Erkek Sünneti Yararlı Mı? Zararlı Mı?

Bu güne kadar hep sünnetin faydalı olduğu, gereksiz ve ileride sorun olabilen bir deri parçasını atmaktan ibaret olduğu ve başkaca da faydaları bulunduğu iddialarıyla yetiştik. Ancak bu iddialar gerçek mi? Bu yazımda bilim insanı Nil Gün’ün Sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabın özetini ve kendi fikirlerimi sunacağım. Kitabından bire bir kopya çekeceğim için kendisinden özür diliyorum. Fakat bu eser bilinmelidir. Türkiye’de adam akıllı yapılmış tek araştırma kitabıdır. Nil Gün hanıma emeklerinden dolayı sonsuz şükranlarımı sunuyor ve Bilim insanı Nil Hanım'ın kitabını okumanızı şiddetle öneriyorum.

Sünnet Nedir?

İlk olarak sünnetin ne olduğuna değinelim. Çoğu insanın erkek sünnetini (Hıtan) erkek penisinden bir parça kesilmesi olayı diye düşündüklerine eminim. Özellikle çocuklar böyle düşünür. Ancak sünnet bu değildir. Dört çeşit Erkek sünneti mevcuttur. En yaygın olanını anlatayım. Sünnet, penis başını kaplayan mukozal dokunun ve deri tabakasının (preputium) cerrahi olarak kaldırılmasıdır. Bu çifte tabaka daha çok sünnet derisi (penis üst derisi) olarak bilinmektedir.  Sünnet erkeklerde preputium (penis başını koruyan deri), kadınlarda klitoris kesme şeklinde günümüze kadar devam etmiştir.

NOT: International Coalition for Genital Integrity (Uluslararası Genital Bütünlük Koalisyonu), sünneti “birinci dereceden cinsel açıdan sakatlayıcı operasyon” sınıfına sokmuştur.

Sünnet Derisi gerçekten işe yaramaz bir parçamız mı?

Bu kesinlikle yalan. Her lobide olduğu gibi Sünnet Lobisi de kendi alanında aktif çalışmaktadır. Uluslararası kamuoyunda büyük bir algı operasyonu yapmaktalar. Tıpkı bir zamanlar kurşunun insan sağlığına zararlı olmadığını açıklayan doktorlar gibi. Petrol şirketleri en saygıdeğer doktorları satın almış onlar aracılığıyla benzine karıştırılan kurşunun zararsız olduğuna insanları inandırmışlardı. Ta ki bilimin şerefini meslektaşlarına hatırlatan Clair Cameron Patterson ortaya çıkana kadar.
Sünnet derisinin kanıtlanan üç işlevi var:
  1. Cinsel işlevi
  2. Koruyucu işlevi
  3. Duyarlılık işlevi

Koruyucu İşlevi:

Doğum sonrasında genellikle sünnet derisi penise yapışık haldedir. Daha sonra kendiliğinden ayrılır. Bebeğe bez bağlandığı bu dönemdeki işlevi, penisi tahrişten ve yaralanmalardan korumaktır. Hayat boyunca da penis başını yumuşak ve nemli tutarak yaralanmalardan korumaya çalışır. Göz kapakları gözleri nasıl korursa, üst-deri de glansı (Penis başı) korur ve onu nemli, yumuşak ve duyarlı tutar. Aynı zamanda ortalama ısıyı, pH dengesini ve temizliği sağlar. Glansın (penis başının) kendisi sebaceous bezlerini yani derimizi nemlendiren sebum veya yağ maddesini üreten bezleri bulundurmaz. Glansın yüzeyini sağlıklı tutan sebumu üstderi üretir.
Üst derinin koruyucu görevleri arasında bağışıklık sistemindeki görevini de sayabiliriz.  Bütün vücut deliklerini çevreleyen mukoz zarlar, vücudun ilk savunma duvarıdır. Üst derideki bezler, lizozim gibi antibakteriyel ve antiviralleri üretirler. Yani enfeksiyona karşı mücadele eden antikorlarları, yani immunoglobinleri salgılarlar.

Cinsel İşlevi:

Sünnet derisindeki mukoza ve frenulum gibi belirli bölgeler; özellikle hassas dokulardan oluşmuştur ve cinsel zevke katkıda bulunurlar. Buradaki özelleşmiş sinir uçları, cinsel zevki ve kontrolü arttırır. Sertleşmiş halde penisin üstderi içinde hareket edebileceği geniş bir alan vardır. Penis bu alan içerisinde hareket edebilir. Bu da tahriş olmaktan ve yapay kayganlaştırıcılara duyulan ihtiyaçtan kurtarır. Penis başı ve üst-deri doğal olarak birbirlerini uyarırlar.
Üstderinin görevlerinden biri, iki cinsin ilişki sırasında mukozal yüzeylerinin birbiri üzerinde hareket etmesini sağlamaktır. Üst deri penisin kendi hareketli, yağlı kılıfı içersinde vajina içine girip çıkmasını sağlar. Dolayısıyla dişi, erkeğin sünnet derisi eksik olduğu zamanki gibi sürtünme sonucu değil, hareket eden basınç ile uyarılır.
 

Duyarlılık İşlevi:

Üst-deri parmak uçları, ya da dudaklar kadar duyarlıdır. Özelleşmiş sinir alıcılarından, penisin başka hiçbir yerinde olmadığı kadar çok sayıda ve çeşidini barındırırlar. Bu özelleşmiş sinir alıcıları hareketi, sıcaklıklardaki çok küçük değişiklikleri ve yüzeydeki hassas değişiklikleri algılayabilirler. 
 
Kesilen Üst derinin bir görevi de sertleşme sırasında penisi kaplamaktır. Serleştiğinde penis gövdesi daha uzun ve kalın olur. İki katlı üst-deri tabakası, büyüyen bu organı içine alacak gerekli deri yüzeyini sağlar. Böylece penis derisi yumuşak ve rahat bir şekilde gövde ve glans üzerinde kayabilir.

Kız ve Erkek Çocuklarında Preputium (Üst-deri) 

Bütün memelilerin üst-derisi vardır. Her normal insan da üst-deri ile doğar. Üst-deri kızlarda klitorisin glansını korur, erkeklerde ise penisin glansını. Biraz glans kavramını açıklayayım. Erkeklerde penis başına bilim dünyasında glans ismini vermişler. Kızlarda ise vajinanın içinde haz alma organı olan klitoris bulunur. Kadınların penisi klitoristir desek yanlış bir şey söylememiş oluruz. Klitorisin de penis başına benzer bir bölümü vardır. Bu bölüme de klitoris glansı denir. Kızların doğumunda üst deri, klitoris organıyla kaynaşmış haldedir. Anlayacağınız üst-derinin görevi, hem kızlarda hem erkeklerde glansı korumaktır.
 

Sünnetin zararları nelerdir?


Sünnetin zararlarına karşı ispatlı birçok araştırma bulunmakta. Bu araştırmaları Nil Gün Hanımın Sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabında bulabilirsiniz.
  1. Kesilen deri miktarına bağlı olarak, sünnet, erkeği penis derisinin %80 kadar veya daha fazlasından mahrum bırakır. Sünnet derisinin uzunluğuna bağlı olarak, onu kesmek, penisi %25 veya daha fazla kısa yapar. Anatomik araştırmalar göstermiştir ki, sünnet bir metreden fazla damar, arter ve kılcal damarları, 80 metreye yakın sinir uzunluğunu ve 20,000’den fazla sinir ucunu yok eder. Üst-derinin kasları, bezleri, mukoz tabakası da bunların yanında yok olup gider.
  2. Sünnet penisi, katı  bir şekilde hissizleştirir. Üst-deri (sünnet derisi) amputasyonu, üst-derinin kendisindeki zengin sinir ağını ve sinir alıcılarını yok etmek anlamına gelir. Sünnet, neredeyse her zaman frenulumu ya yok eder ya da büyük zarar verir. Koruyucu üst-derinin kaybedilmesi glansı (penis başını) hissizleştirir. Sürekli dışarıda kalan glansı kaplayan membran şimdi sürekli aşınma ve irritasyon ile karşı-karşıya olduğundan keratinleşir, sert ve kuru olur. Normal, sağlam bir peniste, mukoz zarın tam altında olan glanstaki sinir uçları, şimdi birbiri üstüne oluşan keratin tabakalarının altına gömülmüştür. Köreltilmiş glans(penis başı) şimdi donuk, gri ve sklerotik bir görünüm alır.
  3. Sünnet, penis derisindeki ve penis başındaki normal kan dolaşımını bozar. Ana penis arterlerine akmak isteyen kan, yarma noktasındaki yara dokusu ile engellenir, bu da kanın daha ilerdeki diğer kılcal damarları beslemek yerine geri doğru akmasına neden olur. Kandan yoksun olan meatus büzülüp yara oluşturabilir, bu da idrar akışını engeller. Meatal Stenosis denen bu durum, genellikle düzeltici cerrahi müdahale gerektirir. Bu hastalık neredeyse tamamen sünnetli çocuklarda görülür.
  4. Sünnet Hijyen ve Sağlık Dışıdır.  Sünnet hakkında en yaygın olan efsanelerden biri, sünnetin penisi daha temiz ve bakımı daha kolay yaptığıdır. İlginç olan kadınların da buna inandırılmış olmasıdır. Türkiye’de bu konunun konuşulduğu internet sitelerini taradığımda kızların sünnetli penisin daha temiz olduğuna delilsiz bir şekilde inanmaktadırlar. Böyle inanmalarının sebebi beyinlerinin bu doğrultuda yıkanmış olmasıdır. Yani bu doğru değildir. Gözkapakları olmadan gözler daha temiz olmaz, penis de üstderi olmadan daha temiz olmaz. Yapay olarak dış organ haline getirilen glans (penis başı) ve meatus, kire ve aşınmaya sürekli açık haldedir, bu da sünnetli penisi daha kirli yapar. Koruyucu üstderinin kaybolması, üriner yolu bakteri ve viral patojenlere karşı korumasız bırakır.
  5. Sünnet her zaman ciddi, hatta trajik sonuçları olan bir müdahaledir. Cerrahi komplikasyon oranı 500’de birdir. Bu komplikasyonlar kontrol edilemeyen kanama ve ölümcül enfeksiyonları içerir. Sünneti takip eden kangren ile ilgili pek çok yayınlanmış olay vardır.  Staphylococcus, Proteus, Pseudomonas gibi hastalıklı bakteriler ve diğer koliformlara, hatta tüberküloza ve ölüme götürecek diğer enfeksiyonlara yol açabilir. Ya da şöyle düşünün. Afrika’da veya 3. Dünya ülkesi dediğimiz ve değil doktor ve hastanenin, ilacın ne olduğunu unutmuş ülkelerde bu durum ne kadar tehlikeli biliyormusunuz? Afrika’da yapılan sünnet merasimini izledim. Bu konudaki belgeselleri siz de izleyebilirsiniz. Erkek çocukların o koşullarda sünnet edilmesinden sonra yaşaması bile mucize.  Niçin mi? Afrika’daki bazı topluluklar sünneti erkekliğe adım olarak görüyor. Bu yüzden 19-20’li yaşlarda sünnet yapılıyor. Sünnet son derece ilkel yöntemlerle local anestezi olmadan yapılıyor. Sünnetten sonra 1 hafta boyunca erkeği kimse görmeye gitmiyor. Ormanda toplumdan dışlanmış bir halde çadır içinde yaşamaya mahkûm ediliyor. Sünnetten sonra durum ters giderse ve cinsel organda bir enfeksiyon görülürse erkek hastaneye gidemez. Bu utanç verici olarak görülüyor ve toplum o erkeği dışlıyor.
  6. University of Colorado Tıp fakültesinde yapılan çalışmalarla sünneti olan bebeklerin non-REM uykularının rahat olmadığı belgelenmiştir. Sinir yollarına karşı yapılan ve dayanılmaz bir acı veren sünnet operasyonuna karşı sünnetli bebekler bir yarı-koma durumuna girerler. Bu koma günler, hatta bazen haftalar sürebilir.
  7. Sünnet kadın ve erkek iki taraf içinde cinsel zevki büyük ölçüde azaltıyor.
  8. Doğal penisi olan erkekle birlikte olan kadınlar, sünnetli erkeklere göre beş misli daha fazla vajinal orgazm ve çoğul vajinal orgazm yaşadıklarını  belirttikleri beyanları bulunmakta
  9. Çocukların sünnet edilmeleri, İleriki yıllarda, “ejekülasyon pirecokcks” dedilen erken boşalmaya sebep oluyor. Erken boşalma yaşayan erkekler, kadınlarda vajinal orgazm yetersizliğine ve dişi gücüne ulaşamamasına yol açıyor.
  10. İleri yaşlarda sünnet olan birçok erkek cinsel ilişkiden aldığı hazzın hemen hemen yüzde seksen azaldığını belirttiler ki bu tıbben de kanıtlanmıştır. (Azalma oranı %50 ile %80 arasındadır.)
 

Sünnetle beraber neler kaybediliyor? (Gary L. Harryman Raporu 14 Şubat 1999)

  1. Dartos Fascia adındaki ısıya duyarlı yumuşak kas tabakasının yaklaşık olarak yarısı.
  2. Bağışıklık sisteminin bir parçası olan özelleşmiş Epitelyal Langerhans hücreleri;
  3. İçinde dorsal sinirin uzantıları da olan yaklaşık olarak 75 metre uzunluğunda mikroskobik sinir.
  4. Yavaş hareketleri, sıcaklıklardaki düşük oynamaları, ve yüzeydeki ince farklılıkları hissedebilen, çeşitli tipte 10,000 ile 20,000 arasında özelleşmiş erotojenik sinir uçları.
  5. Amacı ve değeri henüz tam olarak anlaşılmamış olan estrojen alıcıları.
  6. Hareketli penis derisinin %50’sinden fazlası
  7. Erkek vücudunda en fazla zevk yaratan bölge. Yoğun olarak sinirlerle bezenmiş olan bu bölgenin kaybedilmesi, geri kalan penisin hassasiyetini normal bir deri tabakasının hassasiyeti ile aynı hale indirir.
  8. Penisi nemlendirip kayganlaştıran ectopic sebaceous bezleri.
  9. Gerekli “kayma” mekanizması. Eğer açılır ve düz olarak yayılırsa, ortalama yetişkinin üstderisi 104 santimetrekare yer kaplar.(yaklaşık olarak bir posta kartı kadar) Kendi kendini kayganlaştıran ve hareketli olan bu deri, penise kendi içinde kayma özelliğini kazandırır; bu da vajinayı kurutmadan, yapay kayganlaştırıcılara ihtiyaç duymadan cinsel ilişkiyi sağlar.
  10. Sünnetli penis, sünnet edilmemiş penise göre oldukça incelir
  11. Sünnet sırasında üstderiyi penise bağlayan doku yırtılarak koparıp atıldığı için, sertleşmiş penis uzunluğunun 2.5 cm kadarı da kaybolur. Her yıl pek çok erkek kötü operasyonlarda ve enfeksiyonlarda penislerini kaybederler.
  12. Her yıl pek çok erkek tıbben gereksiz sünnet operasyonlarında hayatlarını kaybederler. Bu genellikle 3. Dünya ülkelerinde olur. Bu ölümler kimse tarafından önemsenmediğinden ve haber değeri görmediğinden ya da bilinçli karanlık bir el tarafından medyaya yansıtılmaz. İnsanlar haberdar olmaz.
  13. Henüz bilimsel olarak kanıtlanmamasına rağmen, penis ile vajinanın mukozal dokusu arasında gerçekleşen elektrik transferi kadının orgazm olmasına yardım eder. Sünnet ile erkekteki mukozal tabakanın kaybedilmesi, bunu engeller.  
 
Sünnet Endüstrisi ve Tüccarların Bataklığı

Sünnetli erkek cinsel ilişki sırasında erken boşalırlar. Onun için geciktirici denilen sex shop malzemesi veya cinsel iktidarsızlık ilaçları genelde bu ülkelerinde satılır. Türkiye’de her yıl 6 milyon kutu viagra satıldığına dair milliyet gazetesinde 2012 yılında haber çıktı. Hürriyet gazetesi 2004’te yaptığı bir haberde Türkiyedeki erkeklerin 5 yılda 10 milyon ereksiyon ilacı tükettiğini yazdı. Bu ilaçları bize satmak için mi doktorlar sünnet faydalı diyor?

Dünya’da sünnetin tıbbi yalanlar ve yayınlarla desteklenmesinin en büyük sebebi milyar dolarlık sünnet endüstrisidir. Sünnet düğünleri, giysileri, salon kiraları, hediye, doktor veya sünnetçi ve din görevlileri masrafları vb. büyük bir para çarkı dönüyor. Türkiye’de özel hastanelerde sünnet ameliyatı için gayet iyi bir ücret (en az 1000 TL) alıyorlardır. Ayrıca 1980’den beridir ABD’de özel hastaneler kesilmiş sünnet derilerini biyo-araştırma laboratuarlarına, ilaç ve kozmetik şirketlerine satıyorlar. Doktorların belli bir kısmının endüstriler adına tetikçilik yapıp onların isteğiyle beyan verdikleri bugün kanıtlanmıştır. Var olmayan hastalıklar sallayıp - hiperaktivite gibi- sonra da o uyduruk hastalığa ilaçlar yazmaktalar. Ticaret tıbba hâkim olmuştur. Artık bir doktorun insan hayatının kutsiyetine inanan o adam mı yoksa tüccar mı olduğu belli değildir. Sünnet yararlıdır diyenlerden bilimsel tek bir kanıt duymuyoruz. Ey İnsanlar! YALAN SÖYLÜYORLAR.

Bu yazım uzadığı için bir yazı daha yazacağım konuyla ilgili. Ancak ondan önce yaşanmış bir olayı aktarıp vicdanınıza bırakacağım. Truth Seeker dergisinin Temmuz/Ağustos 1989 sayısında yayımlanan bu Makalede Marilyn Fayre Milos adındaki hemşire annenin üç çocuğunun sünnetiyle ilgili söylediklerine kulak verelim.
 

“Üç çocuğumun sünnet edilmesine rıza gösterdiğimde, sünnetin ne olduğunu bilmiyordum. Doktor bana bunun gerekli bir sağlık önlemi olduğunu, acıtmadığını ve sadece bir dakika sürdüğünü söylemişti. Ben de, göbek bağını kesmek gibi, diye düşünmüştüm. Seneler sonra, hemşirelik okulunda, operasyonu ilk defa gördüğümdeyse, buna kesinlikle hazır değildim.
“Biz öğrenciler, yenidoğan bölümünde bir odaya alınmıştık. Bir bebeği, odanın ortasındaki bir masanın üzerine bacakları açık bir şekilde bağlanmış halde bulduk.Bebek, bağlarıyla mücadele ediyor, bağırıyor, çırpınıyor ve ağlıyordu. Kimse onu umursamıyordu; ama ben eğitmenime, ‘Onu rahatlatabilir miyim?’ diye sorduğumda, ‘Doktor gelene kadar bekle’ cevabını aldım. Nasıl olur da, iyileştirme sanatının bir uzmanı, acı çekmekte olan birini seyreder ve hiçbir şey yapmaz, diye düşünüyordum. Diğer hemşireleri koruyucu içgüdülerini takip etmekten alıkoyacak kadar ürküten doktorun ‘gücünü’ düşündüm. Doktor gelince, ona hemen, bebeğe yardım edip edemeyeceğimi sordum. Bana, bebeğin ağzına parmağımı sokmamı söyledi, ben de öyle yaptım ve bebek parmağımı emdi. Kafasını okşadım, yumuşak sesle konuştum, bir anlığına sakinleşmişti. “Sessizlik çok geçmeden acı bir haykırışla son buldu. Bu, bebeğin, üstderisinin doktorun mengenesi ile sıkıştırılmasına tepkisiydi. Haykırış, bebeğin üstderisi ile penis ucu arasına bu ikisini birbirinden yırtarak ayıran bir aygıt yerleştirilince arttı. (Bebeklik sırasında bu ikisi, bebeği idrar ve dışkıdan korumak için birleşiktir.) Bebek başını sağa sola sallamaya başladı. Başı vücudunun serbest olan tek parçasıydı. Bu sırada doktor da ikinci bir mengene ile üstderiyi sıkıştırdı ve uzunlamasına kesti. Böylece üstderi açıklığını bir sünnet aleti sokacak kadar geniş hale getirdi; bu alet penis başını sünnet sırasında korumaya yarıyordu. “Bebek kesik kesik nefes alıp hıçkırmaya başladı. Sürekli çığlık atmaktan nefessiz kalmıştı. Acı bu kadar belirginken, sünnetin acısız olduğunu kim söyleyebilir? Alt dudağım titremeye başladı, gözlerime yaşlar doldu ve taştı. Kendi hıçkırıklarımı tutamaz oldum. Bu daha ne kadar sürecekti?
“Müdahalenin ikinci aşamasında doktor üstderiyi, sünnet aletinin arasına sıkıştırdı ve nihayet onu kesti. Bebek tükenmiş bir haldeydi ve sanki donakalmıştı. “Bu tecrübeye hazır değildim, hiçbir şey beni buna hazırlayamazdı. Bebeğin penisinin bir parçasının -anestezi olmadan- bu şekilde kesilmesini görmek benim için yıkıcıydı. Ama daha da şok edici olan, bebeğin haykırışları arasında zorlukla duyulan doktorun yorumuydu: ‘Bunu yapmak için herhangi tıbbi bir gerekçe yok.’ “Kulaklarıma inanamıyordum, dizlerim çözüldü, midemde bir acı hissettim. İyileştirmeye ve yardım etmeye adanmış tıp görevlilerinin, masum bebekler üzerinde bu kadar acı ve tahribata gereksiz yere yol açtıklarına inanamamıştım! “Kendi bebeklerimi neye katlanmaya zorlamıştım? Ve niçin? “Hayatımın akışı 1979 yılında yaşadığım bu deneyimle değişti. Artık yaşamımı bu korkunç uygulamanın sona erdirilmesine adayacaktım.”

Bir başka ebe, gördüğü dokuz sünnetten dördünde bebeklerin ağlamadığını söylüyor. “Şoka girmiş gibi görünüyorlardı” diye ekliyor. Bebek fizyolojik olarak kaçamayınca psikolojik kaçışa başvurmak zorunda kalıyor. Sünneti videoya kaydederek ebeveynlere gösterdiği için, hemşire Milos’un hastane tarafından işine son verildi. “Ebeveynlere bebeklerini neye maruz bırakacaklarını göstermek ve onları bilgilendirmek istiyordum ama hastane bunun gelirlerine büyük bir darbe vuracağını biliyor ve imajlarını zedeleyeceğinden korkuyordu” diyen Milos, 1986’da Ulusal Sünnet Bilgilendirme Merkezi’ni (National Organization of Circumcision Information Resource Centers) kurdu. Merkezin bugün Amerika’nın hemen her eyaletinde ve dünyanın değişik yerlerinde şubeleri var. Milos, sünneti asrın en korkunç tıp skandalı olarak tanımlıyor. Bilindiği gibi ABD, din gerekçeleri dışında çocukları rutin olarak sünnet eden tek ülke. Sünnet konusunda tereddütleri olan ailelere sesleniyorum. Lütfen internette sünnet olan bir erkek çocuk videosunu izleyin. Fıtratınız bu işte bir yanlışlık olduğunu size söyleyecektir.
 

 
 


Müslümanlığın kadına bakışı ile Müslümanın kadına bakışı arasında ciddi fark var

En Son Yapılan Yorumlar