalışmaktır. Kabul ediyorum. Ancak Allah’ın muradını tutturduğunu hiç zannetmiyorum. Niçin mi? Şöyle düşünün eğer gerçekten bu ayet cinsel ilişkiyi sadece kadın cinsel organı ile sınırlandırıyorsa o halde cinsel ilişki sadece çocuk yapmak için yapılır. Haz için seks yapılamaz. Çünkü tarla ile ürün alınan organ kast ediliyorsa. Tarlaya siz sadece hangi dönem gidersiniz? Ekin yapmak istediğiniz dönem gidersiniz. Mesela kışın gider misiniz? Hayır tabii ki. Şu halde bu mantığa göre prezervatif, doğum kontrol hapları kullanılamaz. Çünkü amaç çocuk yapmaktır ve sadece çocuk yapmaya karar verdiğinde cinsel ilişkiye girebilirsin. Ya da şöyle düşünün. Örnek üzerinden gideceğim. Kadın vajinal olarak cinsel ilişkiye girmek istemiyor olabilir. O gün yorgunluktan dolayı ya da ruhen isteksiz olabilir. Ancak eşinin şehvet ibresi yükseklerde olduğu için de eşine de bu konuda yardımcı olmak istiyor olabilir. Bu yüzden erkeğin cinsel organını kendisi okşayarak, ya da göğüs vs. gibi bir bölgesine sürtünmesini sağlayarak eşini rahatlatma yoluna gidebilir. Aynı şey kadın için de geçerli. Erkek isteksiz olduğu bir dönemde kadın cinsel ilişkiye girmek istiyor olabilir. Erkek eşinin vajinasını okşayarak onu orgazm edemez o zaman bu mantığa göre. Yukarıdaki tarla açıklamasına göre bunların hepsi haram oluyor. "Ya kadın cinsel organı ya da asla" mantığı kimse kusura bakmasın tarla mecazından çıkmaz. Zaten çıkmayacağını bildikleri için falanca âlimin görüşü, yok falanca hadis böyle diyerek bize yasa koyucu olarak Allah’ın yanında âlimleri ve uyduruk hadisleri gösteriyorlar. Neyse ayeti bu şekilde anlayanların bile inandıkları şekilde yapmadıklarını bir erkek olarak tahmin etmem çok zor değil. Kendilerini ve toplumu kandırdıklarını sansınlar.

Dindarların baskıları yüzünden nice erkek cinsel noktada psikolojik bozukluk yaşıyor ve cinsel sapkınlığa sürükleniyor. O yasak bu yasak denile denile adam bir hapishaneye sokuluyor zihnen. Yetmiyormuş gibi dini öğrenen bireylere sürekli yeni yasaklardan bahsedilerek ne yapılıyor biliyor musunuz? Hapishane duvarlarını o bireye doğru yaklaştırıyorsunuz. Bu muhteşem baskıya dayanamayan erkek ve kadınların çoğu pis bir şekilde patlıyor ve onlarca psikolojik hastalık peyda oluyor. Erkekler cinsel sapkınlıklara sürüklenirken kadınlar ise eşleri ile bile cinsel hayatı yaşamayı günah olarak görmeye başlıyor.  Kadın evlendikten sonra hadi yap da işimize dönelim moduna giriyor. Ruhundan arındırılmış berbat bir evliliğe dönüşüyor. Ya bu sadece bir örnek. Nice psikolojik zararları daha oluyor da bu tıbbın konusu bu yazının değil. Halbuki Kur’an birbirinizin elbisesisiniz diyor. Yani her iki taraf da bundan haz duyar, mutlu olur. Allah cinselliği erkek mutlu olsun diye göndermedi.

Ayette geçen “tarlanıza nereden, nasıl ve ne zaman isterseniz öyle varın!” cümlesinden benim anladığım hangi pozisyonda, hangi mekânda, hangi saatlerde eşler birbirini arzularlarsa o saatte yapabilirler. Bu cümle yasak bırakmıyor, yasakları kaldırıyor. Ve cinsel ilişkide zaman, mekan, şekil vb. kararları eşlere bırakıyor. Benim ayetten anladığım budur. Gördüğünüz gibi Kur’an’da ayetler bu şekilde. İslam’da cinsel haramları din adamları bırakmıştır ve kesinlikle Allah’ın bırakmadığı yasakları mutlak kabul etmemelisiniz. Ha doktorunuz size seks ile ilgili bir şey yasaklayabilir bunu kast etmiyorum. Allah’da doktor da sağlımız için yasak bırakır. Allah herkesi kapsayan yasakları bıraktı. Doktor ise sadece sizde görülen bir rahatsızlıktan dolayı bazı şeyleri yasaklayabilir.
 

Anal seks haram mıdır?

Kadının anüsünden yapılan bu cinsel ilişki doktorlar tarafından delilleriyle beraber sakıncalı bulunmuştur. Kadına büyük zararları vardır. Birinci zararı kadın bu tür cinsel ilişkide muhteşem bir acı çeker. Ancak biz Kur’an’dan biliyoruz ki adet dönemi kadınlar rahatsız olduğu için cinsel ilişki yasaklanır. Yani Allah bu noktada kadının rahatsızlığı fiziksel olsun duygusal olsun fark etmez kadını koruma yoluna gitmiştir. O halde Kur’an biz erkeklere bu işte nasıl bir yol izleyeceğimizi açıklıyor: Erkeğe, kendi hazzın için kadına zarar verme diyor. Seks işinde kadını fiziksel olarak rahatsız edecek davranışlarda bulunamazsın. Çünkü adetli kadın cinsel ilişkiye girmekten rahatsız olur. Ha olmayanlarda olabilir ancak onların da cinsel organları mikrop kapmaya müsait olacağı için her türlü kadına fiziki zarar verilmiş olur. Anal seks dibine kadar kadına fiziksel açıdan zarar verir. Kadına verdiği ikinci zarar ise kadının anüsündeki kasları bozar ve ileride kadın dışkısını tutamamaya başlar. Bu bir kadının organını bozmaktır. Bakara 222’de kadın sırf istemiyor diye yaklaşmayın diyen Kur’an kadına bu denli zarar veren bir ilişkiyi onaylar mı? Elbette hayır. Anal seks saçmalıktır. Ve bu denli yaygınlaşmasının iki nedeni var: Birincisi tahmin ettiğiniz gibi porno endüstrisi. Yalanlarla doludur. Ama dünyanın en ucra köşesinde yaşayan cahil erkekler Batı kadınının buna izin verdiğini sanır. Akıllı hiçbir kadın buna izin vermez. Amerika’da yaşayan kadınlar da anal sekse izin vermez. Ama porno endüstrisi ABD kadınının bunu normal karşıladığı algısını oluşturur. Akıllı olun ey Müslümanlar! Anal seks gerekli değildir. Eşinizin acı çektiği bir ilişkide siz haz alıyorsanız doktora gitmelisiniz. Çünkü siz hastasınız. Porno bu yanlışı size doğru ve haz verici olarak gösteriyor. Pornoda kadının bundan hoşlandığını gören cahil erkeğimiz bunu normalleştirir zihninde. Kafası iyi çalışmayan erkek kahramanımız kandırıldığını anlamaz. Sonra suçu bu saçma isteğini kabul etmeyen eşine arar. Çünkü izlediği filmdeki kadın gayet memnundu. Anlamaz ki o kadın on binlerce dolar alıyor o sahte haz görüntüsünü vermek için. Anal seks Bakara 222’ye aykırıdır. Kadına fiziksel zarar veren her türlü girişim yanlıştır. Buna salak porno endüstrisinin kırbaç vs. aptal aptal icatları da dahildir. Mutlu olmak için bunlara ihtiyacınız yok. Porno endüstrisi kapitalist sistemin en çirkin yüzüdür. Size kelepçe, kırbaç vs. salakça şeylere özendirir sonra da gidip o mantıksız şeylere para vermenizi sağlar. Anal seksin yaygınlaşmasının ikinci sebebi de kızlık zarı korkusu. Çoğu kadın maalesef lise veya üniversite yaşantısında erkek arkadışıyla cinsel ilişkiye girer. Kızlık zarının bozulmaması için yani ilerde kocama ve topluma bunu izah edemem korkusuyla sevgilisinin anal seks talebini kabul eder. Kızlarımızın bu konuda bilinçlenmesi gerekmektedir. Erkeklerin bu isteğine kolayca hayır diyebilmelidirler.

Oral seks haram mıdır?

Oral sekste yani ağız yoluyla yapılan sekste iki tarafta birbirine zarar vermediğinden hiçbir sakınca görmüyorum. Şimdilik doktorlar cinsel organların ilişki öncesi temizlenmesi şartıyla bir sorun olmadığını söylüyorlar. Şu halde ilerde tıp bir sorun bulursa bırakılmalıdır. Ancak şimdilik tıbbi bir zararı yoktur. Oral seks Kur’an’da yasaklanmamış. Tıp dünyası da yasaklamadığına göre bana göre doğaldır ve eşlerin karşılıklı rızasına kalmıştır. Tabi bazı kadınlar oral seks hakkındaki bu düşünceme sert tepki verecektir. Bunun sebebi tamamen psikolojiktir. Yetiştiğimiz kültürden dolayı bu tiksinti yaşanıyor. Tıpkı çinde köpek etinin yenilmesinin toplumumuzda tiksinti uyandırması gibi. Farklı toplumlarda bunun normal kabul edildiğini tarih kitapları ve heykeller göstermektedir. Hindistanda kaç bin yıllık oral seks heykellerinin resimlerini gördüm. Bugünün Batı dünyasında da bu normal bir talep olarak kabul ediliyor. Tarih öncesi bu olguyu Kur’an yasaklayabilirdi ama yapmadı. Günümüz kadınları ise dediğim gibi büyük bir cinsel baskıyla yetişiyor. Bir erkeğe selam veren kadının bile kötü yola düşmüş gibi davranıldığı toplumlarda kadın cinsellikten soğuyor. Seks haram, ayıp ve kötüdür algısı kadınların içine işlemiş. Bu da psikolojik olarak kadınlarımızda ruhsal bozukluklar meydana getirmiş maalesef. Normal cinsel ilişkiye bile soğuk bakan kadınlardan oral sekse doğal bakmalarını beklemiyorum zaten. Ancak bu şeyleri aşmamız gerek. Eşler birbirini hiçbir şeye zorlayamaz elbet. Bu noktada erkekler ve kadınlar cinselliğe kendi bakış açısıyla bakan eşler bulmaları daha iyi olur. Ne demek yani demeyin hemen. Kast ettiğim evlenmeye karar verdiğiniz kişiyle konuşursunuz bu konuda da paralel fikirleriniz varsa evlenirsiniz. Evlendikten sonra ona zorla yaptırırım düşüncesini bırakın.

Ben toplum tarafından bozulan kadın psikolojisiin bir yan etkisi olarak görüyorum kadınların cinselliğe bakışını. Erkek cinsel organını öcü ve düşman bellemiş bir birey olarak yetiştiriliyor ömür boyu. Tamam evlenmeden öyle görsün de bu bir hastalığa dönüşüyor kadında ileriki zamanlarda. Kocasının cinsel organı da kadının bilinç altı tarafından düşman kabul edilmeye devam ediyor. Cinsel organdan dehşete kapılma ve iğrenmesi de bu yanlış baskının hastalığa bürünmüş hali. Bazı kadınların cinsel ilişkiye girecekken yorgan altına girmek istemeleri, ışığın kapalı olmasını istemeleri, erkeğin cinsel organını görmek istememeleri vs. bunların hepsi toplumun suçudur. Kadına yanlış olanın seks değil de zina olduğunu anlatamazsanız böyle olur. Sürekli yasak sürekli baskı kadının cinsel duyularını köreltir. Sonra tüm erkekler “başım ağrıyorcu” eşlerden şikayet eder. :)

Cinsel Konuşmalar Haram Mı?

Elbette değil. Kadın ver erkek bu noktada özgürce birbirleriyle konuşabilmelidir. Her iki taraf da eşinin kendisini arzulama seviyesini yukarı çekecek konuşmalar yapabilir. Eşler arasında her türlü konuşma doğaldır.

Cinsel Organlara Bakılması Haram Mı?

Hayır değil. Hatta bakılmaması nasıl mümkün onu anlamıyorum. Bunlar hep giyinik mi cinsel ilişkiye giriyor? Hadis çıkardılar başımıza bir de. Neymiş, cinsel organa bakan kör olurmuş. Daha kör olan birini duymadık. Vallahi pes diyorum bu din adamlarına. Kendileri bakmıyorsa bir şey bilmiyorum. Sahtekârlar.

Cinsel İlişkinin Vakitleri Nelerdir?

Bu soruya cevap bile vermek istemiyorum. Ama biliyorum ki internette sanki ciddiye alınması gereken bir konuymuş gibi bunu aratanlar var. Yok kardeşim öyle bir vakit. Eşiniz ve sizin canınız ne zaman istiyorsa. Saçmalamanın bir âlemi yok. Bu işi de sulandıran sözde İslami siteler yığınla mevcut. Bu konudaki hadis denilen rivayetlere de güvenmeyin. Hz. Muhammed gece eşleriyle ne yaptığını gelip Ebu hureyre ya da diğerlerine anlatmaz. Ya biraz akıllı olun. Siz ne yaptığınızı anlatıyor musunuz ki peygamber anlatsın. Peygamber sizden daha mı az onurluydu gafiller.

Ne Yapmalı?

Kadınların çocukluktan beri baskıyla büyümelerinin yan etkileri konusunda eşleri onlara yardımcı olmalıdır. Cinselliğin kötü olmadığına onu bu konuda serbest bırakarak ve anlatarak açıklamalısınız. Bu konuda kadınlara da büyük bir görev düşüyor. Bu baskıların yarattığı psikolojik rahatsızlığı yenmede eşine yardımcı olmalıdır. Aynı zamanda bilinçli bireyler olarak aynı baskıyı siz kızınıza yapmayın. Eğitimli kendini bilen bir kız yetiştirerek üzerinize düşen görevi yapmış olursunuz. Baskı kurarak büyütürseniz aynı hatayı geleceğe miras bırakırsınız. Böylece gelecekte de mutlu olmaya çalışan bir kız yerine kendini sıkan, erkekten ve cinselliğinden korkan, utanan, çekinen, mutlu olamayan kadınlar olur. Başım ağrıyorcu kadınlar hem kendilerini hem eşlerini mutsuzluğa mahkum eder. Halbuki Batı kadını bunu aşalı çok oldu. Erkekler kadar özgür yetiştikleri için seks konusunda bir erkek kadar arzulu oluyor, canları istediklerinde seksi başlatan taraf oluyorlar. Tabi seksi evlilik dışı da yapıyorlar. Zinayı desteklemiyorum tabii ki. Bu da Batı kadınının hatası. Ama kadını baskı altında tutan bizim gibi toplumlarda bu böyle değil. Ben şu hareketi yapmam, ben onu yapmam, şunu yapmam, sapık mısın?, git başımdan başım ağrıyor vs. sayın gitsin. Bu sağlıklı bir bireyin hareketleri değil açık söyleyeyim. Seks, erkeğe ne kadar haz veriyorsa kadına daha fazla verir. Özgür yetişen toplumların kadınları buna delildir. Kadın bu hastalığını aşamaz ise doktor yardımına başvurulmalı. Ancak yine de kadın toplum yüzünden kazandığı bu psikolojik rahatsızlığı aşamıyorsa eşinizi aldatma ya da kuma getirme yoluna gitmemelisiniz. Bunun yerine boşanma en iyi çözüm olarak duruyor. Daha yolun başındayken en iyisi bu.

Ha bu arada zinayı yasaklayan ayete bir örnek vereyim isra 32. Sonuç olarak eşler birbirini mutlu etmeye birbirine haz vermeye baksın. Anlayış sevgi ve saygı her türlü sorunun üstesinden gelmenizi sağlar. Cinselliği bir tabu olmaktan çıkarın. Allah’ın haram etmediğini siz psikolojik durumunuzdan dolayı birbirinize haram kılmayın. Bu doğanızla savaşmanıza ve mutsuz bir evliliğe sürüklenmenize sebep olur. Halbuki doğanızı keşfe çıkmanız, özgür ve baskısız bir zihinle kendinizi rahat bırakmanız gerek. Toplum yıllarca zihninize yeterince baskı yaptı bir de siz kendinize baskı yapmayın. Meşru istekler olmak kaydıyla eşinize ve kendinize karşı fedakar olmanız gerek. Eşinizi mutlu ve dinç görmek sizi de mutlu edecektir. Her iki taraf için de söylüyorum. Mutlu bir cinsel hayat eşleri birbirine daha fazla bağlar. Başka insanla aldatma ihtiyacını minimize edecek (hasta insanlar hariç) Akşam işten eve hemen gitmeyi istetecek ve eşinize sarılmaya sizi sabırsızlandıracaktır. Mutlu bir cinsel hayat olmadan mutlu bir evlilik olmaz.

 


Milliyetçiliğin bir FİKİR olduğuna inanmam için bir Çinlinin Türk milliyetçisi, bir Türkün İspanyol milliyetçisi olabildiğini görmem lazım.

En Son Yapılan Yorumlar