yukarı çık butonu
Biyolojik Olarak Ölümsüz Canlılar Bulunduğuna Göre Kur’an Çürütüldü Mü?
  • Şimdi iddia şu: Turritopsis nutricula gibi biyolojik olarak ölümsüz bir varlık bulundu. Kur’an ise “Her can ölümü tadacaktır” demişti. O halde Kur’an bilimle çelişti.
 Şimdi de Kur’an’ın iddialarını görelim.
 

“Her can ölümü tadacaktır; şu da var ki, Biz sizi seçip ayırmak için hayır ve şer ile sınava tabi tutuyoruz: zaten sonunda Bize döneceksiniz” (ENBİYA 35)

“Yeryüzünde bulunan her canlı yok olacak.(26) baki kalacak olan azamet ve ihtişam sahibi Rabbinin zatıdır.(27)”  (RAHMAN 26-27)

“Her can ölümü tadar. Ve Kıyamet Gününde, karşılıklarınız size tam olarak ödenir. Ve kim ateşten uzaklaştırılır da cennete alınırsa, işte o murada ermiş olur. Bu dünya hayatıysa , aldatıcı bir tatmin aracından başka bir şey değildir” (ALİ İMRAN 185)

”Nihayet ölümsüz olan O mutlak diri zat’a yaslan ve hamd ile o’nun aşkın yüceliğini dillendir! Zira kullarının günahından haberdar olma konusunda kimse onunla boy ölçüşemez.” (FURKAN 58)

Enbiya 35 , Ali İmran 185 ve Rahman 26-27 her yaratılmışın bir gün öleceğini vurgularken, Furkan 58 ise Allah’ın ölümsüzlüğüne vurgu yapıyor. Her iki iddiayı karşılaştırıp bir sonuca varmadan önce bu bahsi geçen canlının ne olduğuyla ilgili bir fikir sahibi olalım.

Bu canlının asıl adı Turritopsis dohrnii’dir (1). İlk popüler olduğunda ismi yanlış bilindiği için Turritopsis nutricula olarak anıldı. Bu canlının çapı sadece 4-5 milimetredir. Bu canlının yaşam döngüsü diğer denizanaları gibi iki aşamadan oluşur. Biri polip dönemi diğeri medusa dönemi. Hayatına polip olarak zemine kök salmış bir bitki gibi başlar ve sonra medusa dönemine girer. Medusa döneminde bir bitkiye değil denizanasına benzer. Yani medusa döneminde hayvansal özellikleri olan bir canlıdır. Bu canlı yaşlandığı için ölmez. Eceliyle değil başkasının onu öldürmesiyle ölür. Bilimin bu canlıya ölümsüz demesinin sebebi medusa döneminden sonra ölmesi gerekirken polip dönemine geri döner.

Bu canlı ile ilgili bilinmesi gereken kritik nokta, "biyolojik olarak ölümsüz" canlıların, insanların hayal ettiği gibi "ölümsüz" olmadığıdır. Yani bu canlıların üzerine basacak, üzerlerine silahla ateş edecek veya herhangi bir diğer fiziksel şiddete başvuracak olursanız elbette vücut bütünlüklerini yitirerek ölürler. Bir diğer deyişle, "biyolojik olarak ölümsüz" olan canlılar, ölüme karşı dirençli canlılar değildirler. Ölebilirler. Fakat örneğin biz insanlar, üzerimizde hiçbir fiziksel şiddet olmasa bile nihayetinde mutlaka öleceğiz. Bunun kaçarı (şimdilik) yok. Fakat biyolojik olarak ölümsüz olan canlılar, söz konusu fiziksel şiddetin yokluğunda sonsuza kadar varlıklarını sürdürebilirler. Dediğimiz gibi, çoğu bunu kendi kopyalarını yaratarak (planarya yassıkurtları gibi), bir kısmı ise hızlı yenilenme yöntemleriyle bunu yaparlar. (1) Hatta bilim adamları bunun DNA’sına bakıp ecelimizle ölmemize engel olabilir miyiz diye bakıyorlar.

Şimdi ateistlerin bu iddiası çok içi boş bir iddiadır. Çünkü bir canlı isterse Dünya oluştuğundan beri var olsun. Kıyamet günü o da ölümü tadacak. Enbiya 35 ‘te “tadacaktır” ifadesi yer alır. Yani elinde sonunda ölümü tatmayan bir canlı varsa bile Kıyamet Günü o da tadacaktır. Yoksa Kur’an’ın herhangi bir canlı için şu kadar yaşaması gerekir diye bir iddiası yoktur. Belki gelecekte bu canlının DNA’sı çözülecek ve insanoğlu artık dış müdahale olmaksızın eceliyle ölmeyecek. Ama er ya da geç ecele meydan okuyan insanlarda ölecek. Kıyamet Günü’ne inanmayanlarınız olabilir. Ama Dünya’nın da belirli bir ömrü var. Bilim bize Güneş’imizin bile bir gün söneceğini haber veriyor. Hatta başlangıcı olan evrenimizin de belli bir ömrü olduğunu biz  bilim sayesinde artık biliyoruz. Bilim insanlarına göre evren dört şekilde son bulabilir: büyük donma, büyük çökme, büyük değişim, büyük parçalanma. Bunların hangisi gerçekleşirse gerçekleşsin evren içinde ölümsüzlük kavramı gerçek manada yoktur. Kaldı ki Turritopsis dohrniiadlı canlı iddia edildiği gibi ölümsüz değildir. Dış müdahale sonucu ölmektedir. Tanrı gibi dış müdahale olsun olmasın  ölümsüz bir canlı yoktur. Bilim ile Kur’an bu iddiada çelişmemektedir. Sanki Kur’an bir canlının ömrü en fazla 100 yıldır o yaştan sonra ölür gibi bir iddiası varmış gibi bir algı oluşturulmak isteniyor. Buradaki 100 rakamını simgesel olarak verdim. O kısıma istediğiniz rakamı yerleştirin. Farkeden bir şey olmaz. Kur’an “Her can ölümü tadacaktır” iddiasındadır. İlla ki bu ölüm yaşlılıktan olacaktır gibi bir iddiası yoktur.

Kaynak
1)  evrimagaci.org