Erkek Sünnetinin Tarihi Arka Planı Nedir?

 Geçen yazımda erkek sünneti Allah’ın emri midir, İslam bu konuya nasıl bakıyor onu irdelemeye çalıştık. Ama maalesef insanları alışkanlıklarından soyamıyorsunuz. Bin yıl boyuca hırsızlardan oluşan bir topluluğun içine bir kabile yerleştirdiğinizi düşünün. En fazla 50 yıl sonra o yerleşen kabilenin tüm fertleri bu olayı normal karşılayacaktır. Normal gelince doğal olanın bu olduğunu düşünmeye başlayacaklardır. İçlerinden birinin bu işin yanlış olduğunu düşünmeye başlamasıyla birlikte toplum o kişiyi baskı altına almaya başlayacak onu dışlayacaktır. Ama bir yanlış, insanlara doğal geliyor diye devam ettirilmesi için sessiz kalmamalıyız.

Sünnet aslında bir Pagan geleneğidir ve semavi dinlerden eskidir. Tarihi şimdiki verilere göre 6000 yıldan çok daha eskidir. Antik Yunan’da da sünnetin var olduğu bilinmektedir. İslam öncesi Araplar da Pagan, yani ''putperest'' olduklarından onlarda da bu geleneğin var olduğu bilinmektedir. Çünkü Peygamberimizin vefatından sonraki çok yakın dönemlerde "sünnet dinin emri midir yoksa kültür müdür?” diye tartışılmıştır. Hasan el Basri bunun dinin bir gereği olmadığını söyleyen ilk dönem âlimlerimizdendir. Araplar ise tarih boyunca yakın oldukları antik Mısır, Babil ve Yahudi toplumlarından sünnet olma kültürünü kaptıkları kabul edilebilir bir tez olarak önümüzde durmaktadır. Arapların İslam öncesinde sünnet oldukları bilinmektedir. Ancak istisnasız hepsi mi sünnet olurlardı yoksa topluluğun bir kesimi mi bu işlemi uygulardı bunu söylemek zor. Ama yine de eldeki veriler İslam öncesi tüm Arapların sünnet olduğunu göstermiyor. Benim tahminime göre sünnet olayı Araplara şu şekilde sirayet etti. Yahudiler Babil sürgünü dediğimiz sürgünü yaşadıklarında birçok Babil pagan kültürünü içlerine aldılar. Sürgün bitip geri döndüklerinde pagan kültürünü de dinlerine ve Tevratlarına taşıdılar. Araplarla iç içe yaşayan Yahudilerden bu gelenek kendilerine geçmiş olmalı. Yahudilerle birlikte yaşamayan Araplar ise bu geleneği uygulamadı.

Sünnet, antik Mısır'da da uygulanan bir eylemdi. Bazı  mumyaların sünnetli olduklarının gözlemlenmesi ve antik Mısır’dan günümüze kalan bu işlemin nasıl uygulandığını gösteren duvar resimleri kanıt olarak günümüze kadar ulaşmıştır.

Erkek Sünneti Nasıl Ortaya Çıkmış Olabilir?

Sünnet’in nasıl ortaya çıktığı şimdilik tahminlerden ibarettir. Bilimin henüz cevap bulmaya çalıştığı konular arasındadır. Ancak bu mantıklı tahminler yapmamıza engel değildir. Sünnet, geçmişte Akdeniz kıyısı toplumlarda taş aletlerle yapılmıştır.  Bu sebeple sünnet, Taş Çağı'ndan kalma bir gelenek olarak düşünülmektedir. Mantıklı bir tahmin yapmam gerekseydi, ilkel Taş Çağı dönemlerinde sünnet derisinde hijyensizlik vb.. sebepler yüzünden sağlık problemleri yaşayan bireyler son çare olarak deriyi kesmek zorunda kalmış, zamanla bu bir gelenek halini almış olabilir. Akıl ve bilim iyi bir noktada olmadığı için penisin üst derisinin sürekli sorun yaratan bir parça olduğunu düşünmüş olabilirler. Doğan her insanda da bu sorunun mutlaka olacağına inanmış olmalılar.  Bu tıpkı şuna benzemiş olabilir: Apandisim ileride patlayabilir şimdiden alayım.

Antik Yunan toplumunda da sünnet görülse de çok daha farklı bir amaca hizmet eder. Tanrıça Kibele’ye tapınılan Pessinus Tapınağı'nda rahip olmak isteyen erkekler Rahip olmanın ön şartı olarak penisleri bütünüyle kesilerek hadım edilirlerdi. Daha sonra bu geleneğin öteki toplumlara penisin sadece ucundaki derinin kesilmesi olarak geçtiğine de inanan araştırmacılar var.

Heredot, sünnetin bir dönem sadece Mısırlılar, Etiyopyalılar ve Kolkhisliler tarafından uygulandığını, daha sonra Filistin'de yaşayan Fenikeliler ve Suriyeliler tarafından da bu topluluklardan görüldükten sonra benimsendiğini söylemektedir. Gördüğünüz gibi ilkel toplumlardan günümüze gelen ve tartışılmasına bile tahammülünün bulunmadığı bir tabuya bu şekilde dönüşmüştür.

İslam'da bir karşılığı olmasa da, Yahudi mitolojisinde Lilith adlı bir figürden söz edilir. Efsaneye göre Lilith, Âdem’in ilk eşidir, ancak itaat etmeyi kabul etmeyince Allah Lilith'i lanetlemiş ve daha uysal bir karakteri olan Havva'yı yaratmıştır. İddiaya göre, Lilith insanların bebeklerine musallat olmaktadır ve sünnet Lilith'i bebeklerden uzak tutan bir unsurdur. Gerçi bu mitoloji kadınları erkeğe itaat ettirmek ve onları köleleştirmek isteyen erkeklerin uydurduğu çok açıktır. Erkekle kendsini eşit gören kadın figürü olan Lilith mantıklı olanı yaptığı için Tanrının lanetine uğruyor güya. Gerçi efsanenin devamı brezilya dizileri gibidir. Yeri değil ama açıklamasam içimde kalacak  :)) Lilith daha sonra gidip Müslümanların iblis diye bildiği Hristiyanların Lucifer dediği şeytan ile evlenir. Ondan boy boy şirin şeytan çocukları yapar. Sonra Lilith, Âdemden yani eski eşinden intikam almak için geri döner. Galiba Âdem’i sevmese bile kıskançlık galip gelir. Havva’yı kaldıramayan Lilith Âdemoğullarının bebeklerine musallat olur. Neyse efsanedeki ana fikir şudur: Kocasına köle olmayan kadını Allah lanetler yerine Havva gibi köle olmayı kabul eden birini yaratır :)) Tabi İslam’da Allah’tan başka hiç kimseye mutlak itaat yoktur. Havva da erkeklere itaat için yaratılmamıştır. İslam’da kadın ve erkek birbirlerine karşı saygılı olmak zorundadır, kul ya da köle değil.
 
Her neyse sonuç olarak birçok tahminde bulunabiliriz.  Belki de ilk çağ insanları çıkan bulaşıcı bir penis hastalığına yakalandıkları için sünnet olma işlemini başlattılar. Bundan sonraki nesiller de sorgulamadan bunu örf olarak kabul etmiş olabilir. Kur’an Müslüman olsun olmasın herkese atalarının dinini terk etmeyi emreder. Bu emrin perde arkasında sorgulama vardır. Kur’an sorgulayan, düşünen bir toplum inşa etmek ister. Atalarımız bize sünnet olmamız gerektiğini söylediğinde biz de onlara dönüp "niçin?" diye sormazsak aklımıza, bilincimize ve atalarınızın dinini terk edin diyen Kur’an’a saygısızlık yapmış olmaz mıyız? Tıbbi hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, faydaları sıralanmaksızın niçin sünnet olma geleneğini devam ettirelim? Ve Kur’an insanlığa seslenir: “Ya ataları doğru yolu bulamamış iseler”
 


Müslümanlığın kadına bakışı ile Müslümanın kadına bakışı arasında ciddi fark var

En Son Yapılan Yorumlar