Arama Yap
Hz. Muhammed'in Misyonunu Bırakıp Sakalına,Hırkasına Sarılanlar
Evet bu başlığı seçmemin önemli bir sebebi var. Mesele peygamberimiz olunca birçokları gibi ben de hassas olmaya çalışıyorum. Fakat bugün başkalarında gördüğüm şey kesinlikle hassasiyet değil. Peygamberin inancına, amacına,hedeflerine ve misyonuna sırt dönen Müslümanlar sözüm ona sakalına, hırkasına sarılmak mümkünse koklamak isteyerek iman tatmininde bulunmaya çalışıyorlar. Böylelikle kendilerini çok imanlı hissederek büyük bir yalanla kendilerini kandırabilecekler. Peygamberin ahlakı,mücadelesi zordu bunu gören uyanık dindarlarımız peygamberi ; sakala, hırkaya indirgeyip onları sahiplenerek güya peygamberi sahipleniyor onun izinden gitmiş oluyorlar. En nihayetinde bu anlamsız hareketleriyle kendilerini peygamber aşığı ilan ediyorlar. Üç Muhammed adlı kitaptan bu konuyla ilgili bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum
"…Aslında dikkatimizi çeken şey fetişizme kadar varan bu tavırların Hz. Peygamberin yaşadığı çağda sadece münafıkların başı Abdullah b. Ubeyy b. Selül’ün peygamber tasavvuruyla hayret edecek derecede birbiriyle örtüşmesiydi. Önce Müslim ve Nesainin naklettiği şu haberi okuyalım: "Cabir’den; Münafıkların elebaşı öldüğünde namazını Rasululahın kıldırmasını vasiyet etmişti. Oğlu peygambere geldi ve dediki 'Babam senin gömleğinle kefenlenmeyi vasiyet etti.’ (İbn Kesir, Tefsir)” Burda dikkatimizi çeken Abdullah b. Ubeyy b. Selülün Rasulullahın hırkasına yüklediği anlam ve Rasulullah şahsında sergilediği 'Peygamber Tasavvurudur' Bir ömür peygambere karşı en çirkin yollarla savaşan eşine (Ayşe) iftira etmekde dahil İslam toplumunu içinden yıkmayı görev bilen bu adamın Hz. Peygamberin hırkasına duyduğu saygı ve ona yüklediği 'Kutsal anlam' ortada. Belli ki onun hırkasıyla nifakını örtmeye onun hareketiyle kendini kurtarmaya çalışıyor." (ÜÇ MUHAMMED, MUSTAFA İSLAMOĞLU)
Kim olursa olsun peygamber dahil olsa onu çok seviyoruz deyip misyonunu, amacını ve hedefini geriye atıp hiçbir anlamı olmayan hırkaların ,sakalların peşine düşmemeliyiz. Sarılmamız gereken peygamberden bize kalan tarihi eser eşyalar değil; kurandır,peygamberin ahlakıdır, mücadelesidir, insanlığıdır, nezaketidir vs.. bize anlam katacak şeyleridir. Bizde artı değer oluşturmayacak hiçbir şey peygamberden bize miras değildir. Değil mi ki Hz. Muhammed’e varisleri sorulduğunda “Benim varislerim alimlerdir” demişti. Peygamber şimdiki insanlardan farklı bakıyordu ona göre kendisinden kalmasını istediği gerçek miras ilimdi, bilgiydi, fendi,akıldı vs.. Müslümanların bugün onun gerçek mirası olan ilmi kutsal ilan edip sahipleneceklerine hırkasını, sakalını miras olarak alıp onları kutsal ilan edeceklerini öngörseydi eminim tüm eşyalarını vasiyetle yaktırırdı.
- Kur'an'a Göre Abdest Nasıl Alınır, Hangi Hallerde Bozulur?
- Kur’an’da Ramazan Bayramı Geçiyor Mu?
- Salat-ı Tefriciye Nedir ? İslam’da Bir Karşılığı Var Mıdır?
- Dinozorlar Niçin Kuran’da Geçmez? Kur’an İnsan Ürünü Mü?
- Aişe Validemiz Hz. Muhammed İle Kaç Yaşında Evlendi?
- Kur’an Kadınları Dövmeyi Emrediyor Mu? Nisa 34’ü Anlamak (Bölüm-2)
- Hz. İsa’nın Annesi Meryem Nasıl Hamile Kaldı?
- Hz. Muhammed Evlatlığının (Zeyd) Eşiyle Evlendi Mi?
- İslam Dininde 3 Defa Boş Ol Denildiğinde Boşanma Gerçekleşir Mi ? İslam'da Gerçek Boşanma Süreci
- Ettahiyatü Şirk Midir? Peygamberimiz Namazda Ettahiyatü Duasını Okudu Mu?
- Hz.Muhammed ve Sevr Mağrasındaki Yılan Hikayesi Doğru mu ?
- Kur'an'da Namaz Nasıldır? Namaz Hadisler Olmadan Kılınabilir Mi?