İbrahim Peygamber Allah’ı Akıl Yürüterek Mi Buldu?

Birkaç insandan böyle bir iddia işittim. Bu iddianın Kur’an’i bir zemini olmadığını ise bu yazımda belirtmek istedim. Şimdi iddia şu: İbrahim peygamber gökyüzüne bakarak ay, yıldız ve güneş’in Tanrı olamayacağını ve gerçek Tanrı'nın Allah olduğunu akıl yürüterek buldu. Şimdi bu iddiaya cevabı ayetler ile birlikte verelim:
 

Hani bir zamanlar İbrahim babası Azer’e demişti ki:  “Sen putları mı ilah ediniyorsun? Görüyorum ki, sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz!” (74) İşte böylece biz, İbrahim’e göklerin ve yerin hükümranlığı hakkında bir bakış açısı kazandırdık ki, kalben mutmain kimselerden olsun (75) Ve gece karardığında bir yıldız gördü ve haykırdı: “Benim rabbim bu!” Fakat yıldız batınca dedi ki: ”Ben batanları sevmem” (76) Sonra ayın doğuşunu görünce “İşte rabbim bu!” dedi. Fakat o da batınca dedi ki: “Doğrusu eğer rabbim beni doğru yola iletmeseydi, ben de kesinlikle sapıtan kimselerden olurdum!” (77) Nihayet güneşin doğuşunu gördü ve “Benim Rabbim bu; zira bu en büyüğü!” dedi. Fakat o da kaybolunca “Ey kavmim!” diye seslendi, “Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerde yokum!” (78) Artık ben, her türlü batıldan yüz çevirerek bütün varlığımla gökleri ve yeri yaratana yöneldim ve ben O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim! (79) Ve toplumu onunla tartışmaya girdi. Dedi ki: ”Beni doğru yola ileten O olduğu halde, siz Allah hakkında hala benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin şirk aracı kıldığınız şeylerden korkmuyorum; Rabbimin dilemediği hiçbir şey gerçekleşmez, Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatır: siz hala bunu düşünemiyor musunuz?”(80)  (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ – ENAM 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80)

Yukarıdaki ayetlerde bu konu işleniyor. Konuya hangi ayet ile başlandığına dikkat edin! Bakın İbrahim babasına “Sen putları mı ilah ediniyorsun? Görüyorum ki, sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz!” diyerek başlıyor. Belli ki İbrahim babasına bu cümleyi kurduğunda peygamberlik görevini almış ve tebliğe babası ile başlamış. Daha sonra topluma taptıkları şeylerin yanlış olduğunu göstermek için onların taptıkları yıldıza, aya ve güneş’e tapar gibi yapmış sonra da onların akletmelerini sağlayacak olan bir plan yapmış. Daha sonra onlarla beraber tapınıyor gibi yapıp nihayetinde toplumunun akıllıca düşünmesine katkıda bulunacak şu sözleri sarf etmiş: “Ben batanları sevmem” Tanrının yok olan bir şey olamayacağını topluma anlatmak için böyle bir yönteme başvurduğunu düşünmemek için bir sebep yok. Bunun kanıtı Enam 76’dır. Çünkü Enam 76’da yıldızlara ve aya tapmayı mantıksız bulan İbrahim peygamber şu cümleyi kuruyor: “Doğrusu eğer rabbim beni doğru yola iletmeseydi, ben de kesinlikle sapıtan kimselerden olurdum!” bu cümleyi İbrahim peygamber kurduktan sonraki bir süreçte “Nihayet güneşin doğuşunu gördü ve “ Benim Rabbim bu; zira bu en büyüğü!” dedi.” olayı meydana geliyor. Yani burada İbrahim peygamberin bir tebliğ planı kurduğu açıkça belli oluyor. Ayrıca İbrahim peygamber, güneş’e tapmayı da mantıksız bulduğunu açıklamak için  şu cümleyi kuruyor: ”Ey Kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerde yokum!” Bu cümleye dikkat!  Kendinizi İbrahim peygamberin yerine bırakın. Toplumun taptığı yıldız, ay ve güneşi reddettiniz.O zaman ne yapardınız? Ateist olurdunuz ya da deist olurdunuz. Ancak cümlede güneş’e tapmayı reddettikten hemen sonra inanacak herhangi bir Tanrısı kalmayan birinin kurmayacağı bir cümle kuruyor ve diyor ki:”sizin şirk koştuğunuz şeylerde yokum!” Yani İbrahim peygamber kavminin Allah’a şirk koştuğundan haberdar. İbrahim peygamberin Allah’ı düşünerek bulduğu iddiasını bitiren ayet Enam 83’tür.
 

İşte bu, toplumuna karşı kullanması için İbrahim’e verdiğimiz ispat yöntemimizdi. Biz, dilediğimiz kimseyi derece derece (hakikate) yüceltiriz. Hiç şüphesiz senin Rabbin her hükmünde tam isabet edendir, her şeyi tarifsiz bilendir.  (HAYAT KİTABI KUR’AN MEALİ – ENAM 83)

 
Zaten yukarıda verdiğim Enam 76’da açıkça İbrahim peygamber “Doğrusu eğer rabbim beni doğru yola iletmeseydi, ben de kesinlikle sapıtan kimselerden olurdum!” diyerek. Atalarının geleneğini terk etmesini Allah’a borçlu olduğunu bildiriyor. Bu demek değil ki sadece Allah’ın çabası ile oldu. Eğer böyle olsaydı Allah diğer insanlara zulmetmiş olurdu. Allah, Kur’an’da belirttiği gibi hakikati bulmayı arzulayan her insana İbrahim gibi yol gösterir. İbrahim de muhakkak çok sancılı süreçlerden geçti. Gerçek Tanrı kim? sorusuna emek vermiş biri olmalıdır. Yoksa Allah hiç kimseye torpil yapmaz.
 
 


Bilim insanının gayesi doğruyu öğrenmekse, kendini okuduğu her şeye düşman etmelidir.

En Son Yapılan Yorumlar