yukarı çık butonu
İslam’da Mezar Yönü Neresidir?
Halkımız arasında doğru bilinen yanlışlardan biri de mezar yönünün kıble olmasının zorunlu olduğudur. Bu Sünnilik dininin bir zorunluluğudur. İslam ile yakından uzaktan alakası yoktur. Kur’an böyle bir uygulamadan bahsetmez. Bazıları niçin yön kıbleye bakmalı sorusunu şöyle cevaplamakta: Dua isabet etsin diye.Biliyorum bilime, akla, mantığa, felsefeye ve en önemlisi Kur’an’ı her şeyin üzerinde gören arkadaşlarımızı bu cevap rahatsız etti. Çünkü bu bizi salak yerine koymaktan başka bir şey değil. Adama sorarlar sen Kur’an’da yazmayan bu uygulamayı Allah’tan öğrenmediysen nereden ve kimden öğrendin? Kaldı ki bunun sebebinin bu olduğunu Allah söylemiyorsa kimi referans alıyorsunuz?

Sünnilik dininin en büyük sorunu şu: din koyucunun kim olduğunu tam olarak anlayamıyorlar. Din koyucu tek otorite Allah’tır. Allah ise bunu Kur’an ile bize bildirir. Sünniler ise Kur’an dışı dini otoriteler aramaktalar. Bize söyledikleri bu otoritenin Muhammed peygamber olduğu. Fakat bize delil olarak gösterdikleri kaynaklar ise Peygamberimizden asırlar sonra yaşamış insanların duydukları söylentiler. Yani peygamberimiz bile değil. Bu söz ve uygulamaların ona ait olduğuna inanan insanların doğru söylediğine inanmamız bekleniyor. Kaldı ki binlerce çelişki, Kur’an ile zıtlık, bilim dışı inanış vs. içeren bu kaynaklar sorgulanmak istenmiyor.

Allah Kur’an’da bu konudan bahsetmiyorsa bu önemli olmadığındandır. Öldükten sonra sorumluluk biter. Ne tarafa gömüldüğünüzün bir önemi yoktur. Böyle ilkel dönem inanışlarını çağdaşlığı hedefleyen ve bilime gönlünü vermiş insanların dini olan İslam’a monte etmek beyhudedir. Çünkü bu vidalar bu tahtaya girmez. Dinimiz İslam, bu tür ayrıntılarla değil insanla, sorumlulukla, ahlak ile, akıl ile ilgilenir. İslam’ın hükümleri ölüler için değil diriler içindir.

Dünyadaki en temel sıkıntı günümüzde şu: Sünniler, Şialar, Vehhabiler, Nakşiler, Hanefiler, Şafiler, Hanbeliler, Malikiler vs. yüzlerce dinin mensubu kendini tıpkı İslam dinine inananlar gibi Müslüman olarak tanımlamakta ve İslam’a inandığını düşünmektedir. Ayrıca İslam ile aynı kitaba (Kur’an) inandıklarını iddia etmekteler. Bu yüzden İslam dini karmaşıklaşmıştır. Çünkü ne İslam’a ait ne değil bunu anlamak Kur’an ile haşir neşir olmayan insanlar için imkânsız hale gelmiştir. Kaldı ki Kur’an ile ilgili sürekli araştırma yapanlar için bile ayırt edilmesi çok zorlaşmıştır.

Sünniler (ehli kitap) mezar yönü kıble olmalıdır diyor bir başkası ölüye Fatiha okunur diyor bir diğeri mezarları kutsal ilan edip türbe yapıyor. Bunları söyleyenler bunları İslam söylüyor dedikleri için insanın kafası karışıyor. Hâlbuki bunları İslam emretmiyor. Sünnilik ve Şiilik dini emrediyor. Halk ekmek parası derdine düştüğü için bu konuları araştırmıyor. Çoğunluk ne derse ona inanıyor, çoğunluk neyi takip ediyorsa onu takip ediyor. Çünkü çoğunluk her zaman insana bir güven hissi verir. Sürüden ayrılmak insanı korkutur. Bu psikolojik bir gerçek. Ancak işe bakın ki Kur’an’ın en çok eleştirdiği konuların başında ataları, çoğunluğu körü körüne takip etmektir.