Erkekler Kadınların Yöneticisi ve Hakimi Midir? Nisa 34’ü Anlamak (Bölüm-1)

Başlığı atarken bölüm-1 dedim çünkü Nisa suresi çok önemli iki konuyu bünyesinde barındırmakta. Allah’ın izniyle “Kur’an Kadınları Dövmeyi Emrediyor Mu? Nisa 34’ü Anlamak bölüm-2”  başlıklı yazımı da  bugün ya da en geç yarın siteme hemen bu yazının ardınca ekleyeceğim.  Yani ayetin yarısını bu yazımda diğer yarısını (uzun olmaması için) diğer yazımda iredeleyeceğim. Şimdi ayeti verelim ve bu konuda düşünmeye, sorgulamaya, anlamaya velhasıl  bu ayete emek vererek onu fethetmeye çalışalım.
 

Türkçe Okunuşu:
Er ricalü kavvâmûne alen nisâi bi mâfaddalellâhü ba’dahüm alâ ba’dıv ve bimâ enfekû min emvâlihim fes sâlihâtü kânitâtün hâfizâtül lil ğaybi bi mâ hafizallâh vellâti tehâfûne nüşûzehünne fe ızûhünne vehcürûhünne fil medâciı vadribuhünn fe in eta’neküm fe lâ tebğû aleyhine sebilâ innellâhe kâne aliyyen kebirâ

Türkçe Meali:
Erkekler, kadınların koruyucuları ve hakimidirler. Çünkü Allah birini (savaş, imamlık miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Ve çünkü erkekler mallarıyla kadınları beslerler. İyi kadınlar (Allah’a) itaat ederler. Allah onların hakkını nasıl korumuşsa onlar da kocaları yanlarında olmadığı zamanda iffetlerini korurlar. Kötülük ve geçimsizliklerinden endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, uslanmazlarsa kendilerini yataklarında yalnız bırakın. Yine dinlemezlerse (hafifçe) dövün, ama itaat ettikleri takdirde de aleyhlerine bir bahane aramayın. Muhakkak ki Allah çok yüce ve çok büyüktür. “ (ABDULLAH AYDIN MEALİ- NİSA 34)

“Allahın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için saliha kadınlar itaatkardır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir,büyüktür.” (DİYANET VAKFI MEALİ- NİSA 34)

En İsabetli Bulduğum Meal:
"Erkekler kadınların koruyup gözetleyicisidirler; çünkü Allah erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donatmıştır; bir de erkekler servetlerinden harcama yapmaktadırlar. Dürüst ve erdemli kadınlar hem (Allah’a) itaat eden, hem de Allah’ın koruduğu (iffeti eşlerinin) yokluğunda da koruyan kadınlardır. Sadakatsizlik etmelerinden çekindiğiniz kadınlara galince: onlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, nihayet (geçici bir süre) ayırın! Daha sonra size itaat ederlerse, aşırı giderek onlar aleyhine bir yol benimsemeyin! Allah, gerçekten yücedir, büyüktür." (MUSTAFA İSLAMOĞLU MEALİ- NİSA 34)

Dediğim gibi konu başlığından da anlaşılacağı gibi erkekler kendilerini kur’an aracılığıyla kadınların hakimi yapmışlardır. Kendini sürekli kadından üstün gören bir erkeğe tercümanlık yaptırırsan olacağı bu. Kur’an’da olmayan ifadeleri kur’an’ı çevirirken kendi çıkarlarına göre çevirir. Kur’an’ın anlamını tahrif ederek kendi ululuğunu ilahi bir kaynağa söyletir. Bu yüzden hep diyorum Hz. Muhammed’in eşi Aişe gibi kadın alimlere ihtiyacımız var. Erkeklerin kadınlar hakkında konuşmasından bıktım. Aişeler çıksın ki tüm insanlığa kur’an’ın bir diğer adının “erkek haklarını koruma derneği ” olmadığını hatırlatsın. Kadınlar hakkında erkekler değil kadınlar konuşsun. Erkek, kadın hakkında konuşursa yukarıdaki diyanetin mealinde gördüğünüz gibi kadın erkeğin kölesidir, erkeğe baş kaldırmamalıdır gibi çeviriler daha çok çıkar. Kadınları dövün diyen alim kılıklı din tüccarlarını anlıyorum, bunları takip eden binlerce erkeği de anlıyorum çünkü sonuçta kadını kendi kölesi gibi gösteren bir alimi var paşamızın. Ancak ne olur biri beni aydınlatsın. Kadını bu kadar aşağılayan, onları zillete mahkum eden bu din satıcılarını takip eden bu milyonlarca kadın niçin bu şarlatanların peşine takılıyor ? Niçin kendisini köle gibi gören din tüccarlarının sözlerini din olarak görüyorlar ? Hiç mi onurları yok ? Neyse bu soruların sonu yok. Ayeti incelemeye başlayalım ve kadın kardeşlerimi nasıl aldatıyorlar görelim. İnşallah akıllarını kullanıp kur’an’ın "erkek haklarını" koruma altına almak için inmediğini "insan haklarını" korumak için indiğini anlar. Anlamaz ise sakın ha! Hesap Günü Allah’ın karşısına çıktığında erkeklere kul olmamı sen emrettin demesin. Bismillah deyip başlıyorum.

Nisa suresinin 34’üncü ayetinin genel temasını bilmeniz lazım. Çünkü bu yazımda bütünden parçaya gideceğiz. Ayeti son derece hassas bir şekilde anlamak için bunu yapacağım. Ayet erkeklerin eşlerine karşı görev ve sorumlulukları beyan etmekle başlıyor. "Erkekler kadınların koruyup gözetleyicisidirler; çünkü Allah erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donatmıştır; bir de erkekler servetlerinden harcama yapmaktadırlar."
Hemen ardından kadının eşine karşı görev ve sorumluluğu hatırlatılır ve şöyle denir: "Dürüst ve erdemli kadınlar hem (Allah’a) itaat eden, hem de Allah’ın koruduğu (iffeti eşlerinin) yokluğunda da koruyan kadınlardır."
Ayetin final bölümünde ise kocasına karşı sorumluluğunun gereğini yapmayan kadına nasıl davranmalıyız ? Böyle bir problemle karşılaşırsak Allah ne yapmamızı tavsiye ediyor? Allah’ın çözümü nedir ? Sorusuna cevap alıyoruz. O da şöyle: "Sadakatsizlik etmelerinden çekindiğiniz kadınlara galince: onlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, nihayet (geçici bir süre) ayırın! Daha sonra size itaat ederlerse, aşırı giderek onlar aleyhine bir yol benimsemeyin! Allah, gerçekten yücedir, büyüktür."

Yani ayetin genel temasını özetlersek ayetin yarısına kadar erkeğin kadına karşı ekonomik yükümlülüğünü yerine getirmesine karşın  kadının da buna karşılık olarak iffetini korumasının gerekliliği ele alınıyor. Ayetin diğer yarısında ise kocasına karşı iffet sorumluluğu olan kadının bu sorumluluğunu yerine getirmeyip geçimsizlik ve sadakatsizlik yapmaları halinde erkek nasıl bir yol izlemeli bunu anlatıyor. Bu son bölümü yazımın başında belirttiğim gibi çok uzun bir yazı olacağı için başka bir başlık altında yayınlayacağım. Yani bu yazıda Erkekler Kadınların Yöneticisi ve Hakimi Midir? Sorusuna yanıt almaya çalışacağız. Çünkü yukarıdaki ayetlerde de gördüğünüz gibi çoğu meal Nisa 34’üncü ayetin başlangıç kısmını yönetici olarak çevirmiştir. Bu korkunç hata düzeltilmelidir. Devam edelim.

Peki hangi kelimeyi tercümanlar erkekler kadınların hakimidir ya da yöneticisidir şeklinde çevirmişler onunla başlayalım. Kavvâmûne yani kavvam kelimesi. Bu ayetteki anlamı islamoğlu’nun çevirdiği gibi "koruyup gözetleyicisidir" şeklinde almak en mantıklısı. Yöneticisidir gibi bir anlam bu ayette yoktur. Bu kelime kaim’in mübalağa formudur. Kaim alel mere ‘nin anlamı kadını gözeten, koruyan, (kadının) geçimini temin eden ve onun geçimini üstlenen anlamlarına gelir. Kavvam kelimesi Türkçeye geçen kayyum ile eş anlamlıdır. Bir şeye vekalet eden, onu koruyan, ona bakan, gözeten ,onun ihtiyaçlarını gideren gibi anlamlara gelmektedir. Gerek Abdullah Aydın çevirisi gerek Diyanet’in çevirisi gerek diğer klasik çeviriler tamamen hatalıdır. Yukarıdaki kavvam kelimesi, erkeğin kadına olan koruma türü olarak bütünüyle ekonomik  korumaya işaret eder. Ayetin bütününden bu sonucu hemen görüyoruz. Çünkü ayette niçin erkek kadının koruyucusudur diye sorduğumuzda ayet bize şu cevabı verir  "çünkü Allah erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donatmıştır" cevabını alıyoruz hem de "erkekler servetlerinden harcama yapmaktadırlar" cevabını alırız. Yani kadından üstün olduğumuz bazı yeteneklerden dolayı ve ekonomik bir koruma ve gözetleme hepsi bu. Bu ayetin yanlış meallendirerek sanki erkek kadından üstünmüş gibi bir hava estirilmek isteniyor. Ama bu Allah’a ve Kur’an’a iftiradır. Ayet bu konuda tamamen kadın-erkek üstünlüğünün dışında erkeğin kadın üzerindeki ekonomik sorumluluklarını konu alan bir ayettir. Yani şahsi kanaatimce ayet şunu demek istiyor. Eve kim bakıyorsa koruyup gözeten odur. Eve kadın bakıyorsa erkeğin koruyup gözetleyicisi kadındır. Servet girdisi fazla olan taraf ailenin geçimini üstlenir sonucu da çıkması gayet mümkün. Lütfen bunu iyi kavrayın tekrar tekrar vurguluyorum bu gözetme ekonomik bir gözetmedir. Kur’an’ın hiçbir yerinde erkek veya kadının ontolojik olarak ya da başka özellikler üzerinden üstünlüğünden bahsetmez. Hatta üstünlüğün sadece takvada olduğunu söyleyen bizzat kur’an’dır. Kimse erkek olmayı seçmediği gibi kadın olmayı da seçmemiştir. Seçmediği bir şey üzerinden üstünlük iddiaları şeytan’ın Allah’a, ateş topraktan üstündür demesi kadar boş  bir ırkçılık türüdür. İblisle başlayan ilkel bir materyalizmdir.

Abdullah Aydın gibi düşünen binlerce kur’an tercümanının çevirisindeki hezeyana bakar mısınız lütfen. "Çünkü Allah birini (savaş, imamlık miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Ve çünkü erkekler mallarıyla kadınları beslerler." Bu tür Müslümanlara göre erkek üstün yaratılmıştır. Bir de parantez içinde kendi yorumunu katarak hangi yönlerden üstün olduğumuzu kendi potansiyeli dahilinde yazmış. Savaş, imamlık, miras. Peki amazonları nereye bırakalım. Tarihte kadın savaşçılar da var. Hani savaşta onlardan üstündük. Erkekler, kadınları mallarıyla besledikleri için de üstün olmuş tercümana göre. Peki kadınların erkekleri mallarıyla besledikleri evlilikler de var onlar ne olacak ? Kur’an’ı kendi düşünceleriyle boyamak istiyorlar. Ama şu bilinmelidir ki kur'an'da Allah'ın boyasından başka boya tutmaz. Neyse konuya devam.

Peki  Allah niçin bu ayette ekonomik sorumluluğu biz erkeklere verdi ? Pek tabii tarih boyunca kadınlar da erkekler kadar zengin oldu. Hatta erkeklerden bile kat be kat zengin kadınları biliriz. En tanıdık örneği Peygamberimizin eşi Hatice’dir. Niçin bu sorumluluk bize yüklendi? sorusunun cevabı yine aynı ayetteki -ucu dünya kadar açık- bir cümlede gizli "çünkü Allah erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donatmıştır." Bu cümleyi biraz somutlaştıralım. Bu sorumluluğu bize vermesinin belki yüzlerce sebebi vardır. Ancak burada hepsini tek tek irdelememiz mümkün değil. O yüzden bir tane örnek verip onun üzerinden gitmek istiyorum. O örnek mirastır. Allah Nisa suresi 11’inci ayetinde islam miras hukukunu oluşturur. Mirasta erkeğe iki pay kadına bir pay verir. Verir vermesine ama bunu yapmasının sebebi erkeği kadından daha üstün olarak görmesi değildir. Erkeğe iki pay vererek ailesinin ekonomik sorumluluğunu erkeğin üzerine bırakır. Yani o aldığı fazlalığı karısına ve evine harcamak zorunda bırakır. Erkek o aldığı bir pay fazlalığı hatta iki payın tamamını ailesinin geçimi için alırken kadın aldığı o bir payı kendisi için alır. Yani ev için harcama zorunluluğu yoktur. Kadınların çoğu miras konusunda Allah’ın adaletsiz davrandığı gibi çirkin bir sonuca ulaşır. Ama bu doğru değildir. Kadın mirasını kendi kişisel hesabına aktarırken erkek aldığı tüm mirası karısına ve ailesine harcamak zorundadır. Kadınlar bu konuda erkeklerden daha şanslıdır. Allah adaletsiz değildir. İlla bir rahatsızlık olacaksa bu konuda, Allah’a serzenişte bulunma hakkı erkeğindir. Yani sonuç olarak kadın ve erkeğe verilen miras oranları farklı olanlar aldıkları bu farkı evin harcamalarına bu oranlar kadar yansıtırlar. Yani Nisa suresi 11’inci ayette erkeğe verilen miras fazlalığını erkek ne yapacak sorusunun cevabıdır Nisa 34. Karısına ve evine harcayacak. İslam bir bütündür arkadaşlar. Erkek mirasta iki pay alıp bunu ailesine harcamayıp kişisel hesabına aktaramaz. Yani iki pay alacaksa o aldığı fazla bir pay ailesinin hakkıdır. Konumuz miras değil bu konuyu sonra inceleyeceğim başka başlık altında. Sadece Nisa 34’üncü ayet Nisa 11’in cevabı olduğu için buna yer verdim ve erkek niçin kadının geçiminden sorumlu bu sorunun cevaplarından biri mirasta saklıydı. Mademki erkek fazla pay aldı o halde kadının ekonomik gözetimini de erkek üstlenmelidir mantığı hakimdir islam hukukunda. Eğer islam’ı bir bütün olarak görmeyip sadece erkeğin aldığı fazlalığı görürseniz ayrıca erkeğe bu fazlalık niçin verildi sorusunu sormazsanız Allah’ın adil olmadığını düşünürsünüz. Halbuki Allah’ın tüm hukuk kuralları bir araya gelince kurduğu muazzam sistemi anlayabiliyorsunuz. Sadece parçaya bakmak labirentten çıkmanızı engeller. Labirentin tamamını kafanızda şekillendirmelisiniz eğer çıkışı bulmak istiyorsanız.

Önemli bir nokta da şudur ki: Nisa 34 'te kavvam kelimesini yönetici ve koruyucu olarak meallendirenler Nisa 135'te aynı kavvam kelimesine bu sefer de gözetlemek anlamını verirler. Ayetleri keyfi meallendirmek bu olsa gerek.
 

"Ey iman edenler; kendiniz,ana-babanız ve yakınlarınız aleyhinde de olsa Allah için şahid olarak adaleti gözetin...." (İBNİ KESİR  MEALİ- NİSA 135)

 
 


Müslümanlığın kadına bakışı ile Müslümanın kadına bakışı arasında ciddi fark var

En Son Yapılan Yorumlar