yukarı çık butonu
Günümüz Hristiyanlığın Temelini Oluşturan Pavlus

"Pavlus , Bir islam peygamberi olan " Allah’ın kulu ve elçisi " isayı öldürüp onun yerine düzmece bir " Tanrı isayı " kurgulayan kişidir. İşte pavlusun kendi ağzından " çünkü ben resullerin en küçüğüyüm ben ki resul çağırılmaya layik değilim, çünkü Allah’ın kilisesine eza ettim " (Pavlustan Kosintoslulara I 15:9 )

Pavlus , Hz isanın şahsını aşırı yüceltmeye ve insanüstüleştirmeye tabi tutarak kendi pagan din tasavvurunu meşrulaştırma aracı olarak kullanıyordu. Sonuçta pavlus putperest Roma tasavvurunu tüm unsurlarını taşıyan bir kilise kurarak , Hz isayı oraya hapsetti. Pavlus kim? Helenleşmiş , Anadolulu bir Museviydi. Asıl adı Saul idi. Grekçe biliyordu ve helenist kültür içinde yetişmişti. Pavlus katı bir Roma yahudisi iken Hz isanın ilk müminlerine yaptığı fiziki işkenceden fazlasını , Hz isanın  manevi varlığına , misyonuna ve hatırasına yaptı. Peki hristiyanlığa neler ekledi ?

İlk günah teorisi , Pavlus Hristiyanlığının insan anlayışınıda ele vermektedir. Söz konusu insan daha anasının karnındayken günahkar olan insandır.  Bu tez , oğula babasının suçunu yüklemek gibi bir  zülmü meşrulaştırırken , aynı mantığın bir uzantısı olarak isanın başkalarını günahlarından arındırmak için kendini feda ettiği gibi mitolojik bir  tezin doğmasına sebep olacaktır. Kuran’a göre insan doğuştan günahkar değil, doğuştan sorumluluk sahibidir. Pavlusa göre Adem ve Havva , Tanrının huzurundan işledikleri bir günah nedeniyle değil üremeyi öğrendikleri için kovulmuşlardır.Ona göre Adem ve Havva cinsi birleşme yaparak günahkar olmuşlar ve bu yüzden tüm insanlar doğarken eşit günahla doğuyorlardı. Aslında pavlus temiz kabul edilen isa’nın çarmıha gerilmesine bir kılıf aramış ve bulmuştu. İsa insanların bu günahları için çarmıha gerilmişti.
Acı ve ızdırap çekmek pavlus hristiyanlığında bir amentü şartıydı. Bu korkunç öğreti zulme dinsel kılıf geçirmekten başka bir şey değildi. Çünkü acı çekmek insanı masum kılmanın kaçınılmaz ve mutlak yoluysa hristiyan olmayan yada sapık olduğu düşünülen birine acı çektirmek ona iyilik etmekti. Bu öğreti sonunda en iğrenç canavarlıkları dahi din kisvesi altında meşrulaştırdı. Ünlü engizsyon mahkemelerinin verdiği insan yakma cezaları her türlü işkence ve cinayeti yapan klise tarafından bir " Arınma " ve " Saflaştırma " olarak adlandırılıyordu.

Nasturiler eliyle " İnsan isa’ya inanan  "   3.Münzir ile ilgili bir hikaye çok ünlüdür. Kendisini teslisçi yapmaya çalışan bir grup papaz, münziri birgün üzgün halde bulur. Üzüntüsü sorulunca " Melek Mikailin vefatını öğrendim " der. Papazlar " O melektir hiç ölür mü ? " derler.  O taşı gediğine koyar " Ya sizin beni Tanrının öldüğüne ikna etmeye çalışmanıza ne demeli ?  "  (Mustafa İslamoğlu, Üç Muhammed)


Sonuç olarak Pavlusyen Hristiyanlık yani günümüz Hristiyanlığı ateizmi doğuracaktı. Ateizm’in Arap dilindeki  etimolojik anlamı " Batıldan dönmek, yığınların gittiği yana gitmemektir " Nihayetinde klisenin sunduğu tanrı isa modeline karşı gelip Homo homini devs est  ( İnsan insanın Tanrısıdır ) dediler. İsa’dan sonra 325 yılında Nikiai (İznik) de toplanan Konsil’ün kararıyla incillere klise tarafından resmi olarak yeni ahid adı verildi. Henüz 3. Yüzyılda yaklaşık 4600 farklı elyazması incilin varlığıda esas alındığında konsil  4 adet incili rehber alıp diğer tüm incilleri yakma kararı aldı. Seçilen inciller de " Tanrı İsa " modelini kabul eden inciller oldu.